Gündem Haberleri

    ALMANCA BİLMEYENE AMELİYAT DA YOK!Organ nakli konusu etrafını saran esrarengiz hâle nedeni ile alışılagelmiş tıbbın sınırlarında gibi görünür. Aslında

    Hürriyet Haber
    04.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ALMANCA BİLMEYENE AMELİYAT DA YOK!Organ nakli konusu etrafını saran esrarengiz hâle nedeni ile alışılagelmiş tıbbın sınırlarında gibi görünür. Aslında organ nakli, günümüz tıbbının tedavi yöntemlerinden sadece biridir ve mesela aspirin almak da kavram olarak süregelen bir rahatsızlığa müdahele etmek olduğundan aynı kategoriye girmektedir: Tıbbi Müdahele...Hürriyet'te çıkan habere göre:56 yaşındaki Fatma Elaldı, Bad Oeynhausen(?)'deki bir kalp nakli programı tarafından 'almanca bilmediği için' listeye alınmamış.Net olmamakla birlike, haberde, Dr. Gero Tenderich tarafından dile getirildiği bildirilen gerekçe ise 'yabancıların %50'sinin almanca bilmedikleri için öldükleri'.Bu metinlerin asıllarına sahip olmak için neler vermezdim...Organ nakli için gerçekten de bir önleyici faktör 'non-compliance' dır. Yani, hastanın hekimin önerilerini yerine getirmemesi ya da getirmekte zorlanması. Nakilden sonra son derece karmaşık bir ilaçlar kokteyli alan ve sıkı kontrolde tutulan hastalar en ufak sorunlarını hekime iletebilmeli, daha doğrusu, "mutlaka iletmeli"dirler.Gelelim neden bu işin halâ şiddetle ırkçılık koktuğuna:Anlaşılan geçmişinde organize ırkçılığın iktidara gelmediği ülkelerde uygulanan yöntemlerden alman akademik tıbbının haberi yok:A.B.D.'de her hastanede sözleşmeli veya kalıcı simültane tercümanlar bulunur. Özellike kamu hastaneleri için sık sık 'tagalog bilen tercüman aranıyor' gibi ilanlar bölgesel gazetelerde yer alır. Tabii bunun için o bölgede belli bir göçmen kitlesine ulaşılması gerekir...Ama herhalde Fatma hanım '1979'dan beri' fikir suçları için sığındığı eyaletteki tek Türk olup, eşi-dostu-akrabası da hiç mi hiç bulunmadığından(!), böyle bir çabanın gereği olmamış anlaşılan.Ayrıca, 2 milyon türkün yaşadığı bir ülkede sanırım bazı organ vericileri de doğal olarak türklerden çıkmaktadır. Tabii bu durumda kaza kurbanının ailesi ile türkçe konuşup onları organ bağışlamaya ikna edecek kişilere de ihtiyaç vardır. Ama anlaşılan bu hastanede türk kalpleri de kullanılmıyor! Kullanılıyor ise, durum çok daha vahim!Daha da çarpıcı olan, dil bilmeyen yabancıların %50'sinin ölmesi!! Bu demektir ki kalp nakilleri bu kuruluşta %50 ölümcül girişimlerdir. Acaba %50 oranına varana kadar Dr. Tenderich'in kaç hastası öldü? Acaba ne zama Dr. Tenderich 'yahu bunlar ölüyor, almanlardan daha çok ölüyor, duralım artık' dedi? Dedi mi?Compliance ile yani hastanın doktoru ile 'uyum' içinde tedavisine devamında en önemli faktör, ailedir. Kısaca, ilacınızı almayı, doktorun tavsiyelerine uymayı unuttuğunuzda hatırlatacak birilerinin olması. Tek başına bu nedenle ABD'de latin amerika kökenlilerin (ingilizce konuşsun, konuşmasın) organ naklinde başarı oranları diğer gruplardan ileridir (Tabii Fatma hanım eminim yapayalnızdır!!).Tabii fellik fellik bu Tenderich ne gibi uluslararası kuruluşlara üye imiş onu arıyorum. Bulursam eminim transplant etik uzmanları epey ilgilenecekler... -Dr. No!!!Bu yüzden hastasını takip eden hekim, belli bazı kurallara uyarak onun rahatsızlığını tanımlar ve sandığındaki (buna bilimsel formasyon da diyebilirsiniz) çözümlerden birini hastasına sunar. Buraya kadar zaten hekimle hasta arasında bir anlaşma-sözleşme hadisesi gerçekleşir ve herkes senaryosu önceden yazılmış oyundaki rolüne yerleşir. Emre YEDİDAĞ - 4 Eylül 2000, Pazartesi
    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı