GeriGündem Adaçayı faydaları nelerdir? Unutkanlığa iyi geliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Adaçayı faydaları nelerdir? Unutkanlığa iyi geliyor

Adaçayı faydaları nelerdir? Unutkanlığa iyi geliyor

Adaçayı'nın faydaları saymakla bitmiyor. Alzheimer hastalarının kullandığı ilaçların temel maddelerinden birisini oluşturan Adaçayı, faydaları ile alternatif tıpçıların sıkça kullandığı bitki grupları arasında yer alıyor. İşte, sakinleştirici etkisi de bulunan Adaçayı'nın faydaları hakkında detaylı bilgiler

Adaçayı, kümes hayvanları yemlerinde ve birçok ana yemekte çeşni olarak kullanılan klasik bir baharat bitkisidir. Fazlasıyla aromatik ve çalımsı olan bu çok yıllık bitki Kuzey Akdeniz kıyılarında doğal olarak bulunur. Cins ismi Salvia, Latincedeki “kurtulmak” ya da “iyileşmek” anlamına gelen salvere kelimesinden türemiştir. Adaçayı antik Yunan’da ve Roma’da kutsal sayılırdı. İnsanlar bu bitkinin erdem ve zihinsel keskinlik bahşettiğine inanırlardı. Romalılar bitkiyi bir törenle toplarlar ve toplama esnasında demirden olmayan bir bıçak kullanırlardı çünkü adaçayı demir tuzuyla reaksiyona geçer.

Yüz yıllar boyunca adaçayı sağlıklı olmayla ve uzun yaşamla ilişkilendirildi. 18. yüzyıl bitki uzmanı John Evelyn bunu bir adım öteye taşıyarak “adaçayının
mükemmel özelliklere sahip olduğunu ve bu bitkiyi özenli bir şekilde kullanmanın kişiye ölümsüzlük sağlayacağını” yazdı.

NEYE İYİ GELİYOR?

Adaçayı tıbbi olarak birçok şifa geleneğinde yerini aldı. Eski Mısırlılar adaçayının doğurganlığı arttırdığına inanırlardı. Yunanlılar adaçayını, öksürük ve solunum yolu enfeksiyonu için içerlerdi. Hindistan’da bitkisel şifacılar hastalarına ağız ve boğaz ağrıları ve aynı zamanda hazımsızlık şikayetleri için adaçayı verirlerdi.

Adaçayını Avrupa’nın çoğuna ve İngiltere’ye büyük olasılıkla Romalılar getirmişlerdi; bu bitki Roma’da Orta Çağ dönemlerinden beri bahçelerde ekilirdi. Orta çağ döneminde bitkisel şifacıların adaçayını birçok rahatsızlık için kullandıkları tespit edilmiştir. Fransızlar ise bitkiye, “her şeye iyi” anlamına gelen
toute bonne adını vermişlerdi. Adaçayı öksürük, soğuk algınlığı, başağrısı ve aynı zamanda kanı temizlemek için verilirdi. Sararan dişleri beyazlatmak için
de adaçayı çiğnenirdi.

Günümüzde adaçayı bazlı doğal deodorantlar birçok sağlık dükkanında satılır çünkü adaçayı terlemeyi azaltan bir etkiye sahiptir. Birçok doğal ağız gargarası adaçayı içerir çünkü adaçayı diş eti hastalıklarına yol açan bakterileri öldürür. Modern bitki şifacıları adaçayını öksürük, soğuk algınlığı ve bronşit için önerirler. Sıcak adaçayı çayı boğaz ağrılarına ve bademcik iltihabına iyi gelebilir. Adaçayı aynı zamanda mide ve bağırsak rahatsızlıklarına, menopoz belirtilerine ve bunamayı yavaşlatmaya da iyi gelir.

ADAÇAYI'NIN FAYDALARI NELERDİR?

