GeriGündem 34wer
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

34wer

34wer
refid:9743495 ilişkili resim dosyası

Osmaniye'deki ezgilerin dünya çapinda bilinmesine büyük katkısı bulunan dünyaca ünlü Macar bestekar Budun müzik biliminin kurucularından biri olarak bilinen Bela Bartok'un anısına 2 Şubat’ta Osmaniye Bela Bartok Müzesi açılıyor.

Bundan tam 74 yıl önce Atatürk'ün talimatıyla “çoksesli müziğin” yaygınlaşması ve gelişmesi amacıyla kurduğu konservatuar, opera ve Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası yabancı müzisyenler Türkiye’ye davet edildi. Davet edilenler arasında ise Macar müziğinin en önemli kişilerinden biri olan bestekâr Béla Bartok da vardı. Bartok, 1936 Kasım ayında klasik batı müziğinde yapıtlar vermiş bir Türk bağdarı, müzik eğitimcisi olan Ahmet Adnan Saygun ile birlikte başta Osmaniye olmak üzere pek çok yerleşim yerini kağnı üzerinde gezdiler. Hasta olmasına rağmen gezi

/images/100/0x0/55eb66a5f018fbb8f8beb89d
sırasında türkülerimize hayran olan Bartok, köylerde halk müziği derlemelerini yapar. O dönemin cihazlarından fonograf ses kayıt silindiri ile de bu derlemelerin ses kayıtlarını gerçeklerştirir. Bazı türkülere derleme yapar, ses kayıtlarını tekrarlar. Bunlardan 65 tanesi Budapeşte Etnografya Müzesi’nde sergileniyor.Şimdi ise 2 Şubat salı günü Osmaniye’de "Bela Bartok Müzesi ve Daimi Sergisi" açılıyor. Müzede Bartok ile ilgili çeşitli görsellerin yanı sıra Macar radyosunda 1937 yılında yaptığı Türkiye gezisi konuşmasının kendi sesinden kayıtları da ziyaretçiler tarafından dinleyebilecek.

Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Istvan Szabo, Vali Celalettin Cerrah ve Belediye Başkanı Kadir Kara’nın açılışta konuştukları, iki ülkenin kültür bakanları İstvan Hiller ve Ertuğrul Günay da olacak.

 

34wer

 

BELA BARTOK KİMDİR?

/images/100/0x0/55eb66a5f018fbb8f8beb8a1
Bela (1881-1945). Çağının en büyük müzik ustalarından biri olduğu herkesçe kabul edilen Bela Bartok bir Macar bestecidir. Schönberg ve Stravinski gibi, o da yeni armoni yöntemleri araştırdı. 1881'de, o yıllarda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde bulunan Nagyszentmiklos'ta dünyaya gelen Bela Bartök, ilk müzik eğitimini annesinden aldı. Daha sonraları piyano ve bestecilik eğitimi için Budapeşte'ye gitti ve piyano konserleri yanında piyano dersleri de vererek geçimini sağladı.

Bartok, 1905'te Macaristan, Bulgaristan ve Romanya köylülerinin ezgileriyle ilgili araştırmalara başladı. Bu halk müziği örnekleri, geleneksel Avrupa müziğindeki alışılagelmiş armoni kurallarına uymuyordu. Bartok bestelerinde halk müziği öğelerine yer vermeye başladı. Kendi ülkelerinin halk müziğini kullanan öbür besteciler gibi, o da Macar halkının yaşam gücünü seslendirmek ve ulusal bir müzik biçemi yaratmak istiyordu. Bartok ile arkadaşı besteci Zoltân Kodâly'nin çalışmaları bu yönde başarıyla gelişti ve halk müziği konusundaki araştırmalara hız kazandırdı.

Halk şarkıları ve geleneksel köy ezgilerini derlemek için birçok araştırma ve inceleme gezisine çıkan Bartok'un besteleri, anayurdunun halk müziğinde bulduğu müzik tekniklerinden esinler taşır. Bu özelliği, onun bestelerinin 20. yüzyılın en özgün ve ilginç yapıtları arasında yer almasını sağlamıştır.

Bartok 1936'da, Ankara Halkevi'nin çağrılısı olarak Türkiye'ye geldi ve müzik üzerine üç konferans verdi. Ayrıca Adana dolaylarında derlediği 90 kadar Türk melodisini notaya geçirdi. 1940'ta ABD'ye göç etmeden önce, yıllarca süren araştırmalarının ürünü olan Macar halk müziği derlemesini yayımladı. Ne var ki, ABD'ye uyum sağlamakta güçlük çekti ve sağlığı bozuldu. New York'ta yokluk içinde 26 Eylül 1945'te öldü.

Bartok'un en önemli yapıtları Altıncı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, İki Piyano ve Vurmalı Çalgılar İçin Sonat ile piyano ve keman için iki sonattır. Bunların yanında piyano için üç ve keman için iki konçertosu vardır. Bartök öncelikle sahnelenmeye yönelik yapıtlar üreten bir besteci olmamakla birlikte bestelediği Mavi Sakal'ın Şatosu operası, Tahta Prens balesi ve Harika Mandarin pantomimi, benzersiz güzellikte bölümler içerir. Genç piyanistler için de, 150 küçük çalışma parçasını kapsayan, Mikrokosmos adlı bir derlemesi vardır. Bu parçalar, "Tilki'nin Şarkısı" ve "Bir Sineğin Günlüğü'nden" gibi adlar taşır

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle