GeriGündem 80 kilo A-4'ün ardındaki inanılmaz öyküler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    20
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

80 kilo A-4'ün ardındaki inanılmaz öyküler

Diyarbakır'daki hain patlamada hayatını kaybeden öğrencilerden 17 yaşındaki Eren Şahin'in cenazesinde de duygulu anlar yaşandı.

Ramazan Yavuz - Canan Altıntaş - Faruk Balıkçı / DHA

EREN ŞAHİN'İN VE CENAZENİN FOTOĞRAFLARI...

Bomba kurbanı Eren'i anneannesi büyüttü

DİYARBAKIR’daki bombalı saldırıda yaşamını yitiren 17 yaşındaki Eren Şahin, anne ve babasının ayrılınca Diyarbakır’da anneannesi Emel Eronota’nın yanında kalıyordu. Rekabet Kurumu Fen Lisesi son sınıf öğrencisi olan ve üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giden Şahin’in amacı elektrik ve elektronik mühendisi olmaktı.

Terör kurbanı Eren Şahin’in henüz üç aylıkken eşinden ayrılan inşaat mühendesi annesi Oya Eronota, cenaze namazında büyük üzüntü yaşadı. İstanbul’dan gelen gözü yaşlı Oya Eronota, oğlunun her saatini kendisine anlattığını belirterek, “Oğlum 24 saat ders çalışırdı. Son görüşmemizde Beyaz Melek filmine gitmek için izin istedi. Ben de izin verdim. Bu benim için çok büyük bir acı. Nasıl bir acı içerisinde olduğumu tahmin edemezsiniz” dedi.

Anneanne Emel Eronata, “Benim ciğerimi yaktılar, ciğerimi yakanlar yansın. Annesiz ve babasız onu ben büyüttüm. Tek dayanağımdı. Dünyanın hiçbir yerinde bir millet askerine silah sıkıyor mu? Bunun hesabını kim verecek? Allah belalarını versin” dedi.

BEŞİKTAŞ’INI GÖREMEDİ
Koyu bir Beşiktaş taraftarı olduğu belirtilen Eren Şahin’in yarın Diyarbakır’da Beşiktaş ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Spor arasında oynanacak Fortis Türkiye Kupası maçına heyecanla beklediği öğrenildi. Eren’in çok sevdiği Beşiktaş’ın Diyarbakır’a gelmesinden büyük sevinç duyduğunu söyleyen arkadaşları, “Maça gitmek için sabırsızlanıyordu” dedi.

Eren Şahin’in cenaze namazına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, AKP Diyarbakır Milletvekilleri, DTP Diyarbakır milletvekilleri Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Vali Hüseyin Avni Mutlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir katıldı. Cenaze namazının ardından Şahin’in cenazesi Şehitlik Mezarlığı’nda toprağa verildi. Burada Bakan Mehdi Eker ile Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Eren Şahin'ın mezarına toprak attı. Oğlunun mezarına kapanan Oya Eronota, “Benim ciğerimi yaktılar, bunu yapanların ciğeri de yansın. Oğlum 17 yaşında şehit oldu. 17 yaşında şehit olunur mu? Oğlum bu gece sen burada mı uyuyacaksın” diye gözyaşı döktü.

Dersane kapısında kızını bekliyordu

PATLAMADA yaşamını yitirinlerden 42 yaşındaki Cengiz Kaya'nın, Diyarbakır Adliyesi’nde 2’nci İcra Müdürlüğü’nde görev yaptığı, olay sırasında dersaneye giden ilköğretim okulu öğrencisi 14 yaşındaki kızı Merve Kaya’yı almak için patlamadan dakikalar önce adliye binasından ayrıldığı ortaya çıktı.

Cengiz Kaya, dersanenin önüne ulştığında kulakları sağır eden korkunç patlamada yaşamını yitirdi. İki çocuk babası Kaya, Yenişehir Mezarlığı’nda bugün toprağa verilirken, gözyaşları sel oldu. Ali Emri İlköğretim Okulu öğrencisi Merve Kaya, kendisini dershaneden almak için gelirken korkunç patlamada ölen babasının mezarı başında ağıtlar yaktı. “O benim babam” diyerek babasının mezarına kapanan Merve Kaya, “Neden geldin dershanenin önüne? Gelmeseydin baba! Sen gelemedin ben sana geldim baba! Babam dünyada bir taneydi. Baba sana söz veriyorum seni yaşatacağım” diye gözyaşı döktü. Sinir krizleri geçiren Merve Kaya’yı yakınları güçlükle sakinleştirdi.

Ablası öğretmenden izin alınca erken çıkmıştı

DİYARBAKIR'daki terör kurbanlarından biri de un fabrikasından emekli Mehmet İpek’in 8 çocuğundan 5’incisi olan dersane öğrencisi 19 yaşındaki Melek İpek oldu.

Bütün gününü dün dersanede geçiren Melek İpek'i saat 16.30’da ablası Tuğba İpek cep telefonundan arayıp, “Bugün erken çık, dışarıda berebar yemek yiyelim” dedi. Melek, dersin saat 17.00'de biteceğini, ancak öğretmenden izin alabilirse halinde çıkabileceğini söyledi. Abla Tuğba, kardeşine telefonu öğretmene vermesini onunla konuşup izin alacağını söyledi. Bunun üzerine Melek İpek, ablasıyla konuşturduğu öğretmeninden izin alarak 10 dakika erken çıkıp dersane önüne indiğinde, korkunç patlama oldu ve yaşmını yitirdi.

Patlamayı duyunca kardeşini cep telefonundan arayan Tuğba İpek, panikle önce olay yerine sonra hastaneye koştu. Kardeşi Melek'in öldüğü haberiyle yıkılan Tuğba İpek, sinir krizleri geçirdi.

Yakınlarına üniversiteyi kazanıp savcı olacağını söyleyen Melek İpek, bugün Yenişehir Mezarlığı'nda son yolculuğuna gözyaşları arasında uğurlanırken, yakınları mezarlıkta sinir krizleri geçirdi. Baba Mehmet İpek, saldırıyı gerçekleştirenlere lanet okuyarak “Allah belalarını versin, kızım dersaneye gidiyordu. Ne günahı vardı?” diye gözyaşları döktü.

Dersanedeki arkadaşını ziyarete gitmişti

BOMBALI saldırıda yaşamını yitiren lise mezunu 18 yaşındaki Rıdvan Süer, üniversiteye hazırlanmak için özel dershaneye gidiyordu. Dünkü saldırıda yaşamını yitiren Süer’in cenazesi memleketi olan Ankara’ya uçakla götürüldü.

Diyarbakır Türk Telekom Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan baba Şemsettin Süer ile annesi Gülderen Süer, çocuklarının cenazesini Ankara’ya götürüken Diyarbakır Havaalanı’nda sinir krizleri geçirip teröre lanet okudu. Üniversiteye hazırlanan Süer'in dersane çıkışında patlamanın meydana geldiği yerde bulunan dershanedeki arkadaşını ziyarete gittiği öğrenildi.

Türk Telekom Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan baba Şemsettin Süer, dün akşam oğlunun eve gelmemesi üzerine telaşlanarak, oğlunun arkadaşlarını ve dershaneyi aradı. Ancak hiçbir yerden haber alamayan baba Süer, patlamayı duyması ile birlikte hastanelere koştu. Tüm hastaneleri arayan Şemsettin Süer, yaralıların içinde oğlunu göremedi, acılı haberi son gittiği hastanede polislerden öğrendi. Şemsettin Süer'in 10 yıl önce Diyarbakır'a tayini çıktığı ve burada görev yaptığı öğrenildi.

Süer'in kaybettiği oğlu dışında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde okuyan bir kızı olduğu belirtildi. Hayatını kaybeden Rıdvan Süer'in annesi Gülderen Süer ise olayla birlikte şok geçirdiğini ve sakinleştirici iğne ve ilaçlarla ayakta durabildiği gözlendi. Rıdvan Süer'in cenazesi ailesi tarafından Diyarbakır'dan alınarak uçakla Esenboğa Havalimanı'na getirildi. Süer'in cenazesi Ayaş İlçesine bağlı Sinanlı Beldesi'nde gözyaşları arasında toprağa verildi.

Sivil toplum örgülerinden protesto

DİYARBAKIR Barosu, Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Sanayici İş Adamları Derneği, Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği, İnsan Hakları Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Tabip Odası'nın da aralarında bulunduğu 45 sivil toplum kuruluşu ortak basın açıklaması yaptı. Patlamanın yaşandığı bölgede incelemede bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, esnafı da ziyeret etti. Açıklamayı okuyan Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'ın bir kez daha sarsıldığını, bir kez daha acı bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ve vahşet yaşadığını belirtti. Diyarbakır'ın sivil toplum kuruluşları olarak, şiddet yöntemlerine karşı olduklarını ifade eden Tanrıkulu, “Diyarbakır, şiddet ve vahşet yöntemlerinin mağduru oldu. Şiddet ve vahşete karşı olduğumuzu, bu vahşeti kabul etmediğimizi bir kez daha buradan ifade ediyoruz. 12 Eylül 2006'da Diyarbakır'da 10 insanımızı benzer bir saldıra yitirdiğimizi unutmadık. Bu saldırının failleri bu güne kadar yakalanmış değil. Devlet bir an önce geçmiş saldırıların ve bu saldırının faillerini ortaya çıkarmalıdır. Şiddetle vahşet, sorunların çözümünde hiç bir zaman yöntem olmamalıdır. Diyarbakır toplumu tarihinden gelen sağ duyu ile ortaya konan bu vahşete teslim olmayacaktır. Bütün Diyarbakır'a ve Türkiye'ye geçmiş olsun” dedi.
Öğretmenleri Eren Şahin'in dershanenin en parlak öğrencilerden birisi olduğunu söyledi.  Cumhuriyet Fen Lisesi son sınıf öğrencisi Eren Şahin’in cenazesine Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, AKP’li milletvekilleri Abdurrahman Kurt ve İhsan Arslan, DTP’li milletvekilleri Gülten Kışanak, Selahattin Demirtaş ve Aysel Tuğluk ve Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir katıldı.

ANNEDEN KARANFİLLER

Eren Şahin’in cenazesi ofis semtinde bulunan Berat Camisi’nde kılındıktan sonra naşı Türk bayrağına sarıldı.

Eren Şahin’in annesi Oya Eronat “Bu kadar küçük şehit olur mu? O benim şehidim. Sen bu gece burada mı yatacaksın. Hiçbir zaman beni üzmedi oğlum ne kadar çok seveni varmış”  diyerek oğlunun mezarına karanfiller attı. Oğlunun tabutunun üzerindeki Türk bayrağını göğsünün üzerine koyan acılı anne oğlunun fotoğrafını elinden hiç bırakmadı.

Eren Şahin, anne ve babasının 3 aylıkken ayrılması sonucu anneannesi Emel Eronata tarafından büyütüldü.

MÜHENDİS OLMAK İSTİYORDU

Dört yıl önce girdiği sınavlar sonucunda fen lisesini kazanan Şahin, üniversite sınavlarına hazırlanıyordu.

Torununun elektrik elektronik mühendisi olmayı istediğini söyleyen anneanne Emel Eronata, “Benim ciğerimi yaktılar, ciğerimi yakanlar yansın. Annesiz ve babasız onu ben büyüttüm. Tek dayanağımdı. Dünyanın hiçbir yerinde bir millet askerine silah sıkıyor mu. Bunun hesabını kim verecek. Allah belalarını versin” dedi.

SON ÖPÜCÜK

Acılı anneanne Emel Eronak kızı Oya Eronat’ın elindeki torunun fotoğrafına son öpücüğünü kondurdu.

BEŞİKTAŞ MAÇINA GİDEMEDİ

Koyu Beşiktaş taraftarı Emre Şahin’in odası siyah-beyaz renklerle bezeli. Ailesi Eren Şahin’in bu haftaki Beşiktaş maçını izlemek için bilet aldığını söyledi.

BANA SU ALMAK İÇİN ÇIKMIŞTI

Fizik öğretmeni ve Eren'in danışman öğretmeni olan Hilmi Kaya , öğrencisinin Diyarbakır Rekabet Kurumu Fen Lisesi'nde yatılı olarak okuduğunu söyledi.

Şahin'in çok iyi bir çocuk ve çok başarılı bir öğrenci olduğunu ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
“Eren çok iyi ve en başarılı öğrencilerimizden biriydi. Danışman öğretmeniyim. Hedefi, Elektrik elektronik mühendisliğini okumaktı. Olaydan 10 dakika önce benim odama geldi konuştum. Bana su almaya gideceğini söylemişti. Sonra çok büyük bir patlama oldu ve ben öğrencimin cesediyle karşılaştım. Ailesinin İstanbul'da oturduğunu biliyorum. Bir yakını vardı burada. Kendisi Diyarbakır Fen Lisesinde yatılı olarak okuyordu. Eğer patlama 5 dakika sonra olsaydı yüzlerce ölü olacaktı. Çok üzgünüz. Patlamada öğrencisini almaya gelen bir velimiz de öldü”

ABLASI ÖĞRETMENDEN İZİN ALINCA ERKEN ÇIKTI

Diyarbakır'daki terör kurbanlarından biri de un fabrikasından emekli Mehmet İpek’in 8 çocuğundan 5’incisi olan dersane öğrencisi 19 yaşındaki Melek İpek oldu.

Bütün gününü dün dersanede geçiren Melek İpek'i saat 16.30’da ablası Tuğba İpek cep telefonundan arayıp, “Bugün erken çık, dışarıda berebar yemek yiyelim” dedi. Melek, dersin saat 17.00'de biteceğini, ancak öğretmenden izin alabilirse halinde çıkabileceğini söyledi. Abla Tuğba, kardeşine telefonu öğretmene vermesini onunla konuşup izin alacağını söyledi. Bunun üzerine Melek İpek, ablasıyla konuşturduğu öğretmeninden izin alarak 10 dakika erken çıkıp dersane önüne indiğinde, korkunç patlama oldu ve yaşmını yitirdi.

Patlamayı duyunca kardeşini cep telefonundan arayan Tuğba İpek, panikle önce olay yerine sonra hastaneye koştu. Kardeşi Melek'in öldüğü haberiyle yıkılan Tuğba İpek, sinir krizleri geçirdi.

Yakınlarına üniversiteyi kazanıp savcı olacağını söyleyen Melek İpek, bugün Yenişehir Mezarlığı'nda son yolculuğuna gözyaşları arasında uğurlanırken, yakınları mezarlıkta sinir krizleri geçirdi. Baba Mehmet İpek, saldırıyı gerçekleştirenlere lanet okuyarak “Allah belalarını versin, kızım dersaneye gidiyordu. Ne günahı vardı?” diye gözyaşları döktü.

DERSHANEDEKİ ARKADAŞLARINI ZİYARETE GELMİŞTİ

Bombalı saldırıda yaşamını yitiren lise mezunu 18 yaşındaki Rıdvan Süer, üniversiteye hazırlanmak için özel dershaneye gidiyordu. Dünkü saldırıda yaşamını yitiren Süer’in cenazesi memleketi olan Ankara’ya uçakla götürüldü.

Diyarbakır Türk Telekom Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan baba Şemsettin Süer ile annesi Gülderen Süer, çocuklarının cenazesini Ankara’ya götürüken Diyarbakır Havaalanı’nda sinir krizleri geçirip teröre lanet okudu. Üniversiteye hazırlanan Süer'in dersane çıkışında patlamanın meydana geldiği yerde bulunan dershanedeki arkadaşını ziyarete gittiği öğrenildi.

Türk Telekom Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan baba Şemsettin Süer, dün akşam oğlunun eve gelmemesi üzerine telaşlanarak, oğlunun arkadaşlarını ve dershaneyi aradı. Ancak hiçbir yerden haber alamayan baba Süer, patlamayı duyması ile birlikte hastanelere koştu. Tüm hastaneleri arayan Şemsettin Süer, yaralıların içinde oğlunu göremedi, acılı haberi son gittiği hastanede polislerden öğrendi. Şemsettin Süer'in 10 yıl önce Diyarbakır'a tayini çıktığı ve burada görev yaptığı öğrenildi.

Süer'in kaybettiği oğlu dışında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde okuyan bir kızı olduğu belirtildi. Hayatını kaybeden Rıdvan Süer'in annesi Gülderen Süer ise olayla birlikte şok geçirdiğini ve sakinleştirici iğne ve ilaçlarla ayakta durabildiği gözlendi.

Rıdvan Süer'in cenazesi ailesi tarafından Diyarbakır'dan alınarak uçakla Esenboğa Havalimanı'na getirildi. Süer'in cenazesi Ayaş İlçesine bağlı Sinanlı Beldesi'nde gözyaşları arasında toprağa verildi.




 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle