GeriGündem 53. yıl mesajları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    25
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

53. yıl mesajları

53. yıl mesajları
refid:28854246 ilişkili resim dosyası

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan dün mahkemenin 53. kuruluş yıldönümünde ilk kez yaptığı açış konuşmasında ‘paralel yargı’, vesayet, yeni anayasa ve bireysel başvuru konusunda çarpıcı mesajlar verdi.

“Aklını ve vicdanını başkalarına kiralayan veya iradesine ipotek konmasına izin veren kişiden hâkim olamaz. Demokrasiler için yürütmenin sınır tanımaz tavrı ne kadar tehlikeliyse yargının jüristokratik tavrı da o kadar tehlikelidir. Siyasetin yargısallaşması ise demokrasinin sonu olur” diyen Arslan, özetle şunları söyledi:

YARGI VESAYET ORGANI OLAMAZ

“Fikri ve vicdanı hür olmayandan hâkim olmaz. Aklını ve vicdanını başkalarına kiralayan veya iradesine ipotek konmasına izin veren kişiden hâkim olamaz. Hukuk devletinde uzaktan kumandalı yargı da yargıç da düşünülemez. Yargının kurumsal anlamda siyasal organların etkisi altında kalması ve siyasi mülahazalar ekseninde ayrışması büyük bir tehlikedir. Bu anlamda yargının siyasallaşması, hukuk devletinin sonu olur. Adaletin tesisi gibi son derece ağır bir yükü taşıyan yargının, bu yükünün altından hakkıyla kalkabilmesinin ve kendisinden beklenen işlevi yerine getirebilmesinin yolu ‘vesayet’ kavramıyla yüzleşmesinden geçmektedir. Diğer yandan yargının bir vesayet organı gibi davranarak siyaseten alınması gereken kararları alması da siyasetin yargısallaşması tehlikesini doğurur. Siyasetin yargısallaşması ise demokrasinin sonu olur. Dolayısıyla yargının siyasallaşması ve siyasetin yargısallaşması demokratik hukuk devleti için aynı ölçüde tehlikelidir.

SİYASET MÜHENDİSLİĞİ YAPAMAZ

Kendisini sistemin sahibi ve nihai koruyucusu olarak gören ve bu nedenle kendisi dışındaki herkese ve her şeye ayar veren bir yargı anlayışı kabul edilemez. Demokratik toplumlarda yargıya düşen görev, topluma ve siyasete nizam vermek değil, hukuk kurallarını adalet süzgecinden geçirerek uygulamak, bu suretle uyuşmazlıkları çözmektir. Ancak bu durumda yargı ve yargıç temel hak ve özgürlüklerin teminatı olabilir. Yargı, toplum ve siyaset mühendisliğine soyunan bir vesayet kurumu olarak işlev göremez, görmemelidir. Kendisini sistemin sahibi ve nihai koruyucusu olarak gören ve bu nedenle kendisi dışındaki herkese ve her şeye ayar veren bir yargı anlayışı kabul edilemez.

GÜÇLER AYRILIĞI OLMAZSA OLMAZDIR

Yeni anayasa kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Kopyala-yapıştır yöntemiyle yeni anayasa yapılması ne kadar yanlışsa, güçler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, insan hakları, çoğulculuk gibi demokratik anayasaların olmazsa olmaz unsurlarını dikkate almadan bir anayasa yapmaya çalışmak da o derece yanlış olur. Toplumsal bünyemizi ve siyasal kültürümüzü de dikkate alarak, güçler ayrılığına dayalı iyi ve etkin işleyen bir sistem kuran, demokratik ve özgürlükçü bir anayasa yapılabilmesi mümkündür.

BİREYSEL BAŞVURU ÖNEMLİ

Bugün itibarıyla elimizdeki bireysel başvuru sayısı 18 bin 9’dur. 23 Eylül 2012’den bu yana toplam 20 bin 689 başvuru sonuçlandırılmıştır. Esastan incelenen 637 başvurudan 572’sinde ihlal tespit edilmiştir. Buna göre mahkememiz esastan incelemeye değer gördüğü başvuruların yaklaşık yüzde 90’ında ihlal kararı vermiştir.

Bireysel başvurunun, yeni ve süper bir temyiz imkânı sunmadığının herkes tarafından anlaşılması gerekmektedir. Tüm zorluklara rağmen bireysel başvuru, ülkemizin hak ve özgürlükler standardının yükseltilmesinde, Anayasa Mahkemesi’nin ve belki de tüm yargı sisteminin dönüşümünde önemli bir işlev görmektedir.”

NOTLAR

2.20 METRELİK İNİŞ

ANAYASA Mahkemesi’nin (AYM) yeni başkanı Zühtü Arslan, Yüce Divan Salonu’ndaki oturma düzenini değiştirdi. Eski Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu’nun iki yıl önceki törende esprili bir dille, “Yükseklerden bir tıkırtı duydum. ‘Eyvah Hazreti İsa gökten iniyor herhalde’ dedim. Başkanıma sordum, ‘Onların tarzı öyle, burada oturuyorlar. Burası duruşma salonu’ dedi” diye eleştirdiği oturma düzeninin değiştiği, dünkü 53. kuruluş yıldönümü töreninde ortaya çıktı. Tadilatla AYM üyelerinin oturduğu kürsünün 2 metre 20 santimetre aşağı indirildiği ve raportörlerin eskiden oturduğu seviyeye getirildiği bildirildi.
Törende TBMM’nin, Sayıştay kontenjanından, eski Başkan Haşim Kılıç’tan boşalan üyeliğe seçtiği Rıdvan Güleç ant içip cübbe giyerken, AYM üyeleri yeni düzende oturdu. Üyeler, tören sonrası da kürsüden inerek, salonda devlet zirvesinden konuklarla birlikte Arslan’ın konuşmasını dinledi.

MUHALEFET LİDERLERİ YOK

Törene Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Numan Kurtulmuş, Yalçın Akdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, YSK Başkanı Sadi Güven, Adalet Bakanı Kenan İpek, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz katıldı. CHP’yi ise Grup Başkanvekili Levent Gök temsil etti.
Arslan konuşmasında Mevlana’nın “Ne olursan ol yine gel”, Hacı Bektaş Veli’nin “Okunacak en büyük kitap insandır” sözlerinden alıntı yaptı. Arslan’ın 32 sayfalık konuşma kitapçığının yeni anayasa sürecine ilişkin bölümünde bir de Slavoj Zizek’in bir fıkrası vardı. Ancak Arslan fıkrayı okumadı.

AYM’ye yeni üye

53. yıl mesajları

TÖRENDE yeni Anayasa Mahkemesi üyesi Rıdvan Güleç (50) ant içip cübbe giydi. Güleç, daha sonra, töreni izleyen ailesiyle birlikte tebrikleri kabul etti. Anayasa Mahkemesi’nin 53. kuruluş yıldönümü toplantısında bazı üyeler, eski AYM Başkanı Tülay Tuğcu’nun elini öptü.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle