Seçim anketinde manipülasyon iddiası

Güncelleme Tarihi:

Seçim anketinde manipülasyon iddiası
Oluşturulma Tarihi: Şubat 07, 2014 10:54

TÜRKİYE internete düşen bir ses kaydıyla seçim anketi manipülasyonunu tartışmaya başladı. Habertürk Gazetesi ve kamuoyu araştırma şirketi Konsensus işbirliğiyle yapılan ve Mart 2013’te yayınlanan ankette, BDP’ye MHP’den oy kaydırıldığı iddiası, gazetenin Yönetim Kurulu Başkanvekili Fatih Saraç ile Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı arasında geçtiği ileri sürülen bir telefon konuşmasına dayandırıldı. Ancak Altaylı ve Konsensus yöneticisi Murat Sarı, bu iddiayı yalanladılar.

Haberin Devamı

ANKETTE MANİPÜLASYON
Manipülasyon iddiaları Habertürk Gazetesi'nde yayınlanan “Türkiye Gündemi Mart 2013-İmralı ile Görüşmeler” başlıklı kamuoyu araştırmasıyla ilgili. Söz konusu iddiaya ilişkin haber ve ses kayıtları da internet ve sosyal paylaşım sitelerine yansıdı. Ses kayıtlarındaki diyalogların Habertürk Gazetesi'nin Yönetim Kurulu Başkanvekili Mehmet Fatih Saraç ile gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’ya ait olduğu ileri sürüldü.

Tapelerde, Fatih Saraç Kısıklı’dayken Fatih Altaylı tarafından aranıyor. Fatih Altaylı’ya ait olduğu öne sürülen ses kaydında “Diyorum ki bu anketin BDP ile olan bölümünü ben biraz anket şirketiyle konuşsam. 2 puan yüksek göstersek ne dersin” sözlerine Fatih Saraç, “MHP’ninkini alıp oraya koyun” ifadesiyle karşılık veriyor. Bunun üzerine Altaylı, “İşte biz kararsızlardan biraz aktarırım, biraz MHP’den aktartırım falan manipülasyon yapayım” diyor. İddiaya göre Saraç, bu konuşmasının ardından Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı arayıp konuyla ilgili bilgi verdikten sonra Fatih Altaylı ile bir kez daha görüşüyor.

Haberin Devamı

İDDİALAR ÜZERİNE CANLI YAYINDA KONUŞTU

İddialar üzerine Artı Bir TV’ye konuşan Fatih Altaylı, ankette manipülasyon yapmadıklarını, ses kaydının montajlanmış olduğunu ileri sürerek şunları söyledi:
''Anketi aynen yayınladık. MHP’de de yükseliş o ankette de kabak gibi görülüyor. Daha sonra AKP’de 6 puanlık düşüş vardı. 54’ten 48’e düştü. Fatih Saraç’ın kime ne dediğini bilemem. Ben ona kefil olamam. Herkes onlardan birisinin yanında olmanızı istiyor. Biz bu kavgayı üzülerek izliyoruz. Biz hiçbir şeyde oynamadık. Oynamamız söz konusu olamaz. Bunun montajlanması beni üzdü. BDP’deki düşüşle ilgili bir talep var ve biz de bakarız demişiz. Ama kayıtları kesip birleştirmişler.''

İşte Fatih Altaylı'nın +1 TV'de Mirgün Cabas'ın programına telefonla katılıp konuyla ilgili sorulara verdiği yanıtlar:

ŞİMDİ KİMSE HATIRLAMAK İSTEMİYOR
Cabas: Bu yapılan şeyle senin söylediğin biçimiyle çarpıtılarak yansıtılan şeyle maksat hasıl oldu mu olmadı mı?
Altaylı: Şimdi oradaki maksat şu; Bir bizi bu kavgada herkes bir taraf yapmak istiyor. Herkes bizim Habertürk etkili bir gazete olduğu için kendi yanında yer almamızı istiyor. Habertürk de inat ve ısrarla kimsenin yanında yer almıyor. Bak Mirgün benim ödediğim bedeli ve bu grubun ödediği bedeli Türkiye'de kimse ödemedi. Şimdi kimse hatırlamak istemiyor, medyanın en büyük utançlarından biri olduğu için. 2007 yılında benim başında bulunduğum gazeteye bu hükümet döneminde ya da bu siyasi iktidar döneminde el kondu ya bunu niye kimse hatırlamıyor? 1.4 milyar dolarlık satış bedeli ile halka arza hazırlanan bir medya grubuna el kondu sahte bir belge ile. Ve biz bu belgenin sahteliğini kanıtladık. Mahkeme kararı almamıza rağmen kimse bununla ilgili ağzını açıp niye hatırlatmıyor bunu? Medyada Fatih Altaylı'nın ve Ciner Grubu'nun ödediği bedeli kim ödedi? Bunu niye kimse hatırlamak istemiyor? Çünkü herkesin ayıbı var, orada herkes sustu o gün. Kimse ağzını açıp tek kelime etmedi. Benim gazetem bir 1 Nisan sabahı elimden uçarken.

Haberin Devamı

FATİH SARAÇ İSMİNİN GEÇTİĞİ TAPE'LER
Cabas: Şimdi bütün bu süreç içinde patronlar da kendilerine göre önlemler aldılar.
Kadroları değiştirmek, arada hükümetle iyi ilişkileri olan kişileri yükseltmek ya da dışarıdan onları getirip oraya monte etmek gibi. İki defadır Fatih Saraç'ın isminin girdiği tapeler var. Bunlardan bir tanesi televizyonda altyazının kaldırılması, onunla da ilgili birkaç tane tape arka arkaya çıktı. İşte önce alınması talimatı, sonra hesabını sorması, sonra ne yapacağız diye yöntem arayışı, kalıcı bir yöntem arayışı. Bunlar da aslına bakarsan bu sürecin bir başlangıcı. Fatih Saraç'ın oradaki işlevi ne? Yani kısa bir süre öncesine kadar bir sene öncesine kadar yoktu orada öyle biri...

Haberin Devamı

ONU FATİH SARAÇ'A SORACAKSINIZ

Altaylı: Galiba 1.5 senedir bizim grubun yönetiminde. Mirgün'cüm bunu Fatih Saraç'a soracaksınız. Benim başkası hakkında herhangi bir şey söylemem doğru bir tavır değildir. Sonuç olarak Fatih Saraç'ı o göreve getiren ben değilim. Öyle bir yetkim yok, öyle bir şeyim yok. Ben sadece orada gazeteden sorumluyum. Gazetenin yayın politikasından daha doğrusu gazetenin yayınından sorumluyum. Çünkü yayın politikası patronajla beraber verilecek bir karardır. Ve burada patronaj beni olabildiğince özgür bıraktığında zannediyorum daha fazlasını yapabilir miydi bilmiyorum, Türkiye’nin olağan dışı şartlarında ama şunu söyleyeyim; Bunla ilgili kafalarda bir soru işareti varsa şunu düşünsünler, en azından, en azından Fatih Saraç gizil saklı biri değil. Bizim açık bir şekilde grubun yönetimine aldığımızı açıkladığımız, beyan ettiğimiz birisi yani el altından birisi değil. Gizliden saklıdan bu işleri yapan birisi değil. Fatih Saraç kim diye kimse soramaz orda adı yazıyor. Grubun yönetiminde adı yazıyor. En azından burada bile bir şeffaflık var çünkü diğer gruplarda neler olduğunu sen de biliyorsun, herkes biliyor da kimse bir şey söylemiyor aslında.

Haberin Devamı

BIRAKMAK SORUSU
Cabas: Biliyorum ve bazı tanıdığım insanlarda ya biz bunu niye yapıyoruz deyip görevlerini bırakıyorlar. Böyle bir şey geçiyor mu aklından?

Altaylı: Bırakan da var, bırakmayan da. Bırakmak mı doğru, bırakmamak mı doğru. Bunların hepsi tartışma konusu.

ÇOK VAHİM BİR DURUMA DÜŞMEDİM
Cabas: Ben bu duruma niye düştüm, ben buradan bir çıkayım diyor musun hiç?

Altaylı: Vallahi çok çok vahim bir duruma düştüğümü zannetmiyorum. Türk medyasının durumu ne kadar vahimse hepimizin durumu o kadar vahimdir. Yani birbirimizden ayrı düşmemiz söz konusu değil. Şunu da düşünmek lazım yani, bazı yerde olmak bazı yerde olmamaktan daha iyidir Mirgün.

Cabas: Varlığınla orda olman suretiyle hala bir şeyleri diğiştirebildiğini söylüyorsun öyle mi, onu mu anlamam lazım?

Haberin Devamı

Altaylı: Valla kim ne anlarsa onu anlar. Ben insanların anlayış kapasitelerini katsayılarını değiştiremem ama benim hala orda olmam ence kıymet arz eden bir şeydir. Alternatiflerimi düşünürseniz beni hala orda tutuyor olmaları da grup açısından kıymetli bir şeydir. Ne kadar önemli bir şey olduğunu bunun karşılığında ne keder aslında sıkıntı çekme ihtimallerinin olduğunu da kimsenin anlaması lazım.

MURAT SARI: ANKETTE DEĞİŞİKLİK YOK

Altaylı'nın ardından anket araştırmasını yapan Konsensus Araştırma Şirketi yöneticisi Murat Sarı manipülasyon iddialarıyla ilgili konuştu.

Mirgün Cabas: Bu tapelerden haberiniz olduğunu varsayıyorum. Ne diyorsunuz ve ne oldu?
Murat Sarı: Tamamen bizim dışımızda bir şey. İki tane gazete yöneticisi mart ayında anketimiz için konuşuyor. Bizden tamamiyle bağımsız. Bizim yaptığımız araştırmalar ortada. Hepsinin seçim sonuçları bir incelerlerse arkadaşlar kimse bütün seyirciler bunu görürler. İnternette bunlar çok açık şekilde yer alıyor. Seçimler var, referandum var. Bunlar işin aslı kendi aralarında konuşulmuş, ben çok net hatırlamıyorum. Arkadaşlar hazırlıyor, raporu önümüze koyuyor. Habertürk bizim müşterimiz, yani bu konularda da Fatih Altaylı'yla da muhatap olmuyoruz.

Mirgün Cabas: Bu değişikliğin yapılması sizinle konuşuldu mu?
Murat Sarı: Hiçbir değişiklik yapılmadı yalnız. Ben bakıyorum hiçbir değişiklik yok. Teşebbüs aşamasında kalmış bir şey. Bana iletilen de bir şey yok. Böyle bir şey iletilemez bana. Türkiye'de kamuoyu araştırmaları yapmak kolay değil. Bir baktığınız zaman ortada kimseyi mutlu edemediğiniz tablolar çıkıyor. En son anketimizde AKP'yi yüzde 44 CHP'yi yüzde 30 bulduk MHP'yi yüzde 17 bulduk.

Mirgün Cabas: Burada Başbakan'ın oğlu vasıtasıyla Başbakan'a bulunulan bir taahhütten bahsediyoruz. Sizinle de konuşularak yapılması önerilen bir değişikliğin hiç size haber vermeden uzlaşma anlaşmaya varılıyor orada. Bu değişikliğin yapılmamış olmasını varsaymak oldukça güç. Çünkü Başbakan'a bir taahhütte bulunuluyor. Sanki şöyle bir durum çıkıyor. Biz bu anketin yayınlanmamış halini görmediğimiz için, siz değişikliğe sahip çıktığınız gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Murat Sarı: Bizim verilerimiz açık herkes inceleyebilir. Sonuçta böyle bir, pek çok denetim kurulunun denetimine tabii bir şirkettir. O tarihli data'mız da duruyor. Baktığınızda ben ve ekibim bu araştırmayı yapan kurumuz. Ben diyorum ki böyle bir oynama olmadı, bana bile ulaşmadı bu.

Mirgün Cabas: Size böyle bir talep de bulunuldu mu?
Murat Sarı: Hayır böyle bir talep de yok.

Mirgün Cabas: Siz kaç araştırma yaptınız?
Murat Sarı: 32 tane araştırma yaptık.

Mirgün Cabas: Daha da yapacak mısınız?
Murat Sarı: Düşüneceğiz. Bizim müşterilerimiz dahi konuşuyorsa, karşılıklı görüşeceğiz bunları. Tam olarak bilmiyorum, dinlemedim. Eğer böyle bir durum varsa bu içler acısı bir durum:

Mirgün Cabas: Ne yapmayı düşünüyorsunuz isminiz buna karıştığı için? Hem kurumsal hem de sektör adına bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
Murat Sarı: Ben bir açıklama yapacağım tabi, Habertürk yetkilileriyle de görüşüp. Ama bizimle ilgili sektörle ilgili bir şey değil. İki tane gazeteci yönetici birbiriyle konuşuyor. Bize söylenmemiş. Şöyle, ben şimdi size konuşuyorum, toplantıdayız, çıkıyorum hiçbir şey yapmıyorum. Sonuçta aramadığım, olaylardan haberi olmayan adam suçlu ilan ediliyor.

Mirgün Cabas: Siz hemen karşılaştırdınız mı verileri bugün?
Murat Sarı: Ben ezberimde olduğu için bu veriler doğruydu o tarihte. Mart ayınının verileri bunlar. AKP 50,7 çıkıyor, CHP 24 küsür çıkıyor. Tabi bu Mart ayında. BDP 5 çıkıyor, MHP 15,7 çıkıyor.

Mirgün Cabas: Bu şekilde yayınlandığına baktınız mı?
Murat Sarı: Bakmaz mıyım, baktım. Bende nüshaları da var gazetelerin. Herhangi bir değişikliğe uğramamıştır anket. Bana anlatıldığı kadarıyla MHP ve BDP oylarında oradan oraya geçirmeden bahsediyor konuşmada. BDP'nin oyu zaten ortada. MHP'nin oyunu 12 bulmuşuz, 15,7. Nesini oynamışız anlamadım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!