GeriGündem Altın kız kardeşler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Altın kız kardeşler

Onlar iki kız kardeş. Birisi Türkiye'nin ilk kadın orkestra şefi, diğeri ise dünyaca ünlü besteci. Ele ele veren iki kardeş 4.5 yıldır Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'nı kurmak için canla başla çalışıyor. İnci-Sıdıka Özdil kardeşler ilk mücadelelerini 1988'de İngiltere Kraliyet Akademisi'ne girmek için vermiş. 1994'ten beri de masası, sandalyesi ve yeri olmayan bir orkestrayı kurma çabasındalar. Şimdilik az da olsa yol katedebilmişler. Bugün orkestranın bir kemancısı, bir de kontrabasçısı var...

ONLAR, Ankara'da doktor bir baba ile ziraat mühendisi bir annenin iki kızı olarak 11 ay arayla dünyaya gelmiş. Sıdıka ve kız kardeşi İnci, babası Recai Bey'in sanata olan düşkünlüğü nedeniyle küçük yaşlarda müzikle tanışmış. İnci, dünyanın 6'ncı, Türkiye'nin ise ilk kadın orkestra şefi, ablası Sıdıka ise dünyaca ünlü bestelere imzasını attı.

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'nı kurmak için 4.5 yıl önce görevlendirilen iki kardeşin inanılmaz mücadelesi ise hala sürüyor. Onlar, istedikleri kadroları alamamanın, istedikleri binaya kavuşamamanın sıkıntısını yaşıyor. İnci Özdil, ‘‘Lütfen söyler misiniz, dünyanın neresinde iki kişilik orkestra var?’’ diye soruyor. Sıdıka Özdil ise orkestrayı yarısı kurulmuş bir fabrikaya benzetiyor.

TABU YIKTILAR

İnci-Sıdıka Özdil kardeşler, ilk mücadelelerini 1988'de devlet bursuyla gittikleri İngiltere'de vermiş. Çünkü, orkestra şeflik eğitimi için başvurdukları İngiltere Kraliyet Akademisi'nin, kız öğrenci kabul etmediğini öğrenmişler. Ama, direnmişler ve İngiltere'de bir tabuyu yıktırmışlar. Bu sayede akademiye ilk defa iki kız öğrenci alınmış. İnci Özdil, akademiyi birincilikle bitirmiş, kardeşi de parmakla gösterilen öğrenciler arasında yer almış. Onların bu başarısı üzerine akademi sonraki yıllarda kız öğrencilere de kapısını açmış.

Yıl 1994. Dönemin Kültür Bakanlığı Müsteşarı Emre Kongar, kendilerini yanına çağırıp Antalya'ya atandıklarını ve orada yeni bir orkestra kurmalarını istediğini söylediğinde çok mutlu olmuşlar. Çünkü, İnci Özdil, Türkiye'nin ilk kadın orkestra şefi olma mutluluğunu yaşamış, üstelik bir orkestranın da kuruculuğunu üstlenmişti. İnci Özdil, o günkü duygularını şöyle anlatıyor:

‘‘Antalya'da yeni bir orkestra kurma fikri çok cazip geldi. Çünkü Türkiye'de yeni orkestraların açılması gerekiyordu. Ülkemizde 65 milyon insana 3 orkestra düşüyor. Halbuki Londra'daki orkestra sayısı 100'ün üzerinde.’’

ORKESTRANIN ADI VAR

Bu sırada ablası Sıdıka'nın bestelediği eserler yurt dışında büyük rağbet görüyordu. Dünyanın en ünlü senfoni ve filarmoni orkestraları her konserinde onun en az iki parçasını seslendiriyordu. Sıdıka da Antalya'ya sanat danışmanı ve kadrolu bestekar olarak atanınca, iki kız kardeşin Antalya günleri başladı.

İki kardeş Antalya'ya geldiklerinde orkestranın sadece adı vardı. İnci Özdil, bu dönemi şöyle anlatıyor:

‘‘O dönemde, ne masa, ne sandalye, ne de bir yer, kısacası orkestranın hiçbir şeyi yoktu. Refah Partisi döneminde ise ayakta kalma mücadelesi verdik. Geldiğimiz nokta ise şu; orkestrada bizim dışımızda bir kemancı ve bir de kontrabasçı bulunuyor. Bizim orkestranın ismi var, fakat cismi yok. Bundan dolayı çok utanıyoruz. Çukurova Senfoni Orkestrası yarım, Mersin Opera yarım, İzmir Opera yarım... İlk önce bunların tamamlanması gerekiyor. Bize neden kadro verilmediğini de bilmiyoruz. Maliye Bakanlığı 'bürokratik engel var' diyor. Antalya halkı bakanlığa 5 bin imzalı faks çekti ama bir sonuç alınamadı. Yılmayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz. 120 kişilik orkestra kurulduğu zaman ise buradan gideceğiz.’

