GeriGündem '1923 ruhuyla bu şartlar altında mümkün değil'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'1923 ruhuyla bu şartlar altında mümkün değil'

'1923 ruhuyla bu şartlar altında mümkün değil'

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Bu kadar sorun içinde, devlet güçlü olmadığı, seri kararlar alamadığı, yönetimde fiili - hukuki karmaşa sürdüğü müddetçe Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 ruhuyla devamı bu şartlar altında mümkün görülmemektedir” dedi. Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekilleri ile Konya’da düzenlediği iki günlük toplantıyı dün basın toplantısıyla sonlandıran Bahçeli, özetle şunları söyledi:

TÖREYE UYGUN DÜZEN

Artık kalıcı nitelikli bir milli mutabakatın şart olduğunu görüyor, fiili durum ve açmazın bir an önce sonlanarak töreye uygun devlet düzeninin devamını ertelenemez bir hedef görüyoruz. Bilhassa 15 Temmuz’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne soluk aldırmanın, hukuksuzluğa ve devlete musallat olmuş yanlışlığa engel olmanın kaçınılmaz olduğunu mütalaa ettik. Bunu yaparken tarihimize baktık. Buna karar verirken milletimizin beklentilerine ve Yenikapı’da doğmuş birliktelik hukukuna müzahir hareket ettik. Türkiye’nin toparlanması için Türk milliyetçiliğinin devreye girmesi lazımdı.

Küresel siyasetin nabzı Türkiye’de atmaktadır. Bölgesel denge arayışlarının ağırlık merkezi Türkiye’dir. Altını kalın olarak çiziyor ve diyorum ki, bu kadar sorun içinde, devlet güçlü olmadığı, seri kararlar alamadığı, yönetimde fiili-hukuki karmaşa sürdüğü müddetçe Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 ruhuyla devamı bu şartlar altında mümkün görülmemektedir.

YÖNETİM YAPISI NETLEŞECEK

Bir hükümet etme sistemini değiştirmek için milletimize gidiyoruz. Rejim değişiyor diye yaygara koparan süfliler önce kendilerinin vurgun yemiş ve de hiçbir şeye benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi denemelidirler. Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle, Türkiye’nin yönetim yapısı netleşirken, kuvvetler arasındaki ayrım da doğal ve olması gereken kulvarına gelmektedir. Bizim öteden beri, anayasa hazırlanmasında dikkat ettiğimiz öncelikli husus, devletin ve milletin geçmişi ile bağını kesmeyen bir yaklaşımın kabul görmesidir.

Referandum bahanesiyle kutuplaşmanın şiddetlenmesini doğru bulmuyoruz. 16 Nisan’da ‘Evet’ diyoruz. Evet diyecek, mahkemelerin tarafsızlığını sağlayacağız, 18 yaşındaki gençlerimizin önünü açacağız, ilk kez Cumhurbaşkanına cezai sorumluluk getireceğiz, yürütmeyi tek elde toplayıp devletteki karmaşa ve kafa karışıklığını sonlandıracağız. Zamanın şartları, gelişmelerin aciliyeti nedeniyle hükümet etme sistemiyle ilgili değişikliği zaruri gördüğümüzü her kardeşimize muhakkak surette iletiniz.

MHP’nin bittiğini iddia eden -ki aslında kendileri böyle istiyor, siyasi fırıldaklara bakmadan, CHP’nin ve yanında hizalanmış terör ve bölücülük ekipmanına aldırmadan biz yolumuzda yürüyelim, milletimizle de dertleşip görüşlerimizi aktaralım. 

AKADEMİ TEPKİSİ: KARA CÜPPELİYE HUKUK İŞLESİN

KHK ile meslekten çıkarılanlar arasında 330 akademisyenin bulunmasından dolayı üniversiteler önüne nöbetçi protestocu olarak katılanların alayı birden geçmişte Meclis’in cumhurbaşkanı seçmesine mani olmuşlardı. Şimdi bunlar demokrasi bezirgânı olarak üniversitelerin önünde tezgâh açmışlardır. Milliyetçi-ülkücü öğrenciler üniversitelerde eziyet görüp hakaretlere uğrarken, Allah için bunlardan birisinin bile sesi çıkmaz. Nasıl olsa ölen onlardan birisi değildir. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Üniversiteleri tekellerine alan, kendi dışındaki hiçbir inanç, düşünce ve fikre hayat hakkı tanımayan, PKK - PYD - FETÖ bağlantıları somutlaşan bir kısım kara cüppelilere de hukuk sonuna kadar işletilmeli, hak yerini bulmalıdır.

367 AHMAKLARI

2007’de TBMM’de yapılması gereken cumhurbaşkanı seçiminin önüne 367 toplantı yeter sayısı takozu koyan sorumsuz ve ahmaklar aslında sistemsel değişimin önünü açmışlardır. Bugünlerde ortalıkta görünmeyen emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet mitinglerini kaldıraç olarak kullanan CHP, eli kanlı Aydınlıkçılar, askeri müdahale için açık veya örtülü çağrı yapan demokrasi dışı gruplar kanayan yara haline gelmiş fiili sancının bir numaralı failleri olarak tarihe geçmişlerdir.

İLK 4 BAHSİ KAPANDI

Anayasa’nın ilk dört maddesi üzerinde artık tartışma yapılmasına, akademik gevezeliklere bile hoşgörüyle bakmamız düşünülemeyecektir. Bu bahis kapanmıştır. CHP’sinden HDP’sine, ÖDP’sinden Perinçekgillere, PKK’sından FETÖ’süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır.

RUSYA SAPTIRIYORAHLAKEN SORUNLU

RUSYA Federasyonu’na ait bir savaş uçağı tarafından askerlerimizin bulunduğu bir binaya bomba isabet etmiştir. Rusya’nın olayı saptırıp hava saldırısının sorumluluğunu dolaylı da olsa TSK’ya yıkma çabası bir defa iyi niyetten mahrum, komşuluk hukukundan uzak, ahlaken de sorunludur. Yanlış koordinat verilmesi Türkiye adına mümkün değildir. Rusya askerlerimizi şehit ediyor, sonra da pardonla geçiştiriyor. Bu yanlıştır, ayıptır, uluslararası hukukun temel ilke ve kurallarını hiçe saymaktır. Rusya’nın maksadı nedir? Türkiye’nin saldırılar karşısında sesini çıkarmaması nasıl beklenecektir? Rus yönetimi art niyeti, gizli gündemi, sahne gerisinde beslediği emelleri doğrultusunda ülkemizin karşısında husumet odağı olmaya adeta talip ve isteklidir. Şehit olan evlatlarımızın hesabı bir kaç özürle telafi ve örtbas edilemez. Dahası şehitlerimizin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Suçlular ortaya çıkarılmalı, hak ettiği cezayı bulmalıdır.

TÜRKİYE’YE TUZAK KURANLAR HAVASINI ALACAK

Şahsımla ilgili ‘Bir haftada ne değişti de evet dedi’ dedikodusunu üretenlerin, ‘Saray-Çankaya-Bahçeli arasında kırmızı hat kuruldu’ diyenlerin itham ve tariz dolu imaları ise yalnızca ayaklar altında kalmaya layıktır. Siyasal ihtiraslarıyla Türkiye’nin önüne tuzak kuranlar, inanıyorum ki milletimizin muhteşem demokratik müdahalesiyle havalarını alacaklar, bir kez daha elleri boş inlerine çekileceklerdir.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle