MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başbakan Erdoğan, seçimler zamanında yapılacak dese de yorgun, yılmış, yıpranmış, inandırıcılığını kaybetmiş bir hükümetin devamı mümkün görülmüyor.
Gelişmeler
AKP’nin erken seçime mecbur kalacağını işaret ediyor. Milletin iradesine karşı direnme veya millet iradesinden korkarak kaçma, yalnızca başına buyruk ve başarısız despot yönetimlerin başvuracağı sığınma halidir” dedi. Bahçeli,
MHP Grubu’nda özetle şunları söyledi:
Erdoğan’ın 2 seçeneği
Bugün
Başbakan Erdoğan’ın önünde iki seçenek kaldı. Ya giderek eriyen partisinin düşüşünü bir noktada durdurmak için kendince yeterli zannettiği bir seviyeyi yakaladığı anda seçime gidecek. Ya da destek düzeyini yeniden yükselteceği umuduyla toplumsal taleplere dayanabileceği kadar dayanıp zamanında seçime gitmeyi hedefleyecek. Her iki tercih de çözülmeyi ve gerileyişi durduramayacak, beklenen akıbet er ya da geç karşılarına çıkacak. Bizim seçim talebinden maksadımız Türkiye’nin
AKP’den bir an önce kurtulması. Zira bu hükümetle geçirilecek her ilave gün daha fazla tahribat, kışkırtma, istismar, yoksulluk ve daha fazla dayatma demek.
AKP iktidarı tükeniyor. Beraberinde Türkiye’yi de için için tüketiyor. Almış olduğumuz kararın ve çağrının Başbakan’da uyandırdığı öfke ve ‘yenilgiye doymayan pehlivan’ kıyaslaması milletten kaçmanın işareti oldu.
İsyan mı gerekiyor
Seçim sürecinin başlaması ve demokratik bir rahatlama ortamının doğması için daha ne kadar ağır sorunların olması gerekecek? Yaygın yoksulluk, artan işsizlik, kimlikleri tahrik edilmiş toplum yapısı, fitili ateşlenmiş ayrımcılık, uluslararası güçlere tam teslimiyet, seçim için yeterli ortam demek değil mi? Seçime gitmek için isyan mı, savaş hali mi, çatışma mı, bölünme mi olması gerekiyor?
Partimiz, 57. hükümet döneminde sandığa başvurmaktan çekinmedi. O günkü şartlarda partimiz Meclis dışı kalarak siyasi bedeli ödedi. Şimdi bedel ödeme sırası
AKP’de. Çözüm yine sandık.