GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

HÜRRİYET Dün düşen uçak manşette bugün. "İlk Concorde" deniyor. Paris'ten havalandıktan kısa bir süre sonra alevler içinde bir otelin bahçesine çakılan uçakta 109 kişi varmış.Alman turizm şirketi Deilmann tarafından kiralanan bu uçakta bulunan 3'ü çocuk 100 Alman turist, uçakla gidecekleri New York'tan gemiyle dönecekleri bir gezinin başlangıcında uğramışlar bu kazaya.Uçuşa başladığı 1969 yılından beri ilk düşen Concorde uçağıymış bu. Bir önceki gün de, İngiliz Havayolları yetkilileri, Condorde uçaklarının kanatlarında çatlaklar görüldüğünü açıklamışlar. Bu çatlakların bir tehlike oluşturmadığını, ancak yine de bakım yapılacağını belirtmişler.Air France'ın elinde 6 Concorde varmış. 4'ünün kanatlarında çatlak bulunuyormuş. Ancak düşen uçak, sağlam olan 2 uçaktan biriymiş.Kaza üzerine British Airways, Concorde uçağıyla yapılacak 2 seferi iptal etmiş. Kazanın sebebini bilmedikleri için seferleri iptal ettiklerini açıklamışlar.17 bin 100 metre yüksekliğe kadar çıkabilen bu uçakların Fransa'nın gururu olduğu belirtilmiş haberde.İçişleri Bakanı Tantan, yeni hazırlanan Valiler kararnamesinde, torpil isteyen Kütahya Valisi'ni merkeze almış. İzmir Valisi olmak istemiş Utku Acun.DSP konvoyunun Şanlıurfa'ya sokulmamasından sorumlu tutulan Vali Şahabettin Harput ve Emniyet Müdürü Orhan Okur da merkeze alınanlar listesinde yer alıyormuş. İzmir Valisi de, Balıkesir Valiliği görevini yürüten Alaaddin Yüksel olacakmış.Kadından sorumlu Devlet Bakanı Hasan Gemici, dayak yiyen eşleri kurtarmak için bir yasa tasarısı hazırlamış. Karısını döven kocaya verilen hapis cezası ertelenemeyecek ve paraya çevrilemeyecekmiş bu tasarıya göre.MİLLİYETUçak kazası, bu gazetede de manşette. "Sesten hızlı facia" denmiş. En güvenli uçak olarak nitelendirilen Concorde'un, Paris'te bir bahçeye çakıldığı yazıyor.Uçağın düşüşüne tanık olanlar anlatmış faciayı. "Uçak bir ateş topu haline geldi, sanki mini bir atom bombasıydı""demişler. Bir şoför de, "Uçak alevler içinde yaklaşık 30 metre üstümüzden geçti, bir anda her yer simsiyah duman oldu" diye anlatıyormuş.Uçak havalanırken motorlarından biri alev almış. Dönmek istediği sırada da alevler her yeri sarmış. Düştüğü otelin bahçesinde bulunan 4 kişi de yanarak ölmüş.3,5 saatte okyanusu aşabilen bu uçaklara binmenin bedelinin 10 bin dolar olduğu belirtiliyor. Yani zenginlerin uçağıymış bunlar. Kullanılmaya başladığı 24 yıldan beri de ilk kez kaza yaptığı belirtilmiş.Umur Talu, Paris'te kitapçı vitrinlerine bakarken duymuş kaza haberini. Hem de İstanbul'dan. Çevredekilerin hepsinin de büyük ihtimalle 'Fransız!" olduğunu yazmış olaya.Concorde uçaklarının, ABD havacılık ve uzay teknolojisine ilk başkaldırısı olduğunu belirtiyor, İngiliz ve Fransızların. Uzun süre bu uçakları kabullenememiş ABD. 'Ne uçak- ne füze' diye nitelemiş Talu bu aleti.Uçağın çakıldığı küçük kasabanın spor salonunun adı Jack Brel'miş. "Ki Brel, bu kadar 'hızlısı' olmasa dahi nice ölümlerin, ebedi ayrılıkların şarkılarını söyleyip durmuştu... Düşten düşüşe kadar" diye bitirmiş yazısını.Hapis cezası alan Erbakan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuş. "Bu sözleri yuttu" denilen başlığın altında, Erbakan'ın bugüne kadar Avrupa hakkında açıkladığı düşünceleri yer alıyor. "Batı bize homoseksüelliği getirecek", "Ortak Pazar'ın adı, Avrupa mandası", "Avrupa bizi kapıdaki kazığa bağlıyor", "Batı'yı, gavurları örnek alıyorlar."Yapılan başvuruyu Şevket Kazan açıklamış. İlk kez bir başvuruda, önce infazın durdurulmasının istendiği de belirtiliyor haberde.SABAHUçak kazası manşette. "Condorde düştü" deniyor.100 kişinin rüya gibi bir tatile çıktığı belirtilen haberde, yolcuların önce New York'a gidip oradan da gemiyle Güney Amerika turu yapacakları yazılıyor. Ancak hayalleri 2 dakikada suya düşmüş ve alev topuna dönüşmüşler.Paris yakınlarındaki Roissy Havaalanı'ndan kalkan uçağın önce sol motoru yanmaya başlamış. Tarlaya düşen uçak sürüklenerek bir otele çarpmış. Uçakta bulunan yolcuların yanı sıra, uçağın düştüğü yerdeki 4 kişinin de öldüğü bildiriliyor.Bu geziye katılanlar 8 bin ila 22 bin mark ödemişler kişi başına."Kıbrıs'ı böyle batırdılar" başlıklı haberde de, son yaşanan 'Banka krizi'nin nedenleri anlatıyor. Bu krizin, yaşanan ekonomik çöküşü tüm çıplaklığı ile ortaya koyduğu belirtilmiş.Bağımsızlığını ilan ettiği 1983 yılından beri Ankara'nın mali desteği ile ayakta duran Kıbrıs, 1997 yılında Ankara'nın önerdiği kurtuluş reçetesini uygulamakta geciktiği için düşmüş bu hale. (İnsanın aklına 'Kelin ilacı olsa... diye başlayan bir atasözü geliyor ama!)Geçen yıl Aralık ayında Türkiye'de yapılan banka operasyonunun KKTC'ye de sıçradığı yazılmış. İçi boşaltılan bankalar bir bir batmaya başlamış orada da. Yani 'Kriz geliyorum'.Dün toprağa verilen Cenk Koray'ın cenaze töreninin ayrıntıları da yer alıyor ilk sayfada. Sevenleri tarafından, dört ayrı yerde yapılan törenlerle uğurlanmış Koray.19 ay sonra ilk kez Bakanlar Kurulu'na katılan Mesut Yılmaz'a bir 'hoş geldin' jesti yapmış ortakları. Ecevit ve Bahçeli, ANAP liderini odasından almışlar toplantı için.ANAP, YÖK Kanunu'nda değişiklik teklifi hazırlamış. Rektörlerin, yapılan seçim sonrasında en çok oyu alan iki aday arasından seçilmesi şartını getiriyormuş bu teklif.RADİKALBaşbakan dün, Akkuyu'da yapılması planlanan nükleer santral projesinin, maliyet ve güvenlik nedenleriyle rafa kaldırıldığını açıklamıştı. Radikal Gazetesi, bu haberi manşetine taşımış. "Akkuyu Ecevit mavisi" deniyor.Açıklamada doğalgaz ve hidroelektrik yatırımların artırılacağı, ruzgâr ve güneş enerjisi alternatiflerine de ağırlık verileceği belirtiliyordu Başbakan tarafından.Esas konu, ekonomik istikrar paketinin bozulabileceği anladığım kadarıyla. Yoksa ortada nükleer santralara karşı olma durumu falan yok. Bu karara ANAP tepki göstermiş. "Büyük projeleri erteleme lüksümüz yok" diyorlarmış.Rektör atamaları krizi konusundaki gelişmelerde ilk sayfada yer alıyor. Haberin başlığı, "Liste de aynı Köşk de" Adaylıktan çekilen Dokuz Eylül Üniversitesi profesörlerinden Orhan Uslu ve Güzin Gökmen'in resmi istifalarını beklemeden, listeyi aynen Köşk'e yollamış YÖK. Sezer de bu üniversitesinin listesini anında veto etmiş.Bu iki profesörün Köşk'e yolladığı ancak YÖK'ün dikkate almadığı istifa telgraflarını da eklemiş veto yazısına Cumhurbaşkanı.Düşen Concorde uçağının haberi de ilk sayfada yer almış. Dünyanın en güvenli uçağı olarak bilinen bu uçağın, 113 kişinin yaşamına mal olduğu yazılıyor.Mehmet Y. Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun MGK'daki sivil üye sayısı ile ilgili sözlerinin farklı yorumlanabileceğini yazıyor. "MGK, demokratikleşmeye karşı değil" denilebilir. Ya da, "sivil sayısı isterse 100 kişi olsun, biz yine istediğimiz kararı aldırabiliriz" demek istediği de düşünülebilir. Ve bu iki yorumun da Türkiye gerçeklerine ters düşmediğini belirtmiş Yılmaz.Bu kurul kararlarını oylama yapmadan, oy birliği ile alabiliyorsa, üç olasılık var Yılmaz'a göre. İlki, siviller iyi hazırlanmadan giriyor bu kurula ve hazırlıklı olan askerler onları her seferinde ikna ediyor.İkinci olasılık, her ikisi de aynı şeyleri düşünüyor ve kimsenin kimseyi ikna etmesi gerekmiyor. Son olarak da, askerleri küstürmek istemeyen siviller, aynı şeyi düşünmeseler bile ses çıkarmıyorlar.Bu durumda Kıvrıkoğlu'nun haklı olduğunu yazmış Yılmaz. 100 sivil üye olsa da, nasıl olsa istedikleri kararları aldırmakta zorlanmayacak askerler.CUMHURİYET"Nükleer proje iptal" deniyor manşetteki haberde. Ecevit'in, nükleer santral ihalesinin 'şimdilik gereksiz olduğuna' karar verildiğini açıkladığı belirtilmiş."Doğalgaz ve hidroelektrik enerji projelerimize yeterli iç ve dış kaynak sağlayabilirsek, yakın gelecekte nükleer enerjiye gereksinmemiz olmayacak demektir" diye konuşmuş Başbakan.Nükleer santral karşıtı çevreler, bu kararı 'geçici zafer' olarak nitelemişler. Akkuyu'da, 3-9 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan Ulusal Gençlik Kampı'nın, bu nedenle bir şenlik haline dönüşeceği yazılıyor haberde.Kültür Bakanı İstemihan Talay, Koruma Yüksek Kurulu'ndan, SİT alanlarında ruzgar santralı kurulabilmesine imkan veren ilke kararının çıktığını açıklamış.Satılacak termik santrallerin faturasının da halka çıkacağı yazılıyor bir başka başlıkta. 9 santral, 2 yıllık karları karşılığı veriliyormuş özel şirketlere.Camp David doruğu başarısız olmuş. 15 gündür süren görüşmelerin anlaşmaya varılamadan bittiği yazılıyor. En büyük anlaşmazlık konusu da, tabii ki Kudüs olmuş. Barak ve Arafat, Washington'dan ayrılmaya hazırlanıyorlarmış.Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, F tipi cezaevlerini hemen açmayacaklarını söylemiş. Önce hukuksal altyapıyı tamamlayacaklarmış.Terörle Mücadele Yasası'nın 16. maddesi değiştirilerek infaz hakimliği getirilecekmiş önce. Bu cezaevleri ile olarak mahkum yakınlarıyla da görüşeceğini söylemiş Türk.Paris'te meydana gelen uçak kazasının haberi de yer alıyor ilk sayfada. Kazanın, uçağın kalkışından 5 dakika sonra meydana geldiği yazılıyor.İyi günler...Asuman ALPASLAN - 26 Temmuz 2000, Çarşamba
False