Başbakan Erdoğan, “Kurumlar kendi içinde adeta bir temizliğe tabi tutuluyorsa bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım ve bunun gerçekleştirilmesi lazım” dedi.
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) ‘Marufun Egemenliği’ ana temalı 6. Genel Kurul toplantısında konuşan Erdoğan şunları söyledi:
Kurumlar temizleniyor
Kurumlar kendi içinde adeta bir temizliğe tabi tutuluyorsa bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım ve bunun gerçekleştirilmesi lazım. Eğer bu gerçekleştirilmeyecek, böyle devam edecek olursa o zaman bu sıkıntıyı bizim yavrularımız, torunlarımız yaşayacaktır ve bedeli daha da ağır olacaktır.
Yargı müdahale ediyor
Şu anda kuvvetler ayrılığı prensibine göre yasama, yürütme ve yargının birbirinden ayrı olması gerekir. İfade olarak güzel, hoş, peki ayrım? Ne yazık ki ayrı değil. Yasamada yaşanan bir ayrı durum var, yürütmede ayrı bir durum var ama bir bakıyorsunuz ki, hepsini geç, ne yasama, ne yürüme hepsi bir kenara yargı bir anda hepsini silip atabiliyor. Hani birbirinden ayrıydı? Ne oldu? Şu anda yargı istediği şekilde yürütmeye müdahale edebiliyor.
İki dudak arasında
Ama bakıyorsunuz ki, bir taraftan da parlamentonun yüzde 65’ine sahip bir siyasi parti veya en küçüğü fark etmez, bir siyasi partinin kapatılması noktasında iki dudak arasından çıkacak bir sesle bu, bu ülkede konuşulabiliyor. Bunu kabullenmek mümkün mü? Varsa ortada bir suçlu, bedelini ödesin, ama bir tüzel kişiliği bedele mahkûm etmek, bu bedeli o tüzel kişiliğe ödetmek demokrasi ile bağdaşır bir şey değil. Hiçbir ileri demokraside yok.
Siyasetçi yargılanması
Yargı reformu aynı şekilde. Yargıya sorarsanız yargı diyor ki, ‘her şeyi biz yapacağız.’ Ben de diyorum ki, dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinin ortalamasını alalım. Bu ortalamayı aldığınızda ortaya ne çıkıyorsa gelin onu uygulayalım. Buna var mısınız, yok musunuz? Bunu soruyoruz ama o da işlerine gelmiyor. Bize münhasır bir şey olacak. Böyle bir şey yok. Biz gelişmiş ülkelerde ne varsa onun ortalamasını alalım ve nasıl ki yargı kendi içinde herhangi bir mensubunun yargılanmasına başkanlar kurulundan müsaade ediyorsa bırakın da siyasetçinin yargılanmasına da parlamento müsaade etsin. Bunun adımını atmamız lazım. Bir siyasi partinin kapatılıp kapatılmaması için müsaadeyi parlamento versin.
Gensoru yalama oldu
Dedikodulardan ve söylentilerden yola çıkan muhalefet, hakkımızda art arda gensoru veriyor. Gensoru Türkiye’de affınıza sığınıyorum yalama olmuştur. Anamuhalefet diyor ki, ‘Türkiye’de gensoru değil hukuk yalama olmuştur.’ Hukuk yalama olmaz. Bu ülkede yasaları yalama yaptılar. Hukuk doğuştan bir hak. Dolayısıyla doğuştan gelen bu hakların kurumsallaşmasını kimse yalama yapamaz. Buna kimsenin gücü yetmez. Bu bir fırsattır diyerek çıkarız, hem milletin temsilcileri önünde, hem milletin huzurunda yaptıklarımızı anlatırız.