GeriGündem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

HÜRRİYETRadikal dinci Akit Gazetesi'nde, Güven Erkaya'nın ölümü ardından yazılanlar, "Bu nasıl Müslümanlık?" manşeti ile veriliyor gazetede.Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Erkaya'nın aşırı alkol yüzünden bağırsak kanseri olduğu ve öldüğü yazılarak, "Hakkımızı helal etmiyoruz" demişler. Batı Çalışma grubunun mimarı olduğu için helal etmiyorlarmış haklarını.Onun yüzünden bir çok insan eşini, işini ve istikbalini kaybetmiş. Başörtülü öğrencilerin gözyaşları dinmemiş. Nasıl helal ederlermiş haklarını?Yeni Şafak Gazetesi'nin yayınlarının da aynı doğrultuda olduğu yazılmış haberde. Bu gazetede, Çevik Bir'in de kamuoyundan saklanan önemli bir hastalığı olduğu ve Amerika'da tedavi gördüğü iddia ediliyormuş.Futbolcu Sergen Yalçın, milli takımın Portekiz'e yenilerek şampiyonadan elenmesinin nedeni olarak Mustafa Denizli'nin 'çağdışı' olmasını göstermiş. Takımı Rıza Çalımbay'ın hazırlaması halinde finale çıkacaklarını iddia ediyormuş.Bazılarına aile babası, bazılarına da üvey evlat muamelesi yapmış Denizli milli takımda. Kendisinin 'formsuz' olduğunu kabul etmeyen Sergen, bu takıma çağırılan bir futbolcunun nasıl formsuz olduğunu anlayamıyormuş.Haberde başka bazı futbolcuların da, Sergen gibi düşündüğünün öğrenildiği yazılıyor.Kartal Cezaevi'nde Çakıcı'yı ziyarete gelen avukat Şeyda Yıldırım'ın cüzdanından, fotoğrafın arkasına yapıştırılmış bir 'sim kart' çıkmış. Çakıcı'yı sık ziyaret ettiği için aralarında ilişki olduğu dedikoduları çıkmış daha önce. Kardeş Çakıcı'nın uyarısı ile bu ziyaretlerin azaltıldığı belirtiliyor.Cuma akşamı yapılan ziyaret girişinde 'X ray' cihazının sinyal vermesi üzerine yakalanmış bu kart ve tutanak tutularak soruşturma başlatılmış.İnsanın genetik haritasının çizimi tamamlanmış. ABD Başkanı Bill Clinton, bugün bu konuda tarihi bir açıklama yapacakmış. Haberin başlığında, insanların artık 1200 yıl yaşayacağı yazılıyor...MİLLİYETSosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda ortaya çıkarılan yolsuzluk manşette. "Gitti yetimin hakkı" denmiş.Kurumda inceleme yapan müfettişler, 113 memurun mal varlığında büyük artış olduğunu tespit etmişler. Bu artışın, kamu bütçesinden sağlandığı ortaya çıkmış. Yolsuzluk, Yapı İşleri Dairesinde yoğunlaşıyormuş. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, müfettişlerin suç duyurusu üzerine soruşturma açmış.Karayolları Genel Müdürlüğü, motorlu taşıtların teknik muayenelerini özel şirketlere devretmeye hazırlanıyormuş. Genel Müdür Yiğit, devletin sistemin işleyişini denetleyeceğini, muayene bedelini tespit edeceğini açıklamış. Özel şirketler muayene başına belli bir ücret alacak, belli şartlara sahip şirketlerin, alet ve cihazları getirtebilmeleri için kredi kullanmaları sağlanacakmış...Mustafa Denizli içini Milliyet'e dökmüş. Milli takımdaki son maçı olan Portekiz maçının, ömrünün 5 yılını aldığını söylüyor. Maç sonucundan yıkıldığını belirten teknik direktör, kolayı başaramadıklarını söylüyor. Alpay'a gösterilen kartı ağır bulan Denizli, Sergen'in fizik kondisyonunun yeterli olmayabileceğini belirtmiş.Hem kadın, hem Kürt olan hem de rock söyleyen bir isimle yapılan söyleşi de var ilk sayfada. Rojin."Ya Hep Ya Hiç" adlı bir albüm çıkarmış. Albüm Türkçe ve sözleri cinsel çağrışımlar içeriyormuş.Yaptığı müziğin Güneydoğu'da kabul görüp göremeyeceği sorusuna, "Tabii başı örtülü kadınlar hemen kafa sallamayacaktır. Ama albümün en çok sattığı yer de orası" diye cevap veriyor.Annesi Lübnan'lı babası Nusaybin'li olan Rojin, ailesinin kendisinin 'fahişe' olacağından endişe ettiğini söylüyor.SABAHEskişehir Cezaevi Müdürü, Çakıcı'nın adamı Adnan Çiçek'in kendisi hakkında 'vur emri' verdiğini öğrenince kaçmış.Eskişehir Cezaevinde yatan Çiçek, görüş sırasında bir akrabasına vermiş bu emri. Bu görüşme banda kaydedildiği için Müdür öğrenmiş. Dehşete düşen C. T. Adalet Bakanlığı ve Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı'ndan can güvenliğinin korunmasını istemiş. Kendisine hemen 2 koruma verilmiş ama bunu yeterli bulmayan Müdür izin alarak Eskişehir'i terk etmiş.Müdürün can güvenliği nedeniyle izin dönüşü başka bir yere tayini bekleniyormuş.Türk-Yunan dostluğunun geliştirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklenmiş. 2. Havacılık Şenlikleri İstanbul'da başlamış. İBDA-C'nin lideri Salih Mirzabeyoğlu, dün kaldığı koğuşta intihara kalkışmış. Kendini asmaya çalışan Mirzabeyoğlu'nun aynı koğuşta kaldığı arkadaşı M. Fazıl Arslantürk tarafından son anda kurtarıldığı yazılıyor haberde.Olayı duyan diğer örgüt mensupları, koğuşlarda slogan atıp ateş yakarak olayı protesto etmişler.1999 yılında cep telefonu faturalarına yaklaşık 2.1 milyar dolar ödenmiş. Haberde Türkiye'nin bu alanda en hızlı gelişen pazarlardan biri olduğu yazılıyor.Geçen hafta Mayıs ayı bütçe sonuçları ile imalat sanayii kapasite kullanım oranları açıklanmış. Veriler olumlu ama siyaset olumsuzmuş.RADİKALYargı, 'derin devlette asker de var' sözünü suç saymamış. "Asker de eleştirilebilir" denmiş manşette.Nurullah Aydın, yazdığı kitapta, derin devleti oluşturan yapıya askerinde dahil olduğunu söyleyince hakkında dava açılmış. Öğretim görevlisi olan Aydın kitabında şöyle diyormuş."Silah gücünü istismar eden oligarşik güç karşısında sessiz çoğunluğun sesi cılız bırakılmaktadır. Mafya, medya, sermaye, bürokrasi ve asker ilişkisi, derin devlet denen bu oligarşik yapının temellerini oluşturmaktadır."Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, kitapta hakaret değil eleştiri olduğuna karar vermiş. Bu eleştirilerin de, halkı yakından ilgilendirdiğini söylemiş. Bu kitabını bazı devlet adamlarına gönderen Nurullah Aydın, bu kişiler tarafından da kutlanmış. Süleyman Demirel, A. Necdet Sezer, İsmail Cem kutlayanlar arasında.Meclis'te yapılan Yüce Divan oylamalarının hükümeti etkilemeyeceğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli, ortağı Mesut Yılmaz'ın hükümete girmesine karşı olmadığını açıklamış."Sorumluluk dönemlerini politik miyoplukla geçirenler ve buna 'devlet idaresi' adını verenlerin, bugün bize söylediklerinin hiçbir anlamı yoktur" Yüce Divan konusundaki tavırlarını eleştirenlere söylemiş bunları da Bahçeli."Partisi hükümetteyken Yılmaz'ın kabineye girmesine niye karşı olalım?" diye de sormuş.Kartal Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş'in intihar teşebbüsü, bu gazetenin de ilk sayfasında yer alıyor. Yalnız bu gazetede, ip koptuğu için intiharın gerçekleşemediği yazılmış. İp kopunca düşen militanın kafasına 4 dikiş atılmış.Bu hafta Neşe Düzel'in konuğu olan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, Bakanlığa ayrılan bütçenin azlığından yakınmış. CUMHURİYETHazinenin yayınladığı "Dünden Bugüne Dış Borçlarımız" araştırmasının sonuçları manşette bugün. "Dış borç katlanıyor" denmiş.1950'den beri uygulanan politikalar sonucu, borcu borçla öder hale gelmişiz. İlk kez o yıl çıkan bir yasayla Maliye Bakanlığı'na 300 milyon liraya kadar yabancı sermaye yatırımları garanti edebilme yetkisi tanınmış. 1954 yılında da, Yabancı Sermaye Kanunu çıkmış.Ancak beklenen sermaye gelmeyince 1958 yılında moratoryum ilan edilmiş. Bunun sonucunda da, 1950 yılında 277 milyon dolar olan dış borç, 1999 yılı sonunda 111 milyar 215 milyon dolara ulaşmış!Dışişleri Bakanı İsmail Cem, AB kurallarına uyulması gerektiğini söyleyerek, "Türkiye yenilenmeli" demiş.Türkiye, Avrasya coğrafyasında da merkezi, belirleyici konumda olacakmış. Doğu ve Batı arasında köprü oluşumuzun da, hem Doğu'yu hem de Batı'yı anlamamızda büyük şans olduğunu söylüyor Cem.26 Haziran, BM tarafından 1997 yılından bu yana İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü olarak kabul ediliyormuş. Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilcisi Prof. Dr. Veli Lök, işkencecilerinin cezasız kalmasının, "İşkencecilerin kendi başlarına hareket etmediklerini, aynı merkezlerde eğitildiklerini, ceza muafiyeti konusunda güvence aldıklarını ve korunduklarını" gösterdiğini söylemiş."Ulusal Takıma alkış" deniyor bir başka başlıkta da. Avrupa'nın ilk 8 takımı arasına girmeleri, Almanya, İngiltere ve Danimarka gibi ekol ülkeleri geride bırakmaları alkışlanmış. Mustafa Balbay, bir başka skoru değerlendirmiş. "Nuriş:4 - Çakıcı:1" diyor. Mafya örgütlenmesi konusunda Avrupa'da çeyrek değil, yarı finali bile rahat geçebileceğimizi yazmış. Bugünler de F tipi cezaevleri gündem de ya! Koğuş tipi cezaevlerinin ağalık sisteminin kurulmasına yol açtığını söylüyor yetkililer ya!Balbay hatırlatıyor. Çakıcı ve Nuriş oda tipi cezaevinde. "Sorun inşaatta mı, yönetimde mi?" böyle bitirmiş yazısını...İyi haftalar...Asuman ALPASLAN - 26 Haziran 2000, Pazartesi