GeriGündem ABD’ye... ‘İstediğimiz tavır yok’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD’ye... ‘İstediğimiz tavır yok’

ABD’ye... ‘İstediğimiz tavır yok’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Şu anda karşılıklı olarak helikopterlerimiz hep birlikte lojistik olarak bir hava harekâtı yürütüyorlar. Burada terör örgütü PYD/YPG bunlara karşı Amerika’nın tavrını çok önemsiyoruz. İstediğimiz tavır var mı? Şu anda istediğimiz tavır yok” dedi. Erdoğan dün İstanbul’da cuma namazını Dolmabahçe Bezmiâlem Valide Sultan Camisi’nde kıldıktan sonra gazetecilerin soruları üzerine şu yanıtları verdi:

DİYARBAKIR’DAKİ TERÖR SALDIRISI

“(Diyarbakır’da 7 işçinin şehit olduğu terör saldırısı) Allah yaralılarımıza şifalar, şehitlerimize de rahmet eylesin ve hemen İçişleri Bakanımı oraya gönderdim ve aynı zamanda Genel Başkan Yardımcımı oraya gönderdim. Gerek valimizden anbean bilgileri aldığım gibi şehit ailelerinin dördüyle birebir görüşme fırsatım oldu. Fakat onların tevekkülü, onların bütün bunlar karşısında zaten ‘Biz yıllardır aşiret olarak çok şehit verdik. Bunlar bizi yıldıramaz, yıldırmayacak’ diyorlar. Ama bu olaylar, teröre karşı verdiğimiz bir mücadelede, ne olursa olsun mücadelemizi yılmadan devam ettireceğiz. Sonunda inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti ordusuyla, güvenlik güçleriyle, jandarmasıyla devlet bu işten galip gelecektir. Şu anda da bildiğiniz gibi orada gerek HDP ilçe başkanı, gerekse belediye fen işleri şimdilik ilk etapta bunlar alındı ve daha başkaları da bu süreç içerisinde alınıyor, alınacak diye düşünüyorum.

(Üçlü zirve) Bildiğiniz gibi bu zirve bir süreç. Soçi’de başladı, Ankara’yla devam etti, daha sonra Tahran’da süreci devam ettirdik. Şimdi tekrar dönüşü yaptık ve Soçi, arkadan şu anda Ankara’da buna devam ediyoruz. Ankara’da yapacağımız bu zirveyle beraber de tabii ağırlıklı olarak İdlib’deki gelişmeleri ele alacağız. İdlib’deki gelişmelerde de bildiğiniz gibi gözetleme noktaları dahil olmak üzere, bunlardaki gelişmeler ve buradaki terör örgütleriyle verilen mücadele, bunları ele almak suretiyle de bu süreci devam ettireceğiz. Tabii koalisyon güçlerinin kendilerine göre yaptığı bazı çalışmalar var. Bizim onlarla da yaptığımız bazı görüşmeler var. Amerika ile yaptığımız bazı görüşmeler var.

HAVA HAREKÂTI YETERLİ DEĞİL

Bildiğiniz gibi bizim sınırımızdan böyle derinliğe diye baktığımızda Sayın Trump’ın daha önce 20 mil olarak ifade ettiği, yani 30 kilometre civarındaki bir derinliği kapsayan bölgedeki çalışmalarımız; bizim Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla Amerika’nın yine aynı şekilde mensupları görüşmeler yaptılar ve bu görüşmeler neticesinde varılan bazı noktalar var. Nitekim şu anda karşılıklı olarak helikopterlerimiz hep birlikte bölgede lojistik olarak bir hava harekâtı yürütüyorlar. Ama bu hava harekâtı yeterli mi? Değil. Çünkü burada terör örgütü PYD/ YPG, bunlara karşı Amerika’nın tavrını çok önemsiyoruz. İstediğimiz tavır var mı şu anda? Henüz istediğimiz tavır yok. İstediğimiz tavrın gelişmesi, oluşması lazım.

TRUMP’LA GÖRÜŞME OLACAK

Bir hafta önce Sayın Trump’la bir görüşmem olmuştu. Şimdi de biliyorsunuz Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na gidiyoruz ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda büyük ihtimalle Sayın Trump’la orada bir görüşmemiz olacak. Gerek dar kapsamlı, belki de ikili... Bu görüşmelerimizde bunları tekrar ele alacağız ve buna göre de bu bölgedeki çalışmalarımızı hassasiyetle yürüteceğiz.”

 

TRUMP’LA TELEFONDA PATRIOT GÜNDEME GELDİ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Reuters haber ajansına verdiği demeçte ABD Başkanı Donald Trump ile geçtiğimiz günlerde yaptığı telefon görüşmesinde Patriot füzelerini satın alma konusunun gündeme geldiğini, gelecek hafta başlayacak BM Genel Kurulu toplantıları sırasında da bu konunun devamını getireceğini söyledi. Erdoğan, ajansa şu açıklamaları yaptı:

‘CİDDİ MİSİNİZ’ DEDİ

“(Patriot) Gündemimize geldi. Konuştuk, zaten yaklaşık bir hafta gibi bir süreç oldu o telefon görüşmemiz. Ben tabii kendisine daha önce şu teklifi yaptım. Dedim ki ‘Her ne kadar biz yüzlük paket S-400 alıyorsak da sizden de belli bir miktarı Patriot alabiliriz. Yalnız S-400’deki şartları sizde de görmemiz lazım.’ Dedi ki ‘Ciddi mi diyorsunuz’, ‘Evet bunu arkadaşlara da söyledik’ dedim. Belli bir oranı, belli bir paketi bu tür şartlarda, ortak üretim kredi vs gibi olduğu anda biz Patriot’u alabiliriz. ‘Bu konuda samimi misiniz’ dedi, ‘Evet samimiyiz’ dedim. ‘Amerika’ya geldiğimde bunu etraflıca görüşürüz’ dedim. Bunu da söyledim. Çünkü bu sistemlerde alternatifli çalışmanın tabii ki faydası var. Buna da inanıyorum. Türkiye böyle bir yapıyı da kaldırır.

 

SABRIMIZ DA DOĞRUSU TAŞIYOR

Şu anda biz tabii S-400 sistemiyle ilgili adımı atınca bu tabii bizi biraz rahatlatacak. Niçin? Çünkü en geç nisan ayına kadar bunlar yerlerine monte edilmiş olacak ve bunlar monte edildiği anda da bizler savunma sistemleri olarak çok daha huzurlu bir hale gelmiş olacağız. S-400 sisteminin F-35’lerle çatışan veya çakışan bir yanı söz konusu değil. Biz bütün bunların incelemesini yaptık. Çünkü sonunda bir savunma sistemi bu. Nasıl Patriot’larda önümüz tıkanınca biz S-400 olayına girdiysek, F-35’lerde de önümüzün tıkanması halinde ne yapacağız? Bunun çaresine bakacağız

Sayın Trump bütün bu yapılanları anlayışla karşılarken, yaptırım tehditlerinin gerçeği yansıttığını düşünmek de mümkün değil... Bana göre ABD gibi bir ülke, müttefiki Türkiye’yi daha fazla incitmek istemeyecektir. Bu rasyonel bir davranış da değildir, sorumlu bir dış politika hiç değildir.

OYALAMA SİYASETİNE DÖNÜŞÜYOR

Maalesef görüyor ki güvenli bölge arayışları bizim bu beklentilerimizi karşılamıyor. Bu bir oyalama siyasetine dönüşüyor. Bu oyalama siyaseti de bizim sabrımızı bir denememi midir nedir onu anlamakta zorlanıyoruz. Sabrımız da doğrusu taşıyor.

(Mülteciler) Batılı dostlar bundan rahatsız oluyorlar ama kusura bakmasınlar. ‘Gerekirse kapıları açmak durumundayız.’ dedim. Niye? Taşın altına elinizi sokmuyorsunuz...

Ekim başında belki bir dörtlü zirve yapacağız. Rusya, Almanya, Fransa olarak dörtlü bir zirveyi Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Bu dörtlü zirvede de İdlib’i daha önceki İstanbul Zirvesi’nin bir devamı olarak ele alacağız.

(Kabine değişikliği) Belli olmaz. Şu anda ortada herhangi bir sıkıntı yokken kabine konusunu ele almanın anlamı yok.

 

ANNELERİN YANINDAYIZ

- “(Terör örgütü PKK trafından çocukları dağa kaçırılan aileler) Bu annelerin duruşu sıradan bir olay değil. Burada canı yanan anneler var. Evlat acısı nedir, bunu anneler gayet iyi bilir. Şimdi bu iş adeta serbest bırakılmış olsa, burada 28 anne değil belki binler oraya akacak. Tabii korku olayı da var. Bütün bunlara rağmen şu anda STK’lar vesaire, onlar da artık Diyarbakır’a gelmeye başladılar. Bu süreç daha da artacak. Ama ben analara şunu söylüyorum. Bir defa biz devlet olarak onların yanındayız, bundan hiç endişeniz olmasın. Biz de bu süreci takip ediyoruz. Şimdi, burada PKK ve siyasi uzantısı HDP, bunlar yapacakları bir şey varsa bunu yaparlar. Bu işi adeta Meclis’e taşımak suretiyle kendilerini meşrulaştırma gayretine, kusura bakmasınlar biz prim vermeyiz. Onlardan gelecek bir teklifle bunu yapmaya gerek yok. Zaten biz gereğini yapıyoruz. Nerede yapıyoruz? Gabar’da yapıyoruz, Tendürek’te yapıyoruz, Bestler Deresi’nde yapıyoruz. Biz bu süreci devam ettiriyoruz. Bunu devam ettirirken de PKK’nın yıkmış olduğu o binaları bizler yeniden inşa ettik. Oralara bütün vatandaşlarımızın yerleşmesini biz sağladık. Bunları yapan biziz. Devlet burada varlığını sürdürüyor. Kürtlerin savunucusu havasına giren bu terör örgütü, tam aksine benim Kürt kardeşlerimi her türlü eza, cefanın içine soktular. Onları orada sürünürken, kendi evlatlarını, kendi yakınları en lüks yerlerde eğlendirdiler. Bu arada da peyderpey sayı artıyor, daha da artacak diye düşünüyorum.”

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle