Kafka’nın tuhaf porno merakı

Güncelleme Tarihi:

Kafka’nın tuhaf porno merakı
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 22, 2008 00:00

"Değişim," "Dava", "Şato" gibi romanlarıyla dünya edebiyat tarihinde önemli bir yer edinen ünlü Çek romancı Franz Kafka’nın tuhaf porno dergilere abone olduğunun ortaya çıkması kafaları karıştırdı.

Kafka hayranları, bütün bunların gerisinde sansasyon amacının yattığını söylerken, Kafka’nın porno merakını ortaya çıkaran araştırmacı James Hawes, bunun yazarın daha iyi anlaşılmasını sağlayacağını savunuyor.

Sadece dünya edebiyatının değil, Türk edebiyatının da kendisine çok şey borçlu olduğu ünlü romancı Franz Kafka’nın tuhaf pornografik malzemelere meraklı olduğunu ortaya çıkması kafaları karıştırmakla kalmadı, ilginç tartışmalara da yol açtı. Araştırmacı James Hawes’in yeni yayımlanan "Excavating Kafka, Kafka’yı Kazmak" isimli kitabında yer alan iddialar, daha uzun süre tartışma gündeminden düşmeyecek gibi görünüyor. Kafka’nın elyazmalarının yenidern gündeme gelecek olması da tartışmaları besleyen bir başka unsur olarak dikkat çekiyor.

Kafka yanlış biliniyor

Ömrünün on yılını Kafka çalışmalarına ayıran James Hawes, söz konusu kitabında, Kafka’nın bugüne kadar hiç bilinmeyen bir yönüne, porno merakına ışık tutuyor. Hawes’e göre, Kafka, çevresinde oluşturulan mitin aksine, "Orta Avrupa’da yaşayan bir Nostradamus" filan değildi. Tersine, son derece keyifli, arkadaşlarıyla düşüp kalkmaktan hoşlanan, sık sık fahişeleri ziyaret eden ve porno dergilere meraklı bir insandı. Düzenli olarak iki porno dergiye aboneydi ve bu dergileri evinde kilitli çekmecede saklıyordu. Porno dergilerde kendine oral seks yapan kirpi gibi yaratıkların bulunması ise son derece farklı bir Kafka portresi çıkarıyordu ortaya.

Hawes’in bu iddiaları, doğal olarak Kafka hayranlarının fazla hoşuna gitmedi. Bunların bir kısmı, Hawes’i Kafka üzerinden sansasyon peşinde koşmakla suçlarken, bir kısmı biraz daha ileri giderek işi anti-semitizme kadar götürdü.

İngiliz The Observer gazatesindeki yazısında yer alan bilgiye göre, Hawes’in bir başka iddiası daha vardı ve asıl çarpıcı olan da buydu: Bugüne kadar bilinenin aksine, Kafka, gerçekte ölümünden sonra eserlerinin yakılmasını filan istememişti. Yakın dostu Max Brod da zaten bunun için Kafka’nın kitaplarını yakmamıştı. İşi daha heyacanlı hale getiren unsur ise Max Brod tarafından 1939’da, Alman işgalinden bir gece önce Prag’dan kaçırılan elyazmalarının nihayet araştırmacıların bilgisine sunulacak olmasıydı. Bilindiği gibi, Kafka’nın arşivi, İsrail’e yerleşen Max Brod’un ölümünden sonra sevgilisi ve sekreteri Ester Hoffe’nin eline geçmişti. Hoffe, bütün baskılara rağmen elyazmalarını 40 yıl boyunca kimseyle paylaşmamış, sadece 1988’de, o ünlü "Dava" romanının manuscriptlerini Sotheby’s’de iki milyon dolara satmıştı.

Hoffe’nin 101 yaşında ölmesi üzerine Kafka’nın elyazmalarını iki kızına kalmıştı. Araştırmacılar, Hoffe’nin kızlarının anneleri kadar kıskanç davranmayacağına ve mevcut malzemeyi araştırmacıların hizmetine sunacağına inanıyorlar. Söz konusu elyazmaları arasında son derece önemli malzemelerin bulunduğu ve bunların Kafka hakkında yeni yaklaşımlara yol açacağı sanılıyor.

40 yıllık gizem

Franz Kafka, ölmeden önce, yazdığı her şeyi yakması için arkadaşı Max Brod’a bırakmıştı. Brod ise bunları yakmamış, 1939’da Naziler Prag’a girmeden bir gece önce Romanya üzerinden Filistin’e kaçırmıştı. 1961’de Kafka’nın mirasçılarının talebi doğrultusunda romanların manuscriptlerinin bir bölümünü Oxford Üniversitesi kütüphanesine vermiş, ancak Kafka’nın hediyesi olduğu için "Dava"yı kendisine saklamıştı. 1968’de Brod’un ölümünden sonra bütün bunlar hem sevgilisi, hem de sekreteri olan Ester Hoffe’ya kalmıştı. Hoffe ise başta İsrail devleti olmak üzere bütün baskılara direnmiş ve elindekileri kimseye göstermemişti. 1988’de Sotheby’s’de iki milyon dolara satılan da Kafka’nın Max Brod’a hediye ettiği "Duruşma"nın metniydi.

Kafka, 1883’te Prag’da orta-sınıf bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak geldi dünyaya. 1915’te, sabah uyandığında kendisini bir hamamböceğine dönüşmüş bulan Gregor Samsa’nın hayatını anlattığı "Değişim" yayımlandı. Ama pek fazla dikkat çekmedi. En ünlü romanı olan "Duruşma" ise ölümünden hemen sonra kitapçılardaki yerini aldı. 1924’te 41 yaşında tüberkülozdan öldü.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!