GeriGündem ABD’nin Batılı güç teklifi gerçekçi değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD’nin Batılı güç teklifi gerçekçi değil

ABD’nin Batılı güç teklifi gerçekçi değil

ABD’nin Suriye’den çekilmesi, ortaya çıkan yeni durum, Fırat’ın doğusu ve ABD’nin güvenli bölge önerisi konusunda gözler, şimdilik iki ülke arasındaki bugün yapılacak ortak çalışma gruplarının toplantısına çevrilmiş durumda. Ancak ABD-Türkiye arası temaslar zaten çeşitli seviyelerde sürüyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yapılan telefon görüşmesinde, çekilme ve güvenli bölge önerisinin koordinasyonu için Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın görevlendirilmişti. Edindiğim bilgilere göre, o görüşmede Kalın, güvenli bölgenin bir an önce oluşturulması için “Süreç ağır gidiyor, Menbiç’e benzememeli” mesajı vererek görüşmelerin hızlanmasını istedi. Bolton bu isteği yerinde buldu. Ayrıca Türkiye’nin Menbiç hassasiyetini ve güvenlik devrini istediğini bir kez daha dile getirdi.

Ancak Ankara, ABD’nin güvenlik kurumları ile Beyaz Saray arasında hâlâ görüş farklı bulunduğunun tespitini yapıyor. Yani sürecin çok da hızlı ilerlemeyeceğinin farkında. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne verilen “Gerekirse bir kısım askerimiz kalsın, güvenli bölgeyi beraber koruyalım” mesajının ardından “Güvenli bölgede siz olmayın, koalisyonun Batılı güçleri olsun” önerisi kafaların da karışık olduğunu gösteriyor. Ancak Ankara, özellikle güvenlik kurumları Türk askeri olmadan bir güvenli bölge önerisini kabul etmemekten yana. Amerika’nın Türkiye’ye ulaşan bu önerisi gerçekçi bulunmuyor. Bundan sonraki müzakerelerde de bu açıkça anlatılacak.

Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı örnek gösterilerek Türkiye’nin adı konulmamış güvenli bölgeleri zaten hayata geçirdiğine dikkat çekilecek.

Ankara’nın diğer kabul etmediği konu silahlı güçlerin varlığı. ABD’liler bu süreçte PYD/YPG güçlerini Cezire’ye çekmekten bahsetmişti. Oysa Türkiye “Silahlı terör örgütünün mevcudiyetini, hiçbir şekilde kabul etmediğini” iletti. Yapılan değerlendirme toplantılarında ABD’nin PYD/YPG ile yaptığı görüşmeler de masaya yatırılıyor. Ankara, ABD’nin bir yandan Türkiye’ye önerilerde bulunurken, bir yandan da PYD’ye “Sizi satmıyoruz, size yanlış yapmayacağız” dediğini biliyor. Bu konuda ABD’nin PYD/YPG’yi orta vade için elinde tutma niyetinde olduğu tespiti de toplantılarda yapılıyor.

RUSYA’NIN TAM KASTI NE?

Gelelim konunun Rusya boyutuna. Putin’in Adana mutabakatı yeniden gündeme alınabilir önerisinin ardından, Türkiye bu ihtimali de analiz ediyor. Rusya, Fırat’ın doğusunda oluşturulacak 15-20 kilometrelik yani kısa bir tampon bölgeye ses çıkarmayacak gibi görünüyor. Ancak onun altındaki toprakların rejime verilmesinde ısrarcı. Diğer yandan Adana mutabakatının hayata geçirilmesi için Türkiye ile rejimin en azından bazı kurumları arasında temas gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülke arasında bir temasın istihbarat örgütleri arasında ve alt düzeyde olduğunu zaten açıkladı. Adana mutabakatının hayata geçmesi için bu düzeyin yine aynı kurumlar arasında ama statü olarak farklılaşması gündeme gelebilir. Ancak konuştuğum üst düzey bir kaynak, “Birinci hassasiyetimiz Tel Rifat’a benzememesi. Yani rejim orada varmış gibi yapıp terör örgütüne bırakmaması, ikincisi de kimse bizden rejimi tanımamızı, her şeyi konuşmamızı beklememeli” dedi.

KÖTÜYE GİDİŞ DURDU

Hem ABD hem de Rusya ile yürütülen temaslar sürecin hızla tamamlanmasının çok da kolay olmadığını gösteriyor. Ancak Ankara’da yapılan tespit, sürecin Türkiye aleyhine işlemediği yönünde. Muhalefet sorunun çözüldüğü, PYD’nin devletleşmesinin önüne geçildiği, DEAŞ’ın sınırlarımızdan temizlendiğine dikkat çekiliyor ve bunların Türkiye açısından önemli kazanımlar olduğu belirtiliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle