Duruşmaya koalisyon üyeleri ile
İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras katıldı. Koalisyonun avukatı Kürşat Bafra, Bakanlar Kurulu kararının gizli bir işlem şeklinde, kamuoyu ve yargı denetiminden kaçınılarak alındığını söyledi. Bafra, İncirlik Üssü’nde 90 adet nükleer başlıklı bomba bulunduğunu, Bakanlar Kurulu kararının
Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu savunarak, “Türkiye’de yabancı silahlı güçlerin bulunmasına izin verme yetkisi
TBMM’ye aittir. Meclis’in yetkisini kullanarak karar alan Bakanlar Kurulu ‘yetki gasbı’ yapmıştır” dedi.
Başbakanlık Hukuk Müşaviri Yılmaz Çalışkan ise Dışişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine, “uluslararası menfaatler gözetilerek” İncirlik kararının alındığını, Haziran 2009’da yeni bir karar daha alındığını anlattı. Görüş bildiren
Danıştay Savcısı, Bakanlar Kurulu kararı sonrası Türkiye’nin hava ve deniz limanlarını yabancı silahlı güçlerin kullandığının tespit edildiğini belirtti.
Türkiye topraklarındaki üsleri yabancı güçlere açma yetkisinin
TBMM’de olduğunu hatırlatan Savcı, Bakanlar Kurulu’nun
TBMM’ye ait yetkiyi kullanarak, “hukuka aykırı davrandığı” görüşünü dile getirdi. Savcı, davanın kabul edilmesini ve kararın iptalini istedi. Daire, davaya ilişkin kararını bir ay içinde verebilecek. Şu anda 2009 kararı yürürlükte olduğu için 2007’ye ilişkin bu dava hukuki bir sonuç doğurmayacak, ancak bundan sonrası için örnek teşkil edecek.
İncirlik Üssü’nün
ABD’ye lojistik amaçlı kullandırma izni, 23 Haziran 2003 tarih ve 5755 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile alınmıştı. Bu süre her yıl Bakanlar Kurulu kararı ile uzatılıyor. 2007 yılı kararının ardından Arif Ali Cangı, Aysun Koç, Berrin Esin Kaya, Hafize Çobanoğlu ve Gürkan Evci tarafından
Danıştay 10. Dairesi’nde bu dava açılmıştı.