12 yaşındaki kızı fahişe ilan ettiler!

Güncelleme Tarihi:

12 yaşındaki kızı fahişe ilan ettiler
Oluşturulma Tarihi: Ocak 17, 2013 09:50

Mardin'de N.Ç.'nin yaşadıkları hepimizin utancı oldu. 2002'de meydana gelen olayda o zaman 12 yaşındaki N.Ç. 24 kişinin tecavüzüne uğradı. 10 yılda yerel mahkemenin verdiği kararı Yargıtay kısmi olarak bozdu. Dava tekrar görüldü. N.Ç.'nin rızası var diye sanıklara yine en alt sınırdan ceza verildi. Utanç davasını ortaya çıkaran Hürriyet Dünyası'ndan Emel Armutçu, mahkemenin dün verdiği kararı yorumladı.

Haberin Devamı

/images/100/0x0/55eaf62ff018fbb8f8a1edaf
Yıllar önce N.Ç.’nin başına gelenler küçük ve saklanmaya çalışılan bir haber olarak Hürriyet’e düştüğünde, zor bir karar vermek zorunda kalmıştık. Saklanmaya çalışılıyordu, çünkü zanlılar (artık rahatlıkla suçlular diyebiliriz), bir şehrin “ileri gelenleri”ydi ve onların itibarı çok önemliydi; “ne idiğü belirsiz bir küçük kız” yüzünden yerlere düşemezdi!

Dolayısıyla ilk yapılan, gizli duruşma kararı almak olmuştu. Ancak yine de ulaşabildiğimiz mahkeme tutanaklarına geçen N.Ç.’nin kendi ağzından hikayesi yürek kaldırır cinsten değildi. Kritik kararı bize vicdanımız verdirdi: Gizlilik filan dinlemeyip (Ve elbette N.Ç.’nin adını, fotoğrafını koymadan) tüm ifadeleri yayınladık.

Haberin Devamı

BİZE PORNOCU DEDİLER
Kimileri bu yayından dolayı tecavüzcüleri suçlamadığı kadar bizi suçladı; çocuk pornoculuğu-istismarı yapmakla itham edildik. Ben pişman değilim, o ifadeleri okurken neler hissettiğimi çok iyi biliyorum çünkü. Yine olsa yine dinlemem, yazarım. Çünkü o yayından sonra bu dava büyüdü, hak ettiği yeri almaya başladı medyada. Bu yayınlar nedeniyle mahkemeden bu kadarcık da olsa ceza çıkabildi. Ve bu yayın sayesinde Türkiye, büyük erkeklerin küçük çocuklara ne kötülükler yapabildiğini, yapabileceğini gördü!

ÇOCUK, ŞEHVET DÜŞKÜNÜYMÜŞ
Kamuoyunda onca tepkiye neden olan, siyasilerin bile kamu vicdanını yaraladığını söylediği N.Ç. davası cephesinde yeni bir şey yok. Bir zahmet bir tık artırılan cezalar, yine de alt seviyede. Niye? Çünkü “çocuk şehvet düşkünü!”
12 yaşındaki bir çocuğu mağduru olduğu olayda suçlu bulabildikleri için asıl suçluların cezalarını indirenlere sorularım çok…
Hukuk fakültelerinin dersliklerinde okutulmadıysa, bir gazete haberi de mi görmediniz çoktan sakız olmuş “Suçlu çocuk yoktur, suça itilmiş çocuk vardır” tezini?
Bırakın hukuk fakültesini o zaman, çocukken anne babanızdan hiç mi “düşenlerle” ilgili vicdana çağıran özlü sözler duymadınız da ha bire tekme atıyorsunuz?

Haberin Devamı

HİÇ AKLINIZA GELMEDİ Mİ?
Çocukları 18 yaşına kadar “adam”dan saymadığınızı; her konuda ehliyetsiz addettiğinizi, sadece yönetilecek, nasihat edilecek ve azarlanacak zekâ ve tecrübe seviyesinde gördüğünüzü ne çabuk unuttunuz? Ya onları, bazen ailelerinden bile korumaktan en başta devletin sorumlu olduğunu?
Yani çocukları, hem de siz büyükler yüzünden başına gelenlerden dolayı suçlamak, toplum önünde bir daha yaralamak şöyle dursun, “Ben ne yaptım ya da neyi yapmadım da başına bunlar geldi?” diye dönüp kendinize bakmanız gerektiği, hiç mi kulağınıza çalınmadı?
Hiç mi aklınıza gelmedi, “Peki bu çocuk rıza göstermiş de siz koca adamlar ne demeye oradaydınız?” diye sormak?

Haberin Devamı

EN İKİ YÜZLÜ CÜMLE
12 yaşındaki bir kız çocuğunu fahişe ilan ederek, istediğiniz kadar tecavüzcülerin sırtını sıvazlayın; suçlanması gereken ilk şey baktığınız aynalardır.
“…yaşından küçük çocuğun rızasıyla cinsel ilişki”, 1926’dan bu yana, dünyanın en koyu yobaz, en ikiyüzlü, en adaletsiz “hukuk” cümlelerinden biri. Bir cinsel ilişkide –ki medeni insanlar ona ilişki demiyor- yetişkin olmayan küçük bir varlığın “arzusu” olabileceğini düşünmek, aynı zamanda düpedüz pornografiye giriyor. Eğer bu “hukuki yaklaşım” doğruysa, o zaman çocuk pornocularını niye yakaladığınızda tutukluyorsunuz? Niye bakmıyorsunuz, fotoğrafları videoları çekilen o çocukların rızası var mı yok mu diye?
Ama kime soruyorum.

Haberin Devamı

TECAVÜZCÜNÜN ARKASINA GEÇİYORLAR
Çocukları korumakla ilgili her uluslararası sözleşmeye imzayı basan, çocukların ifadelerinin nasıl da psikologlar gözetiminde alınacağından tutun hangi koşullarda alıkonulacaklarına kadar her türlü yasa maddesini kâğıtlara döken bu ülkede çocuklar, ıssız sokaklardan çok, en yakınlarıyla yaşadıkları evlerinde, sığındıkları yetiştirme yurtlarında, ilim irfan öğrensinler diye emanet edildikleri eğitim yuvalarında taciz ediliyor.

Ama bu ülkenin yargısı, adli tıbbı, yetkilileri, mahalleliden farksız davranıyor onlara, hep “Ama o da…” ile başlayan cümlelerle tecavüzcünün arkasına geçiyorlar.  Çocuğun rızasını, kemik yaşına göre daha “büyük” olduğunu bulup çıkarmak için uğraştıkları kadar sorgulamıyorlar kocaman tecavüzcüleri. Ruh sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı diye araştırmaktan tecavüzcünün tıynetine geçemiyorlar bir türlü…

Haberin Devamı

O İKİ HARAF VİCDANLARA KAZINDI
Sevemedi bu yargı mağdurları, güçsüzleri, korkacak, sesini çıkaramayacak olanları. Tecavüzcülere gösterdiği şefkati, onların mağduru olanlara hiç göstermedi. Bir değil, iki değil, münferit değil; hep cezalar düşürüldü, hep alt sınırlarda dolanıldı, davacıyla davalı hep yer değiştirdi.
N.Ç., maalesef yalnız değil. Bu ülkenin hor gördüğü binlercesinden sadece biri. Yargı bu tür kararları verdiği sürece de çocuklarını boğan bir ülke olmaya devam edeceğiz. Güçlü ve ehliyetli “büyük”lerin iğrenç fantezilerle dolu dünyasında, daha çok güçsüz ve ehliyetsiz küçüğümüz heder olacak.
Ama N.Ç.’nin bir farkı var; onun adının baş harfleri bir dövme gibi kazındı artık vicdanlara, sonsuza kadar da hiç iyileşmeden kanayacak.
Üstelik N.Ç., başka bir anlamda da yalnız değil; anlayanı, seveni çok. Ayrıca hatırlayın, başarılı bir hukuk öğrencisi. Ve asla bu kararları verebilenler gibi olmayacak.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!