|
|
| Gündem |
|
15 eşcinseli güçlendirdik Sefa KAPLAN Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın, “Eşcinsellik bir hastalıktır, tedavi edilmesi gerekir” sözü üzerine başlayan tartışmalar
sürüyor.
Benötesi Psikolojisi Merkezi psikologlarından Yusuf Karabulut, “Tedavi iddialı bir söz. Acısını paylaşma, güçlendirme diyebiliriz” diyerek bugüne ASLINDA tartışma çok daha eski. ABD’de uzun yıllar Eşcinsellik Üzerine Ulusal Araştırma ve Tedavi Birliği NARTH’ın başkanlığını yürüten Dr. Joseph Nicolosi’nin Türkçe’ye de çevrilen “Erkek Homoseksüeller İçin Onarım Psikolojisi” isimli kitabı (Kaknus yayınları, Çeviren: Ebru Morgül)ise tartışmaları yeni bir zemine taşıdı. Çünkü kitap, temel olarak eşcinselliğin nasıl tedavi edilebileceğini anlatıyordu. ‘Gay’lik başka eşcinsellik başka DOĞAL olarak burada, psikiyatri tarihindeki temel bir olgudan da söz etmek gerekiyor. Geçtiğimiz yüzyılın önemli bir bölümünde, eşcinsellik, ‘kişilik bozukluğu’ olarak kabul görüyordu. Ancak, 1973’te Amerikan Psikiyatri Derneği (APA), 1990’da ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği ’psikiyatrik bir bozukluk’ sınıfından çıkardı. Ama, terapi sürecinden geçen eşcinsellerden birisinin “Erkek Homoseksüeller İçin Onarım Psikolojisi” isimli kitapta söylediği şu sözü de hatırlatalım: “Uzun yıllar gey olduğumu sandım. Sonunda anladım ki gerçekte ben gay değil, homoseksüellik problemi olan heteroseksüel bir erkektim.” Toplum hoşgörülü ve insaflı olmak zorunda AKDAĞ, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın, “Eşcinsellik bir hastalıktır” sözlerinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: “Ben sayın bakanın hangi şartlarda ve hangi konuşma ortamında cevap verdiğini bilmiyorum. Ancak şu da bir gerçek. Türkiye’de eşcinsellik, bunu yaşayan kişiler açısından zor bir şeydir. Türkiye’deki kültür ve aile yapısı bu durumdaki insanların karşısına daha büyük zorluklar çıkarıyor. Toplum hoşgörülü ve insaflı olmak zorundadır. Ancak eşcinselliği normal bilinen cinsel ilişkiden ayıran bir takım hususlar olduğu da açıktır. Kişisel özgürlük Bu tartışmalarla beraber eşcinsel evliliklerin yapılabileceğine ilişkin hususlar okudum, mesela bu da bizim toplumumuzun kabul edebileceği bir durum değil. Bunları kişisel özgürlükler tarafına bırakmak lazım. Çocuklarımızın da cinsel kimliklerinin oluşması ve cinsel eğitimlerinin doğru gelişmesi açısından gerekenleri yapmalıyız. En sağlıklı cinsel yaşamın, tek eşlilik şeklinde gerçekleşen kadın ve erkek ilişkisi olduğu herhalde açıktır.
|
| 10 Mart 2010 |