NEYE İYİ GELİYOR: Boğaz ağrısı, Soğuk algınlığı ve öksürük, Hafıza, Menopoz, Aşırı Terleme

Adaçayının zihni temizlediği ve hafızayı güçlendirdiği söylenir. Aslında bitkiyle zihin arasında bir bağlantı olabilir. Araştırmacılar Salvia officinalis’in yağının
asetilkolinesteraz’ı, Alzheimer hastalarının ilaçlarının hedefi olan bir enzimi önlediğini gösterir. Hayvanlar üzerine yapılan çalışmalar ve insanlar
üzerinde yapılan denemeler adaçayının ruh halini iyileştirebildiğini ve aynı zamanda hem sağlıklı  yetişkinlerde, hem de Alzheimer hastalarında bilişselliği güçlendirdiğini iddia eder. Adaçayı çayı uzun yıllardır boğaz ağrısı için içilir; hem de öksürük ve soğuk algınlığı için gargara olarak kullanılır. Adaçayının boğaz ağrısını dindirmekte çok etkili olduğu bilim tarafından da kanıtlanmıştır.

Akut boğaz ağrısı şikayeti olan 286 hastayla yapılan bir klinik çalışma 3 gün boyunca verilen yüzde 15 oranında adaçayı spreyinin plasebo grubuna oranla
daha çok rahatlamaya yol açtığını göstermiştir. Semptomal iyileşme ilk uygulamadan 2 saat sonra başlamıştır. Benzer sonuçlar, ekinezya/adaçayı spreyini
kullanan grupla bir klorheksidin/lidokain spreyi kullanan grup arasında yapılan ve akut boğaz ağrısı şikayetine sahip 154 hastayı kapsayan bir çalışmada
da ortaya çıkmıştır.

Alman sağlık yetkilileri de geleneksel kullanıma ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalara dayanarak adaçayının aşırı terleme tedavisinde işe yaradığını
onaylar. Adaçayının düşük ostrojenik özelliğe sahip olması mümkündür ki bu durum, menopoza eşlik eden gece terlemelerini azaltmasını açıklar.
8 haftalık bir çalışma 1 gram taze adaçayının gece terlemelerini azaltma konusunda plasebo grubuna üstün geldiğini göstermiştir. Adaçayı genellikle
ani ateş basmasına ve gece terlemesine karşı ve aynı zamanda hafızayı ve ruh halini güçlendirmek amacıyla diğer bitkilerle beraber kullanılır.
Adaçayı hazmı kolaylaştırmak, sindirim enzimlerini harekete geçirmek ve bağırsak kramplarını hafifletmek için kullanılır; bu nedenle fasulye
gibi gaz üreten gıdalarla beraber alınır. Adaçayı anti bakteriyel faaliyet gösterir; bu durum mide iltihabı ve diğer ikincil derecedeki enfeksiyonlar
için kullanılmasını açıklar.

ADAÇAYI NASIL YAPILIR?

ÇAY: 1 bardak suya 1 çay kaşığı kadar adaçayı koyun ve 10 dakika bekleyin. Süzün. İçin ya da boğaz ağrısı için gargara yapın.
KAPSÜL: Günde iki defa 500 mg adaçayı yaprağı.
TENTÜR: Günde iki defa 2 ml’lik alın ya da üretici talimatlarını izleyin. 5 ml’lik tentür 1 bardak suya da eklenebilir ya da günde 3 defa gargara olarak
kullanılabilir.
ADAÇAYI GARGARASI: tuz gram kurutulmuş adaçayı yaprağını otuz gram kurutulmuş kekik yaprağıyla bir kahve öğütücüde karıştırın. Ardından bir kavanozun çeyreğine 400 gr emla sirkesiyle beraber dökün. Çalkalayın ve kavanozun kapağını sıkıca kapatın. 14 gün bekleyin ve arada bir çalkalayın. Süzün
ve koyu bir şişeye koyun. Bu ağız gargarası boğaz ağrıları ve taze nefes için birebirdir.

YAKLAŞIK 2 BİN YILDIR KULLANILIYOR

Adaçayının narin, mavi çiçekler, ve tüylü, grimsi yeşil yaprakları binlerce yıldır şifa amacıyla kullanılır.

MS. 50-70: Yunan doktor Dioscorides adaçayının yaraların kanamasını durdurduğunu yazdı.
1597 yılı: İngiliz bitki uzmanı John Gerard adaçayının “kafaya ve zihne” iyi geldiğini yazdı.
17. yüzyıl Salvia officinalis Kuzey Amerika’ya tanıtıldı.
1772 yılı: The Virtue of British Herbs’de adaçayının ömrü uzattığı belirtildi.

Adaçayı Ballıbabagiller familyasındaki en büyük bitki cinsidir. Adaçayının, birçoğu Yeni Dünya’nın astropikal ve tropikal iklimlerinde yetişen 800 ila 900 ayrı türü vardır. Bu büyük genetik çeşitlilik havuzunda yalnızca bir tür, Salvia officinalis, neredeyse bütün evlerin baharat kavanozları arasında ve bitki bahçelerinin yine neredeyse hepsinde yerini almıştır. Cins ismi olan officinalis adaçayının ecza dükkanlarında satılan “resmi (ç.n.: İngilizcede official)” adaçayı olarak adlandırılmasından kaynaklanır.

Adaçayı çok yıllık bir çalılıktır; uzunluğu yaklaşık olarak 60 cm kadardır. Yukarı dikilen dallara ayrılmış sapları yoğun ve karmaşık tüylerle kaplıdır ve bu
tüyler bitkiye gümüş grisi bir görünüm verir. Kısa saplarının karşısında 6-7 cm’lik, kırışık damarlı, yeşilimsi mavi yapraklar bulunur. Bitkinin alt kısımlarındaki yapraklar beyaz ve tüylüdür. Yaklaşık 2,5 cm uzunluğundaki hoş görünümlü çiçekleri genelde mavi ile menekşe rengi arası bir renge sahiptir. Ama aynı zamanda beyaz ya da pembe de olabilir.

NASIL YETİŞTİRİLİR?

Yaygın bahçe adaçayı kuru ve kayalık topraklarda, kayalık bayırlarda, Kuzey ve Orta İspanya’nın ve doğuya doğru Güney Fransa’nın ve Balkan Yarımadası’nın kuru çayırlıklarında kendiliğinden yetişir. Arnavutluk’ta, Karadağ’da ve Hırvatistan’da bol miktarda bulunur.

Bitkinin genel ismi olan “salvia” genellikle niteliksel bir kavram olarak birçok bitki için kullanılır. Küresel pazarda bulunan adaçaylarından bazıları salvia officinalis değildir; salvia frutiosa’dır. Adaçayı Doğu Avrupa’nın yabani doğasından hasat edilirken tanımlamaların düzgün bir biçimde yapılması önem taşır çünkü S. Fructiosa yağında yüksek miktarda toksik madde tüjonu bulunur.

Adaçayı, tohum ya da çelik yoluyla çoğalır. Eğer tohum yoluyla ekilirse sonuç fazlasıyla değişken olabilir. Filizlenme tek tük gerçekleşir. Adaçayı en iyi, gövde çeliğine köklenme hormonunun uygulanması, böylelikle büyümesinin hızlandırılması ve ardından iri kuma ekilmesi yoluyla çoğalır. Dışarıya ekmeden
önce genç bitkiler, güçlenene kadar korunaklı bir şekilde yetiştirilmelidir. Bitkilerin arası 50-60 cm olmalıdır. Adaçayı gevşek ve iyi drene edilmiş toprağı sever; çok fazla nem istemez. Her ne kadar adaçayı yoğun bir biçimde bir bahçe bitkisi olarak ekilse de dünyada bulunan adaçayının çoğunluğu Hırvatistan’ın,
Karadağ’ın ve Arnavutluk’un kıyı şeritlerinde yer alan dağlarda kendiliğinden yetişir. 1990’ların başlarında Yugoslavya’ya uygulanan uluslararası yaptırımlar Arnavutluk’un dünyanın bir numaralı adaçayı tedarikçisi olmasına yol açmıştır.

BU VE BUNA BENZER BİRÇOK ŞİFALI BİTKİNİN LİSTELENDİĞİ KİTABI GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle