GeriGündem ABD’yi ikna ederek tehditleri hafifletme yadırganacak yol değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD’yi ikna ederek tehditleri hafifletme yadırganacak yol değil

ABD’yi ikna ederek tehditleri hafifletme yadırganacak yol değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Fırat’ın doğusu için ABD’yle oluşturulacak olan ‘Müşterek Harekât Merkezi’yle ilgili “Suriyede dolaşan Amerikalıları, çuval geçirenleri bir kenara atacaksınız, Türkiye’de bir güvenlik koridorunun oluşması için her tarafı karıştıran Amerika’yı ikna ederek biraz tehdit ve tehlikeleri hafifletme yolu yadırganacak bir yol olarak düşünülmemelidir” dedi.

MHP Genel Merkezi’nde partililerle bayramlaşan Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

“Çok partili seçimlerin yapıldığı 21 Temmuz 1946’dan 9 Temmuz 2018’e kadar geçen yaklaşık 72 yılda 51 hükümet görev yapmış olup, parlamenter hükümet sisteminin uygulandığı bu dönemde hükümetlerin ortalama ömrü yaklaşık bir yıl beş aydır. Türkiye’de 71 yılı aşan bir süre istikrarsızlık kendini her alanda göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin istikrarsızlık getirdiği, tek adama Türkiye’yi dönüştürdüğü veya buna benzer mazeretler öne sürerek 71 yıllık kaos, kriz darbe çatışma sürecini hatırlatarak bir geriye dönüşü arzulamak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne çok büyük bir haksızlık olacaktır.

ABD’Lİ HEYETİN GELİŞİ

Senelerdir Ortadoğu’da dolaşan, Irak ve Suriye’de Türkiye’yi tehdit edebilecek her türlü gayretin içerisinde olan ama Türkiye’nin kararlı duruşu ve dış politikadaki etkinliğiyle 95 tane ABD’li Türkiye’ye gelmişse bunları ikna edip, merkezi bir işbirliğiyle Türkiye’yi tehdit ve tehlikelerden kurtaracak bir akılcılığı öne çıkarmak lazım. Suriye’de dolaşan Amerikalıları, çuval geçirenleri bir kenara atacaksınız, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dış politikadaki etkilerini de dikkate alarak, Türkiye’de bir güvenlik koridorunun oluşması için her tarafı karıştıran Amerika’yı ikna ederek biraz tehdit ve tehlikeleri hafifletme yolu yadırganacak bir yol olarak düşünülmemelidir. Burası bir tampon bölge değildir, burası güvenlik bölgesidir. Tampon bölge çatışan gruplar arasında belli bir süre son verilmiş olan bölgedir. Güvenlik bölgesi ise dış unsurların ülkemizi tehdit ettiği bir alan olarak dikkate alınması gereken ve Türkiye’nin bağımsızlığını bütünlüğünü koruyabilecek bir alan olarak düşünmek ve Ortadoğu’ya da barışı getirmek olarak düşünülmelidir.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle