Erdoğan: "Kudüs yanarsa, dünya yanar"

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Kudüs yanarsa, dünya yanar
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 10, 2010 16:35

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Kudüs’teki yerleşim politikasını değerlendirmek üzere düzenlenen İstanbul’daki İKÖ toplantısından dünyaya, "Kudüs yanarsa, Ortadoğu yanar, Kudüs yanarsa, dünya yanar" mesajını verdi.

Erdoğan, Kudüs’teki yangın söndürülmeden, Kudüs’e barış hakim olmadan, ne Ortadoğu’da, ne dünyada barışın mümkün ve muhtemel olamayacağını belirterek, "Bu gerçeği artık başta İsrail olmak üzere bölgeyle yakından alakalı tüm ülkelerin görmesi gerekmektedir. Kudüs, tüm insanlığın ortak mirasıdır. Kudüs, 2 milyarı aşkın İslam dünyasının gözbebeğidir. Kudüs Müslümanların ilk kıblesine, Mescid-i Aksa’ya ev sahipliği yapan kutsal bir şehirdir. Kudüs’e yönelik her türlü saldırı, her türlü tehdit, her türlü karanlık senaryo, ruhlarıyla, bedenleriyle, dualarıyla ve elbette ki insani tepkileriyle karşılarında Müslümanları, bizleri, İslam dünyasını bulacaktır" dedi.

Erdoğan, Kudüs’e yönelik çirkin planlara, sadece Müslümanların değil, Kudüs kendisi için kutsal olan Hıristiyanların ve akl-ı selimle düşünen Yahudilerin de tepki gösterdiğini söyledi.

İSRAİL’E ANNELER GÜNÜYLE YÜKLENDİ

Başbakan Erdoğan, Conrad Otel’de düzenlenen İslam Konferansı Örgütü Parlemento Birliği (İKÖPAB) Genişletilmiş II’inci Olağanüstü İcra Komitesi’nin toplantısına katıldı. Dün tüm dünyada Anneler Günü’nün kutlandığını söyleyen Erdoğan, "Tüm dünyada çocuklar bir demet çiçekle, bir hediyeyle anneleriyle kucaklaştı. Ama Gazze’de, Ramallah’da, Eriha’da, El Halil’de, çocuklar annelerini değil, annelerinin mezarlarını kucaklamak zorunda kaldılar. Tüm dünya anneler gününü kutlarken, Filistin’in anneleri yitirdikleri yavrularının hatırasıyla, fotoğraflarıyla, kanlı elbiseleriyle, kundaklarıyla, avunmak zorunda kaldılar. Filistin’in anneleri yavrularını değil, yavrularından kalan oyuncakları koklayabildiler. Filistin’in anneleri, Irak’ın anneleri anne değil mi? Onlar bir demet çiçeği hak etmiyor mu? Onlar çocuklarıyla sıcak bir kucaklaşmayı hak etmiyorlar mı?" dedi.

ARAPÇA AYET OKUDU

"Cennet annelerin ayakları altındadır" hadisini Arapça okuyan Erdoğan, "Dünyanın her neresinde olursa olsun, annelere bu acıyı, bu elemi, bu ızdırabı yaşatmak insanlıkla bağdaşır mı? Biz, işte, annelerin gözyaşı dinsin diye Filistin diyoruz. Biz, çocukların gözündeki ışık eksilmesin diye Gazze diyoruz” diye konuştu.
Filistin sorununun çözümünde, iki devletli çözümü yineleyen Erdoğan, "Barış sürecinin önündeki en büyük engeli teşkil eden Yahudi yerleşim faaliyetlerine son verilmeli, Filistinlilerin yaşamı üzerindeki kısıtlamalar, Filistinlileri birbirinden koparmayı amaçlayan Ayrım Duvarı ve kontrol noktaları gibi engeller ortadan kaldırılmalıdır. Filistin açık hava cezaevi olmaktan kurtarılmalıdır" diye konuştu.

MİNBERİ TÜRK USTALAR TAMİR ETTİ

Başbakan Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü’nün, 25 Eylül 1969’da, Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yapılan insanlık dışı bir saldırının ardından kurulduğunu ve bu saldırıda “Selahaddin Minberi” olarak bilinen tarihi minberin kül olduğunu hatırlattı. Erdoğan, minberin, Müslümanların, Yahudilerin ve Hıristiyanların da bir arada yaşamasının, birbirine saygıyla, hoşgörüyle muamele etmesinin sembolü olduğunu belirterek, “Biz o minberi tamir ettik. Türk ustalarının yıllarca süren çalışmalarının ardından, aslına uygun olarak yeniden yapılan o minber, 2007 yılında yerine kondu. Minber yerine kondu ancak bugün üzülerek görüyoruz ki 1969’da Mescid-i Aksa’da başlatılan yangın bugün hala sönmedi, söndürülmedi" dedi.

KUDÜS’Ü YAKMAYA ÇALIŞANLAR RUHLARINI ATEŞE VERİRLER

Kudüs’ün ruhunun yakılamayacak ve yok edilemeyecek kadar kutsal olduğunu belirten Erdoğan, “Kudüs’ü yakmaya ve yok etmeye yeltenenler, sadece ve sadece Ortadoğu’yu ateşe verirler, sadece ve sadece kendi ruhlarını ateşe verirler. Kudüs’ü yakmaya ve yok etmeye çalışanlar, oradaki kardeşlik ruhunu, oradaki dayanışma ruhunu, oradaki kudsiyeti ve bereketi asla ve asla yok edemezler" diye konuştu. Osmanlı Devleti’nin Kudüs’teki son Valisi İzzet Bey’in 8 Aralık 1917’de şehri kuşatan İngilizlere yazdığı mektubu hatırlatan Erdoğan, Osmanlı Devleti’nin Kudüs zarar görmesin, diye askerlerini geri çektiğini belirtti.

DÜNYA GAZZE’YE HEP SESSİZ

Gazze’de yaşananları raporlarla tespit ettirip uluslararası kuruluşlara gönderdiklerini ama hiçbir tepki gelmediğini belirten Erdoğan, “Dünya bunlara maalesef hep sessiz. Dünya, Gazze’ye, Filistin’e de sessiz. Ama farklı bir yer olduğu zaman gümbür gümbür sesler çıkıyor. BM Güvenlik Konseyi’nin BM’nin aldığı bunca karar var. Bu kararlar niçin uygulanmıyor, uygulanması İsrail’den niçin istenmiyor. Sorduğumuz zaman niçin bu kadar konuşuyorsun, İsrail’le ilgili yorumda bulunuyorsun diyorlar. Biz hakkı konuşmaya, nerede yanlış varsa ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Bunlara sessiz kalamayız Bu bize insani bir görev olarak yüklenmiştir" dedi.

STK’LARIN GAZZE’YE YARDIMINI ENGELLİYORLAR

Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin Gazze’ye yardım göndermekte güçlük çektiğini belirten Erdoğan, “Sivil toplum örgütü çalışanlarımız gerekçesiz olarak tutuklanıyor ve insanlık dışı muameleye maruz bırakılıyor. Gazze’deki Filistinliler’in içinden geçmekte oldukları bu zor dönemde ihtiyaç duydukları yardım ve desteğin sağlanması hepimiz için vicdan borcudur" dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!