GeriGündem ABD-Taliban görüşmelerinin iç yüzü ortaya çıktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD-Taliban görüşmelerinin iç yüzü ortaya çıktı

ABD-Taliban görüşmelerinin iç yüzü ortaya çıktı
refid:18144589 ilişkili resim dosyası

"Descent into Chaos and the Taliban" isimli kitabın yazarı Ahmed Raşid, ABD ile örgüt yetkilileri arasında yürütülen "gizli" görüşmeleri başlangıcından bugüne Financial Times için kaleme aldı.

Taliban’ın Afganistan’ın başkenti Kabil’de Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece Intercontinentinal Oteli’ne düzenlediği baskın, örgütle yapılan gizli görüşmelerin önemini bir kez daha ortaya koydu.

 

Barack Obama’nın sınırlı asker çekme planını açıklamasının ardından, Batılı ülkelere ait orduların 2014 yılında Afganistan’dan tamamen çekilmesi planının gerçekleşmesi bu görüşmelere bağlı. Ancak Washington, Kabil ve Londra’daki hükümet kaynaklarından son dönemde sızan bilgiler, görüşmeleri bu çok kritik dönemde görüşmelerin toptan sona ermesine yol açacak kadar tehlikeli.

 

Afganistan’da 2005’ten bu yana yürütülen diyalogun detaylarını izliyor, 1978’den bu yana savaş halinde olan ülkeye barış geleceğini umuyorum. Bir süredir Hamid Karzai ile Taliban arasında yürütülen görüşmelere son dönemde ABD’liler de katılmaya başladı.

 

SAVAŞ BİTMEDEN ÇÖZÜM OLMAZ

Söz konusu olan sadece Afganistan’ın değil, Pakistan dahil bölgenin de barışı. Görüşmeler, iç savaş sona ermeden ve bölgede hükümetle Taliban, Pakistan ve ABD arasında bir anlaşma sağlanmadan ne Batılı güçlerin Afganistan’dan çekilebileceği ne de ülkenin denetiminin Afgan askerlerine devredilebileceği önkabulü üzerinden yürütülüyor.

 

Daha fazla spekülasyonu önlemek amacıyla, Batılı yetkililerin bana anlattığı kadarıyla görüşmelerin temel noktalarını burada açıklıyorum. Taliban liderleriyle ABD hükümeti yetkilileri arasında ilk yüz yüze görüşme, 28 Kasım 2010’da Münih’in dışında bir köyde gerçekleştirildi. Görüşmelere bir Alman diplomat başkanlık etti. Taliban’ın isteği üzerine Katarlı yetkililer de görüşmelerde hazır bulundu. Görüşmeler 11 saat sürdü.

 

İkinci tur görüşmeler, Katar’ın başkenti Doha’da 15 Şubat’ta yapıldı. Üç gün sonra, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Washington’ın bugüne kadarki en kapsamlı açıklamasını yaptı: “Taliban’la El Kaide arasındaki ittifakı çatırdatacak, isyancı hareketlere bir son verecek ve sadece daha istikrarlı bir Afganistan değil aynı zamanda daha istikrarlı bir bölgeye kavuşmamızı sağlayacak siyasi bir sonuç elde etmek adına diplomatik bir girişim başlatıyoruz.”

 

ALMANLAR GÜVEN SAĞLAMAK İSTİYOR

Üçüncü görüşme, yine Almanya’da 7-8 Mayıs tarihlerinde yapıldı. Üç görüşmeye de katılan taraflar aynıydı. Görüşmelerin gündemi büyük oranda Taliban ile ABD arasında güven inşasına odaklandı. Tartışılan önlemler arasında Taliban’a yönelik yaptırımların kaldırılması, Taliban tutuklularının serbest bırakılması ve Taliban’ı temsilen bir büro açılması yer alıyordu.

 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 17 Haziran’da büyük bir adım atarak ABD’nin BM’nin küresel terör listesinde El Kaide ve Taliban’ın ayrı ayrı değerlendirilmesi talebini kabul etti. İki ayrı terör listesi oluşturulmasıyla, El Kaide’ye uygulanan yaptırımların Taliban’ı etkilememesine karar verildi. Bu da diyalog sürecinin güçlendirilmesi adına bir başka önemli adım oldu.

 

Her görüşmenin ardından Karzai’ye detaylı bilgi verildi. Afganistan Devlet Başkanı, Taliban’ın ABD’yle ayrı görüşmeler yapma isteğine destek verdi. Konuyla ilgili olarak bilgilendirilen Pakistanlı liderler ise çekinceleri olduğunu dile getirdi.

 

İKİNCİ BONN ZİRVESİ HEDEFLENİYORDU

ABD ve Almanya’nın hedeflerinden biri 2001 yılında Afgan geçiş hükümetinin kurulması adına toplanan Bonn Zirvesi’nin 10’uncu yıldönümünde yine Bonn’da bir toplantı düzenlemekti. Bu toplantıya Taliban’ın da katılması isteniyordu. Böyle bir zirve sürecin resmiyet kazanması adına çok önemliydi ancak Taliban’ın bu talebi kabul etmesi için daha çok yol gidilmesi gerekiyor. Bunun en önemli sebebi de muhatapların kimliklerinin gizli tutulması. Öyle bile olsa, bazıları ABD’nin görüşmelerde çok yavaş hareket ettiğini düşünüyor.

 

Süreç, Alman yetkililerin, Taliban’ın talebi üzerine Eylül 2009’da Dubai’de ilk toplantılarını yapmalarıyla başladı. Afganlar tarafsız kaldıkları ve hatta 1990’larda Taliban ve rakipleri arasındaki iç savaşta arabuluculuk ettikleri için her zaman Almanlara hayranlık duymuşlardı.

 

Almanlar, muhatapların Molla Muhammed Ömer liderliğindeki Taliban Şurası’nı temsil etmesini sağladı. (ABD’li yetkililer ise karşılarındaki Taliban temsilcilerinin gerçekten Taliban’ı temsil ettiğinden emin olmak konusunda bazı zorluklar yaşadı.) Almanlar daha sonra, konuyu ABD’ye açmadan önce, Taliban’la sekiz güven inşası görüşmesi daha yaptı. Almanlar, ABD ile Taliban arasında görüşmeler sürerken de aracı konumlarından hiç şüphe etmedi.

 

KATAR "TARAFSIZ MÜSLÜMAN ÜLKE"

Katar’ın görüşmelerde rol oynamasının sebebi ise Taliban’ın masada bir Müslüman ülke istemesi ve Katar’ın tarafsızlığına inanması oldu. Katar, Afganistan’daki çatışmalarda taraf olan Pakistan, Suudi Arabistan, Hindistan, Türkiye ve İran gibi ülkeleri hiç desteklemedi.

 

Bundan sonra atılacak büyük adımların her iki tarafın da savaş alanında şiddeti azaltması yönünde olacağı ifade ediliyor. Bir noktada Taliban görüşmelerin yapıldığını da kabul etmek zorunda kalacak.

 

Eski bir Taliban lideri bana geçtiğimiz günlerde, “Temel sorun ABD ile Taliban arasında; Afgan hükümetini ikincil sorun olarak görüyoruz” dedi. Söz konusu kaynak görüşmelere uluslararası kamuoyunun da dahil edilmesi ve uluslararası garantilerle sonlanması gerektiğini belirtti. Bunu sağlamanın tek yolu da katılımcıların gizlilik taleplerinin karşılanması.

 

Özellikle, gazetecilerin katılımcıların isimlerini belirtmesi, görüşmeleri sabote etmek isteyen El Kaide gibi taraflara fırsat veriyor. Afganların çabaları her zaman için bölge hükümetlerin ve radikallerin girişimleriyle çöktü. Bu görüşmeler ise artık sır değil, ancak görüşmelerin sürebilmesi için içeriğinin gizli tutulması gerekiyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle