GeriGündem Abdurrahim Karakoç ölüm yıldönümünde şiirleri ile anılıyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Abdurrahim Karakoç ölüm yıldönümünde şiirleri ile anılıyor

Abdurrahim Karakoç ölüm yıldönümünde şiirleri ile anılıyor

Türk şiirinin önemli isimlerinden birisi olan Abdurrahim Karakoç, 7 Haziran 2012 yılında hayata gözlerini yumdu. Türk şiirine ve halk müziğine 'Mihriban' gibi önemli eserleri kazandıran Abdurrahim Karakoç, bu eserleriyle milyonlarca kişiye ulaşmayı başardı. İlkokulu Kahramanmaraş'ta bulunan kendi köyünde okuyan Karakoç, bu eğitimini tamamladıktan sonra köyde birçok işle meşgul olmuş ancak bu onun okuma sevdasının hiçbir şekilde önüne geçememiştir. İşte, Abdurrahim Karakoç'un hayatı hakkında detaylı bilgiler

Abdurrahim Karakoç, 7 Nisan 1932 tarihinde Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinin Celâ köyünde – şimdiki adıyla Ekinözü ilçesinde - doğar. İlkokulu köyünde okur. 23.01.1985 tarihli mektubunda okul ve çocukluk hayatıyla ilgili olarak şu bilgiyi aktarmaktadır:

"İlkokulu kendi köyümde dört yılda bitirdim. Birinci sınıfa gittiğimin ikinci ayında kaymakam, müfettiş ve o zamanın ilköğretim müdürü olan maarif memuru dediğimiz kişiler gelmişlerdi. Yukarı sınıftakiler bir mevzuyu bilemeyince bana sordular. Ben de bilince beni bir üst sınıfa geçirdiler. O sene de zaten üçüncü sınıfa geçtim. İlkokulu pekiyi derece ile bitirdim.

İlkokulu bitirdikten sonra kuzu güttüm, bağ bahçe işlerine baktım. Zamanı geldi kursa gidip marangozluk öğrendim. Marangozluk yaptım. Fakat bu arada devamlı okudum. Hiçbir yerde bulunmayan kitapları temin eder okurdum. Babam rahmetlik alırdı, ben alırdım, ağabeyim getirirdi. Derken oku, oku, oku… Ben bir okuma hastası olmuştum. İşte bunun üzerine zaten ilkokuldayken şiir yazmaya başlamıştım."

Henüz 18 yaşındayken J. J. Rousseau’nun Emile adlı eserini okumuştur. Yine Karl Max’ın Kapital’ini de o yıllarda okur. Öyle ki yüksekokulu bitirmiş diplomalıların birçoğundan daha fazla kitap okuyarak kendini yetiştirmiş; güçlü gözlemleriyle tecrübe ve birikimlerini temiz Türkçeyle birleştirerek Türk edebiyatının önemli şairleri ve yazarları arasındaki haklı yerini almıştır.

HASTALIK NEDENİYLE TÜM ŞİİRLERİNİ YIRTTI

Abdurrahim Karakoç, askerliğinde paratifo hastalığına yakalanır. Bu hastalık moral bakımından Karakoç’u çok olumsuz etkiler. Bu ruh hâliyle o zamana kadar yazmış olduğu bütün şiirlerini yırtar, atar. Karakoç askerden döndükten sonra bir müddet köyünde marangozluk yapar. 1958 yılında kasabasında henüz kurulan belediyeye imtihan ile muhasebeci olarak girer ve buradan 1982 yılında emekli olur.

Abdurrahim Karakoç, emekliye ayrıldıktan sonra herhangi bir iş ile meşgul olmaz. 1984 yılında sanat hayatını sürdürmek için Ankara’ya taşınır. Ulusal bir gazetede köşe yazarlığı yapar. Bir ara politikaya girer ancak erken ayrılır. Politikaya niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajında şöyle ifade eder: Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım.

ŞİİRLERİNİN BİR KISMI TÜRKÜ OLDU

Karakoç, hiçbir yarışmaya katılmamış, ödül karşılığı bu tür yarışmalara karşı çıkmıştır. 100’ün üzerinde şiiri bestelenmiştir. Özellikle Musa Eroğlu tarafından bestelenen “Mihriban”, “Unutursun Mihriban’ım”, “Omuzumda Sevda Yükü”; Ekrem Çelebi tarafından bestelenen “Sultanım”; Bayram Bilge Tokel tarafından bestelenen “Dağ İle Sohbet ”adlı türküler Türk halk müziğinin klasikleri arasında yer almıştır. Bu türküler, İbrahim Tatlıses, Orhan Hakalmaz, Gülay, Şükriye Tutkun, Gülşen Kutlu, Selda Bağcan gibi ünlü sanatçılar tarafından yorumlanmıştır. “Tohdur Beğ” adlı şiiri, Âşık Mahzunî Şerif tarafından bestelenerek kasetlere
okunmuştur. Hasan Sağındık tarafından pek çok şiiri bestelenmiş, şiirlerinin bazıları İbrahim Sadri, Bedirhan Gökçe gibi sanatçılar tarafından CD’lere okunmuştur.

Abdurrahim Karakoç, 07.06.2012 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir.

ABDURRAHİM KARAKOÇ’UN ESERLERİ:
Hasan’a Mektuplar, Fedai Yayınları, 1965, Ankara.
El Kulakta, Maya Yayınları,1969, Ankara.
Vur Emri, Töre-Devlet Yayınları, 1973, Ankara.
Kan Yazısı, Töre-Devlet Yayınları, 1978, Ankara.
Suları Islatamadım, Ocak Yayınları, 1983, Ankara.
Beşinci Mevsim, Ocak Yayınları, 1985, Ankara.
Dosta Doğru, Ocak Yayınları, 1984, Ankara.
Gökçekimi, Yenisey Yayınları, 1991, Ankara.
Akıl Karaya Vurdu, Ocak Yayınları, 1994, Ankara.
Çobandan Mektuplar, (Sohbet, mektup, röportaj), Ocak Yayınları, 1997, Ankara.
Yasaklı Rüyalar, Alperen Yayınları, 2000, Ankara.
Gerdanlık – I, Alperen Yayınları, 2000, Ankara.
Parmak İzi, Alperen Yayınları, 2002, Ankara.
Gerdanlık II, Alperen Yayınları, 2002, Ankara.
Gerdanlık – III, Alperen Yayınları, 2005, Ankara.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle