Başbuğ: Süreçten rahatsızız

Güncelleme Tarihi:

Başbuğ: Süreçten rahatsızız
Oluşturulma Tarihi: Aralık 18, 2009 00:00

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Trabzon Limanı’nda demirli Oruç Reis Firkateyni’nde basın toplantısı düzenledi.

Haberin Devamı

 

BAŞBUĞ'UN BASIN TOPLANTISINDAN FOTOĞRAFLAR    

BAŞBUĞ VE KOMUTANLARA HALK SEVGİSİ     

BAŞBUĞ'DAN ÇOK SERT AÇIKLAMA - 1. BÖLÜM / WEB TV 

BAŞBUĞ'DAN SERT AÇIKLAMALAR - 2. BÖLÜM / WEB TV       

BAŞBUĞ'A VATANDAŞTAN SEVGİ SELİ / WEB TV   

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atilla Işık ile 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in eşlik ettiği Başbuğ, “İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız” dedi ve özetle şunları söyledi:

Güçlü ayakta kalır

 Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekete değinmek istiyorum. Bu konuya değinmenin, özellikle bugün üzerinde beraber olduğumuz TCG Oruç Reis Firkateyni’nde değinmemin özel bir anlamı vardır. Her halde bunu, herkes açıkça ne demek istediğimi anlamaktadır.

 Türkiye’nin bulunduğu coğrafya zor bir coğrafyadır. Ülkemizin etrafı sorunlarla çevrilidir. Bu coğrafyada güçlü olmayan devletler ayakta kalamaz. Milli gücün asli unsurlarından biri de askeri güçtür. Etkin ve caydırıcı niteliklere sahip bir silahlı kuvvetlere sahip olunması hayatidir, ülkenin beka sorunuyla direkt ilgilidir.

Özgüven tamdır

 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisine olan özgüveni tamdır. Bundan kimsenin en ufak şüphesi olmasın. Sahip olduğumuz bu özgüven, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisine yönelik, gerçeklere, doğrulara dayanan, önyargılı olmayan, sağduyulu eleştirileri her zaman saygı ile karşıladığını ve bu tip eleştirilere her zaman açık olduğunun açık bir kanıtıdır. Ancak, bu duruma karşın son zamanlarda gerçek dışı olaylara, yalanlara dayalı, ön yargılı olarak bazı çevreler ve kişiler tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı asimetrik psikolojik harekat yürütülmektedir.

 İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız. Bu rahatsızlığımızı her vesileyle yetkili ve ilgili makamlara ilettiğimiz gibi, yasal olarak yapılması gerekenleri de yapıyoruz. Hem ülkesini hem milletini sevmek, hem de haksız yere Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı psikolojik harekat yürütmek bir arada olamaz.

Millet farkında

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı planlı, kendi amaçları ve menfaatleri çerçevesinde haksız şekilde psikolojik hareket yürütenlere diyorum ki, bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir. Türk milletinin büyük çoğunluğu da ne yaptığınızın farkındadır.

Haberin Devamı

 Son dönemde meydana gelen her terör olayıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ilişkilendirme yönünde çabalar da vardır. Her gün bu çabalara yenisi ilave edilmektedir. Terör olaylarını Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilendirmeyi PKK, PKK destekleyicileri, PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri ve bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır.

Dedikodu yok

 Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Her şey yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer yoktur. Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan biri ise Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri içinde olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur. Bu düşünceleri kapalı ve açık şekilde söyleyen ve ima edenler bize göre bu yaptıklarıyla Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduklarını göstermektedirler.

Bilgisayar biliyor musunuz

 Mimar Sinan İlköğretim Okulu’na giden ve öğrenciler ile sohbet eden Orgeneral Başbuğ, kimin bilgisayar bildiğini sordu. Çocuklar da el kaldırıp hep birlikte “ben biliyorum, ben biliyorum” diye yanıt verdi.

/images/100/0x0/55eb0f39f018fbb8f8a86586


MEDYA

Eleştiriler özel amaç taşıyor


 Ne acıdır ki özellikle Türkiye’de medyanın bir kısmının varoluşlarının temel nedeni, gerçeklere ve doğrulara dayanmayan, ön yargılı ve özel amaç taşıyan eleştiriler yaparak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni haksız yere her gün gündemde tutmak ve aleyhine kampanya yürütmektir. Bunlar aynı zamanda kendilerini demokrasinin savunucusu olarak da göstermektedir. Demokrasiyi savunmak için tek çıkar yol, onlar için tek çıkar yol, Silahlı Kuvvetler’in karşısında olmaktır. Ki Türk Silahlı Kuvvetleri her vesileyle demokrasiye ve hukuk devletinin yanında olduğunun ifade etmektedir.

ADLİYE

Kurumlar arası çatışma olabilir


 Adli makamlar ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların ve gizli tanıkların ifadelerine karşı daha duyarlı ve dikkatli olarak hareket etmelidir. Böyle durumlarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile bilgi teatisi ve işbirliği içinde bulunmalıdırlar. Aksi durumlar, kurumlar arası çatışmalara neden olabilir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nın hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak artık haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı da sessiz kalamaz. Meydana gelen bazı terör olaylarında elbette bazen hatalar, eksiklikler olabilir. Bunlar görevin icrasında olabilecek ihmalli davranışlardır. Ancak ihmal başka bir şeydir, kasıtlı hareket etmek başka bir şeydir. Türk Silahlı Kuvvetleri ihmal ve eksikliklerin olduğu bütün olayları da yargıya taşımak zorundadır ve taşımaktadır.

TERÖR

Hedef, gündemin altına indirmek

 Son zamanlarda toplumsal olayların arttığını görmekteyiz. Şiddete başvurulduğunu görmekteyiz. Bu olaylar hiçbir şekilde kabul edilemez. Toplumun bütün kesimleri sağduyulu olmak, tahriklere kapılmamak zorundadır. Herkes itidal ile hareket etmelidir. Toplumsal çatışma, hiç kimseye, ülkemize fayda sağlamaz. Büyük zararlara neden olabilir. Ancak düşmanlarımızı sevindirir. Bölücü terör örgütü ile mücadeledeki ana hedefimiz terör sorununun Türkiye’nin gündeminin en alt sıralarına indirilmesidir. Unutmayınız ki, teröristler ve destekleyicileri gündemin, kan, gözyaşı, kin ve nefret üzerinde oluşmasını ister. Yine unutulmamalıdır ki ülkenin ve milletin bütünlüğünün korunmasının her zaman elbette bir bedeli olur.

Oruç Reis kimdir

Büyük Türk denizcisi


 GENELKURMAY Başkanı İlker Başbuğ’un, “TSK’ya karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekata değinmek için özellikle Oruç Reis Firkateyni’ni seçtim” sözleri dikkat çekti. 1470’te Osmanlı hâkimiyetinde olan Midilli Adası’nda doğan Oruç Reis, Akdeniz’deki Türk denizciliğinin babası olarak biliniyor. İshak, Hızır ve İlyas isimli kardeşleriyle denizciliğe atılan Oruç, zaman içinde Akdeniz’deki korsanların başına geçti ve Avrupa krallarına karşı savaştı. Cezayir’de devlet kurdu, adına hutbe okutup sikke kestirdi. İspanya Kralı Şarlken, Cezayir’e donanma gönderdiyse de Oruç Reis’e yenildi. Becâye kuşatması sırasında sol kolunu bir top mermisi götüren Oruç Reis, Tlemsen Hisarı’nda İspanyollara karşı verdiği son savaşta şehit düştü. Onun ölümü üzerine Akdeniz korsan ocaklarının başına küçük kardeşi Hızır geçti. Hızır Reis daha sonra Barbaros Hayeddin Paşa olarak dünya denizcilik tarihinde büyük ün yaptı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!