‘ODTÜ'ye aldırma Yüzüncü Yıl seninle’

Güncelleme Tarihi:

‘ODTÜye aldırma Yüzüncü Yıl seninle’
Oluşturulma Tarihi: Ekim 28, 2013 02:03

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türklükle üstünlük taslayanların olduğunu belirterek, “Kardeşim sen ‘illa Türk milleti’ olarak diye dayatırsan, öbürü der ki ‘Hayır Kürt milleti’ der, öbürü çıkar ‘Hayır Laz Milleti’ der. Niye bunu böyle diyorsun? Diyor ki, ‘Türk milleti hepsini kavrar’. Hayır, Türk milleti hepsini kavramaz. Millet hepsini kavrar” diye konuştu. Erdoğan'a fahri doktora töreni sırasında bir grup “ODTÜ’ye aldırma Yüzüncü Yıl seninle” diye slogan attı.

Haberin Devamı

Erdoğan, Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından kendisine verilen fahri doktora töreninde şunları söyledi:

HİÇ GOCUNMUYORUM
“Okullarda Andımız kalktı ya, ‘Bunlar Türklüğe karşı’ diyorlar. Bunun Türklüğe karşı olmakla ne alakası var? Ben Türk’üm. Hiç gocunmadım ki. Gocunmuyorum. Benim böyle bir derdim, sıkıntım yok. Bir Kürt kardeşimin de ‘Ben Kürt’üm’ demesinden de bir sıkıntım yok. Çünkü bizim indimizde insan olması önemlidir.

VAN'DA 'ODTÜ'YE ALDIRMA YÜZÜNCÜ YIL SENİNLE' SLOGANLARI



GEÇ O İŞİ

‘ODTÜye aldırma Yüzüncü Yıl seninle’
Üstünlük takvadadır. Bakıyorsun Türklükle üstünlük taslıyor. Ya niye üstünlük taslıyorsun, geç o işi. Gel birbirimizi Yaradan’dan ötürü sevelim. Ölçümüz bu olsun. Millet kavramına bile farklı bir yaklaşım getiriyor. İçeriğini bilmiyor, nedir millet kavramı. İlla başına ‘Türk’ kavramı gelecek veya ‘Türk’ ifadesi gelecek diyor. Kardeşim sen ‘illa Türk milleti’ olarak diye dayatırsan, öbürü der ki ‘Hayır Kürt milleti’ der, öbürü çıkar ‘Hayır Laz Milleti’, öbürü ‘Boşnak Milleti’ der. Niye bunu böyle diyorsun? Diyor ki, ‘Türk milleti hepsini kavrar’. Hayır, Türk milleti hepsini kavramaz. Millet hepsini kavrar. Çünkü millet kavramının içinde Türk’ü de var Kürt’ü de var, Laz’ı da var, Çerkes’i de var şu da var bu da var. Millet kavramını incelerseniz, millet-i İbrahim’e dayanır. İşin bir de bu tarafı var.

TEK TİPİN MERKEZİ
Türkiye, üniversiteler konusunda özeleştirisini yapmak zorundadır. Bizim üniversitelerimiz özellikle de 27 Mayıs müdahalesinin ardından birer formatlama ünitesi olarak tasarlanmış, bizim üniversitelerimiz belli dönemlerde, eğitim öğretimden bilimden ziyade gösterilerle, protestolarla hatta anarşi ile gündeme gelmiştir. Şekilciliğin, dayatmaların, baskının, hoşgörüsüzlüğün, tek tip insan yetiştirmenin merkezi haline gelmiştir. Daha yakın tarihlere kadar, üniversite demek farklı olana tahammülsüzlük olarak algılanmıştır.

ÖZGÜR DÜŞÜNCENİN YUVASI
Üniversiteler hiçbir görüşün, ideolojinin, kesimin yuvası değildir. Bilim ve özgür düşüncenin yuvasıdır. Bu atmosfere kavuşması için de üzerimize düşeni yapıyoruz. Türkiye normalleşirken birileri tabi adaletsizce sahip oldukları imtiyazlarını da kaybediyorlar. Faşizm ile bilim aynı kefede bulunamaz. Hoşgörüsüzlük, tektipçilik, inkar, ret, asimilasyon bilimle aynı kefede bulunamaz. Üniversitesi demokrat olmayan ülke sağlıklı demokrasiye kavuşamaz. Özellikle bizde üniversiteler demokrasi, üniversite karşıtı değil savunucusu, destekçisi olmalıdır. Elinde molotofla gezen bir genç, demokrasiden bahsedemez. Bugün bazı üniversitelerin demokrasiye yönelik şiddet içeren hareketlerin odağında olması da düşündürücüdür.”

ODTÜ’YE ALDIRMA
Fahri doktora töreni sırasında salondaki bir grup, “ODTÜ’ye aldırma Yüzüncü Yıl seninle” diye slogan attı.

BAKMADAN GEÇME!