GeriGündem 2.5 milyar euroluk pazarın adı: İnsan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

2.5 milyar euroluk pazarın adı: İnsan

2.5 milyar euroluk pazarın adı: İnsan
refid:15184460-spot ilişkili resim dosyası

Kadın ve çocuk ticareti Avrupa’nın en kârlı suçlarından biri haline geldi. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Dairesi’nden (UNODC) dün yapılan açıklamaya göre, Avrupa genelinde “modern kölelik” olarak adlandırılan kadın ve çocuk ticaretiyle uğraşan çeteler her yıl 2.5 milyar euro kazanıyor.

Açıklamada, Avrupa genelinde şu an 140 binden fazla kişinin organize suç çetelerinin elinde olduğu ifade edildi. Sahte iş vaatleriyle ve yaşadıkları fakirlikten kurtulacakları umuduyla kandırılan bu insanların büyük bir kısmı Doğu Avrupa, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinden geliyor.

 

UNODC Direktörü Antonio Maria Costa, raporla birlikte yayımlanan açıklamada “Avrupalılar köleliliğin sona erdiğini düşünüyor. Ama çevrenize bir bakın, köleler aramızda” diyerek durumun ulaştığı boyutlara dikkat çekti. Costa, insan kaçakçılığıyla ilgili en büyük sorunun gelişmiş ülkelerde, çok kısa bir süre öncesine kadar insan ticaretiyle mücadele yasalarının çıkarılmaması olduğunu belirtti.

 

Daha sonra Associated Press haber ajansına konuşan Costa, “Çok eski bir sorunun farkına çok yeni varıldı” derken, insan kaçakçılığından tutuklanıp ceza alanların çok nadir olduğunu, bir elin parmaklarını geçmeyeceğini belirtti.

 

BALKANLAR VE ESKİ SOVYET ÜLKELERİ

UNODC tahminlerine göre dünya çapında birkaç milyon insanın kaçakçılık kurbanı olduğunu tahmin ediyor.

 

BM raporuna göre Avrupa’daki kurbanların yüzde 51’i Balkan ülkelerinden ya da eski Sovyetler Birliği ülkelerinden, yüzde 13’ü Latin Amerika’dan, yüzde 7’si Orta Avrupa’dan yüzde 5’i ise Afrika’dan geliyor.

 

Raporda Türkiye’deki insan kaçakçılığı sorununa da değinildi.

 

Raporun, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2003 ile 2008 yılları arasındaki kayıtlarına dayanarak hazırlanan Türkiye bölümünde, ülkemizde insan kaçakçılığı kurbanı kadınların büyük çoğunluğunun genel eğilimlerle paralel olması dikkat çekti.

 

Söz konusu dönemde Türkiye’ye gelen kadınların 278 taneli Moldovalı, 157 tanesi Rus, 152 tanesi ise Ukraynalı. Bu ülkeleri Gürcistan ve Belarus gibi eski Sovyet ülkeleri ve Azerbaycan ve Kırgızistan gibi Türkî cumhuriyetlerden getirilen kadın ve genç kızlar takip ediyor.

 

TÜRKİYE'DE YASAL ÖNLEMLER ETKİLİ

Raporda Türkiye’nin 2003 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Kaçakçılığı Protokolü’nü onayladığı ardından da 2005’te Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerle “insan kaçakçılığı”nın tanımlandığı ve bu suçu işleyenlere sekiz ile 12 yıl arasında hapis cezası öngörüldüğü belirtildi.

 

Yasal çerçevede yapılan bu değişikliklerin ardından 2006 yılına kadar yakalanan kaçakçı sayısında bir artış olduğu, sonrasında ise grafiğin tersine döndüğü belirtilen raporda, aynı şekilde 2006 yılından bu yana Türkiye’de varlığı bilinen kaçakçılık kurbanlarının sayısında da bir düşüş olduğuna dikkat çekildi.

 

KADINLARIN ANILARI YÜREK PARÇALIYOR

Raporun basın toplantısına katılan BM iyi niyet elçisi ABD’li aktris Mira Sorvino da Madrid’de İspanya’daki çetelerin elinden kurtarılan kadınlarla tanıştığını anlattı. Romanyalı bir kadının İspanya’ya götürülürken çok ağır dövülüp, kaburgalarının kırıldığını dile getiren Sorvino, buna rağmen kadının yol kenarındaki bir genelevde çalışmaya zorlandığını ifade etti.

 

Sorvino, Nijeryalı bir başka kadının da memleketinde bıraktığı kızlarına para gönderebilecek kadar gelir elde edebileceği vaadiyle, bir geminin kargo kısmında İspanya’ya getirildiğini, yolda birçok arkadaşının hayatını kaybettiğini ve ülkeye geldiğinde kendisini bekleyen bir iş olmadığını öğrendiğini anlattı.

 

Ünlü aktris fuhşa zorlanan kadına ayrıca zorla 50 bin euro ödemek zorunda bırakıldığını belirtti. Sorvino, bu parayı ödemezse kızlarının öldürülmesiyle tehdit edilen kadın kızlarıyla telefonda konuşurken kaçakçıların çocukları sürekli dövdüğünü dile getirdi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle