MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş hakkında 14 Eylül 2011’de suç duyurusunda bulunan ilk isim olan
CHP’li Tanju Özcan, “Soruşturma açan savcıyı kutluyorum. Suçun bir parçası oldukları bana göre nettir” dedi. Özcan, dün Meclis’te şunları söyledi: “Fidan’ın, Sayın Başbakan’ın özel temsilcisi olarak bu görüşmeleri yaptığı ortaya çıktıktan sonra Sayın Başbakan bunu itiraf etti. Yasa dışı terör örgütüyle doğrudan ya da dolaylı olarak pazarlık yapmak, görüşmek suçsa, bu suça azmettiren Sayın Başbakan da bu soruşturma kapsamında soruşturulmalı, şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulmalı.”
CHP’li Atilla Kart da dün düzenlediği basın toplantısında, şunları söyledi: “Yine göstermelik bir sürecin söz konusu olduğu kanısındayım. Bu kadar bariz bir suç ilişkisi tablosu ve kamuoyunun yükselen tepkisi karşısında usulen de olsa yapılan bir girişim olarak değerlendiriyorum. Bir soruşturma yapıldığından söz edebilmek için o kamu görevlilerini oraya gönderen siyasi iradeyi de adli anlamda sorgulamak gerekir.”
Kılıçdaroğlu: Sürpriz oldu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Ben özel yetkili mahkemelerin ve orada görev yapanların siyasi otoritenin emriyle hareket ettiğini söyleyen birisiyim. MİT Müsteşarı’nın ifadesinin alınmak istenmesi benim için sürpriz oldu diye bilirim.”
Sorumluluk kimin
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da “Aslında PKK ile kurulan bu masalara, onu özel temsilci sıfatıyla gönderen Başbakan hakkında çağrı yapılması gerekiyor” dedi.
TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Vural şöyle konuştu: “İmralı’da yüzde 90- 95 oranında anlaştığınız konular var denildi. Bu konuda bir kamu görevlisi, Başbakan’ın doğrudan görevlendirmesiyle böyle toplantılarda bulunuyorsa sorumluluk kimin? Yüreklice açıkla. Herkes hesabını verecek. Başbakan da olsa kim olursa olsun bu hesabı verecek.”