İnci Özdil, ayakta kalma mücadelesinde kendilerine en büyük desteğin Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı'ndan geldiğini söylüyor. Şef Özdil, ‘‘Bu iş artık olmayacak diye düşünmeye başlamıştık ki, Subaşı olaya müdahale etti. Belediyeye ait Antepe Şirketi sponsor oldu ve 18 sanatçının masraflarını karşıladı. Böylece eksiklerimiz olsa da bir orkestra oluşturduk’’ diyor.

İNCİ ÖZDİL

En büyük sorunu frak

Türkiye'nin ilk kadın orkestra şefi. Müziğe 1971'de Ankara Devlet Konservatuvarı piyano bölümünde Nimet Karatekin'in öğrencisi olarak başladı. 1976'da kompozisyon bölümüne girdi. 1981 yılında eğitimine devam ederken, Gürer Aykal ile orkestra şefliği bölümünde de çalışmalarını sürdürdü, 1983'de piyano, yüksek kompozisyon ve orkestra şefliği bölümleri ileri yüksek sınavlarından pekiyi derece ile mezun oldu. Aynı yıl devlet bursuyla İngiltere'ye gönderildi. Guildhall School of Music, daha sonra Royal Academy of Music'in yüksek yöneticilik sınıfına girerek Sir Colin Davis, George Hurst ve koro şefi Horst Neumann ile orkestra ve koro yöneticiliğinde çalıştı. 1988'de Alman besteci Hans Werner Henze adına düzenlenen festivalde ‘‘En iyi yorumcu’’ ödülünü kazandı. 1988'de İngiltere Kraliyet Ailesi Orkestra Şefliği bölümünü birincilikle bitirdi. Ülkeye döndükten sonra Kültür Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu'nun açılışını ve şefliğini yaptı. 1989'da Sovyetler Birliği'nin verdiği bursla Rusya'ya gitti. 1992-94 yılları arasında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda şef yardımcılğı yapan İnci Özdil, 1994 Temmuz ayında Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'na kurucu şef olarak atandı.

İnci Özdil, orkestrayı yönetirken eksikliğini hissettiği bir konuya da değiniyor. O da giysisi: ‘‘Erkek şefler frak, kadınlar ise kafalarına göre bir şeyler giyiyor. Ben de üstüme frak, altıma da etek giymeyi tercih ediyorum. Pantolon giyince erkeksi oluyorum. Gönlümden şu geçiyor. Türkiye'de bir çok modacı var. İlk kadın orkestra şefine bir elbise çizebilirler. Çünkü giydiğimiz kıyafetlerle dünyanın değişik yerlerinde konser veriyoruz. Elbiselerimiz bizim aynamız gibi. Bu bir eksiklik.’’

İnci'nin bundan sonraki tek amacı Sıdıka'nın eserlerini dünyanın pek çok ülkesinde seslendirmek.

SIDIKA ÖZDİL

Dağ manzaralı evde beste

Antalya'nın girişinde Kepez Semti Nebiler Köyü'nde bahçeli bir evde oturan iki ünlü müzisyen, 7 köpek ve iki kedi besliyor. Onların en büyük zevki Torosları izlemek. Sıdıka, bestelerini bu evde dağ manzasına karşı yapıyor. Şimdi onun için bir çatı katı yapılıyor. Sıdıka yeni bestelerini o odada yapacak. Sıdıka Özdil 1960 yılında Ankara'da doğdu. Kız kardeşi İnci Özdil ile birlikte ilk müzik eğitimlerini Mithat Fenmen'den aldı. 1971 yılında Devlet Konservatuvarı'na yazıldı. Türkiye'den aldığı devlet bursu ile İngiltere'de 1984-85 yıllarında Guildhall Müzik ve Sahne Sanatları Okulu'nda şeflik eğitimini sürdürdü. 1989'a kadar Kraliyet Müzik Akademisi'nin öğrencisi oldu. Bu kurumda kendisini besteciliğe yönlendiren öğretmeni Paul Petterson ile çalıştı. 1989'da Türkiye'ye dönen Sıdıka Özdil'in 24 Kasım günü Viyana'da ‘‘Orhan Veli'nin şarkıları’’ adlı eseri çalınacak. Özdil, yarın akşam Viyana'ya uçacak ve orada Türkiye ve besteciler hakkında bir konuşma yapacak. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ise 18 Aralık'ta Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu'nda bir konser verecek.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle