BARIŞ ve Demokrasi Partisi (BDP) Van İl Kongresini yaptı. Cüneyt Caniş başkanlığında tek liste halinde gidilen seçimlerde yönetim kurulu listesinin ilk sırasında geçen 19 Ekim'de Mahmur Kampı’ndan gelen grupta bulunan Nurettin Turgut’a da yer verildi.
Kongreye katılan BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, “Bizim için eski yeni yönetim yoktur. Halk için özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi vardır” dedi.
Spor salonunda yapılan seçimler öncesi sık sık PKK terör örgütü ve elebaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılırken, duvara asılan bir PKK’lı kadının fotoğrafı da dikkat çekti. İstiklal Marşı’nın okunmadığı kongre öncesi sözde şehitler için yapılan saygı duruşunun ardından BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, Kürtçe konuşma yaptı. Ardından BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak zafer işareti yaparak konuşmaya başladı. Kışanak, önemli bir süreçten geçildiğini belirterek, Kürt sorununu barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözmek için mücadele ettiklerini ve bu yolu da terk etmeyeceklerin söyledi.
AKP’NİN KÜRDÜ DEĞİL ONURLU KÜRT OLMAYA KARARLIYIZ
Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden arkadaşlarının cezaevlerine konulduğunu belirten Kışanak, “1991 yılında Kürtlerin temsilcilerini meclise gönderdi. Ancak 1994 yılında da bu temsilciler hapse atıldı. O arkadaşlarımız gidip aslanlar gibi cezaevinde cezalarını çekip başları dik, alınları ak olarak bu halkın karşısına yeniden çıktılar. Şimdi de Zübeyir Aydar, Remzi Kartal’ı cezaevine gönderdiler. Sizin bu tutuklamalarınız bu halkın direnişi karşısında vız gelir tırıs gider. Bu halk size papuç bırakmaz. Biz AKP’nin Kürdü olmayacağız. Türk de olmayacağız. Onurlu Kürt olmaya kararlıyız. Biz Belçika’yı yaptığı operasyondan dolayı kınıyor ve tutukladıkları arkadaşlarımızı serbest bırakmasını istiyoruz. AB’yi de demokrasi ve insan haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Roj TV’yi susturmaya kimsenin gücü yetmeyecek” dedi.
DERİN DEVLET AKP’NİN DERİN DEVLETİ OLUR
Ak Parti hükümetinin derin devletle mücadele ettiğini söylediğini belirten Kışanak, derin devletin ortaya çıkarılmasında Kürt halkının direnişinin önemli bir payının olduğunu iddia etti. Kışanak, “AKP bu ülkede bir derin devlet vardır diyor. Onların karşısındayım diyor. Bu derin devlet son 25 yıldır Kürtlere karşı işlediği yüzlerce suçun hesabını ne zaman verecek. Ergenekonun yanında olan JİTEM 17 bin faili meçhul cinayetin, yakılan, yıkılan köylerin hesabını vermeden bu devlet derin devletten kurtulur mu? Hayır, olsa olsa derin devlet el değiştirir. Şimdi de AKP’nin derin devleti olur. Kürtler diğer derin devletin ipliğini nasıl pazara çıkardıysa, AKP’nin de ipliğini pazara çıkaracak direniş gücüne sahiptir. Bugün Ergenekon ve Balyoz operasyonları yapılıyorsa Kürtlerin direnmesinden dolayıdır. AKP’nin bir teşekkür, bir de özür borcu var Kürt halkına. Kürtlere direnip teslim olmadıkları için ve bu derin devleti ortaya çıkardığı için teşekkür etmeli. Özürü ise, ‘8 yıldır devletin başında ben varım. Size bu zulmü reva gören, sizin köylerinizi yakan, yıkan ve evletlarınızı katleden faili meçhulleri işleyen devlet geleneğinden dolayı’ dilemelidir” dedi.
MAHMUR'DAN GELİP BDP’NİN YÖNETİMİNE GİRDİ
Yargının da siyasal ve ideolojik hale geldiğini belirten Kışanak, AK Partinin sivil demokratik anayasayı rafa kaldırdırıp, yargıyla uğraştığını söyledi. Ak Parti’nin Kürt siyasetçilere kelepçe takılırken, sesinin çıkmadığını eleştiren Kışanak, Terörle Mücadele Kanunu ile Kürtlerin sindirilmeye çalışıldığını söyledi. Daha sonra Avukat Cüneyt Caniş Başkanlığı’nda tek liste halinde gidilen ve 575 delegenin oy kullanacağı listede Kuzey Irak’taki Mahmur Kampı’ndan gelen Nurettin Turgut’un ilk sırada yer alması dikkat çekti.
Bilindiği gibi 19 Ekim 2009'da, Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Irak'taki Kandil Dağı'ndan 8, Mahmur Kampı'ndan ise 4'ü çocuk 26 kişi olmak üzere toplam 34 PKK'lı Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye gelmişti.