Gündem
Gül: "Liderlerle görüşebilirim"

A.A

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “son günlerde siyasette hakim olan üslup ortamından süratle çıkılması gerektiğini, buna herkesin katkı vermesi gerektiğini” söyledi.

Gül, siyasilere yönelik üslup uyarılarında başka yöntem izleyip  izlemeyeceği sorusuna, “Aklımda çeşitli şeyler var. Bunu biraz olgunlaştırayım”  dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, resmi ziyaret için bulunduğu Hindistan'ın başkenti  Yeni Delhi'de temaslarını izleyen Türk gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı ve  sorularını yanıtladı.

Siyasi liderlerin tartışmalarda kullandığı üslup konusunda görüşlerini  açıklayan ve bazı mesajlar veren Gül, “Hepimiz memleketimizin kıymetini  bilmeliyiz. Yazarı, çizeri, politikacısı, tüccarı... Bu kadar içe dönük kalırsak,  içe dönük mücadeleler yaparsak büyük fırsatları kaybederiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin büyük hamleler yaptığına dikkati çekerek,  ülkenin orta gelir düzeyi seviyesini geçip geçemeyeceğinin tartışıldığını  söyledi. “Biz bu seviyeyi yırtıp geçmeliyiz” diyen Gül, orta gelir düzeyinde  demokrasiden ekonomiye kadar standartların da orta düzeyde kalacağını dile  getirdi.

Gül, “üslup sorununun nasıl aşılacağının” sorulması üzerine, “konunun  üzücü olduğunu” ifade ederek, “Bu ortamdan süratle çıkmamız lazım” dedi.

“Siyasilere sürekli üslup uyarısı yaptığı, ancak uyarılarının siyaset  kültürüne yerleşmediği” hatırlatılan Gül, “uyarılarında başka bir yöntem  izleyip izlemeyeceğine” ilişkin soruyu yanıtlarken, “Aklımda çeşitli şeyler  var. Bunu biraz olgunlaştırayım” karşılığını verdi.

Gül, siyasi parti liderleriyle ikili görüşmeler yapabileceğini da ifade  etti. Bu durumun aşılamaması halinde “fasit bir daireye girileceğini” anlatan  Gül, “Yoksa özgüvenimiz kaybolur, yazık olur. Bu kadar beklenti var” diye  konuştu.
Sorunun aşılmasında gazetecilerin dahil herkesin katkı vermesi  gerektiğini belirten Gül, “Polemik devam ediyor. Politikacı, Başbakan konuşunca  haber yapmayalım mı?” denilmesi üzerine, “Polemiğe prim vermezsiniz o zaman.  Denenebilir. Yapmayın bakalım, ne olur? Bir hafta herkesin birbirine iyi  söylediklerini yazın. Bakalım ne olacak?” dedi.

 




9 Şubat 2010