|
 |
|
Fatih ÇEKİRGE YAZIYOR |
Peş peşe gelen mini zirvelerden sonra hükümet askere sivil yargı yolunu açan yasada bir değişiklik yapacak mı?
Ankara bu sorunun cevabına kilitlenmiş durumda…
Nitekim ABD’nin Bağımsızlık Günü Resepsiyonu'na da bu soru hakim oluyor…
Bahçedeki resepsiyonun bir köşesinde Genelkurmay İkinci Başkanı gazetecilerle sohbet ederken, diğer köşede ben Cemil Çiçek’le konuşuyorum…
Cemil Çiçek, bu konuyla ilgili hiçbir soruya cevap vermiyor…
Deyim yerindeyse medyaya karşı “susma hakkını” kullanıyor…
Bir ara Cemil Çiçek’le yalnız kalıyoruz…
Şöyle diyorum:
- Sizinle Özal’lı yıllardan beri tanışırız. O zaman Demir Çelik’ten Sorumlu Devlet Bakanı’ydınız. Kritik dönemlerde bakanların konuşmasının ne kadar hassas olduğunu iyi bilirsiniz…
Cemil Çiçek bu sözüm üzerine gülüyor ve “bir Bülent Akarcalı hikayesi” anlatıyor…
Bu hikayeyi sonra aktaracağım, ama önce kritik soruya gelelim…
Aramızdaki diyalog şöyle gelişti:
- Biliyorum konuşmayacaksınız.
- Burası ABD toprakları sayılır, Türkiye’nin dışında Türkiye meselesi konuşmayalım. (Bunu söylerken gülüyor)
- Bir tek soru soracağım.
- Peki sor ama bir soru bir cevap.
Soruyorum:
- Sizce bu yasa Anayasa’ya aykırı mı?
Cemil Bey çok kısa bir süre düşünüyor ve cevabı veriyor:
- Hayır bana göre Anayasa’ya aykırı değil. Ben Anayasa’ya aykırı bir şey görmüyorum.
İşte bu söz önemli. Belli ki hükümet yasanın arkasında duruyor…
Çiçek şöyle bitiriyor:
“Yasalar prosedürler neyin ne şekilde işleyeceğini çok açık ifade ediyor. Meclis’ten bir yasa çıkmıştır ve gerekli makamların onayına sunulmuştur”
Hepimiz biliyoruz ki bu yasanın hazırlanmasında ve şu anda yasayla ilgili asker tarafında doğan endişelerin giderilmesinde kritik isim Cemil Çiçek’tir…
Gerek resepsiyonda gerek sonrasında Ankara kulislerinden aldığım izlenime gelince;
- Hükümetin yasada köklü bir değişiklik yapmasını beklemiyorum. Tam tersine yasanın üst rütbeli komutanların basit bir şikayetle yargılanması yolunu açmayacağı şeklinde bir rapor hazırlanıyor…
- Cumhurbaşkanı’na yasanın Şura kararlarını ne şekilde etkileyeceği de kapsamlı bir şekilde aktarılacak.
- Bugüne kadar Askeri Şura'larda ordudan atılan personel konusunda Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı her defasında muhalefet şerhi koymuşlardır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın Askeri Şura kararlarının yargıya açılması konusunda ters bir tavır alacağını da beklemiyorum…
Evet, Ankara’nın artık bir “labirente” dönüşen kulislerinden süzebildiklerim şimdilik bu kadar…
Yoruma gelince:
- Bir şekilde askere sivil yargı yolu açılacak. Yapılan çalışmalar sonucunda askerdeki endişeleri ortadan kaldıracak kapsamlı bir rapor hazırlanıyor…
- Gece yarısı geçen yasayla Ergenekon soruşturması kapsamında Albay Çiçek’in tutuklanması üst üste gelince elbette gerilimi artırdı. Şimdi yasayla Ergenekon soruşturmasının ayrı ayrı işlemler olduğu anlatılmaya çalışılıyor. Bu da zaman alacak.
Ortadaki diğer gerçek ise şudur:
- Bu süreç iyi yönetilemediği için bir güven bunalımı doğdu. İşte şimdi o bunalım aşılmaya çalışılıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çabası da bu…
- Ancak eğer Başbakan Tayyip Erdoğan istemezse o yasanın geri gönderilmesi zor olur. Zaten Cemil Çiçek’in “Bana göre Anayasa’ya aykırı değil” sözü de bu cümleyi doğruluyor…
Eğer daha açık bir şekilde söylemeye çalışırsak gelinen nokta şudur:
- Herkes Başbakan Erdoğan, Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Ergin arasındaki görüşmelerin ve oluşan komisyonun yasada değişiklik yapmak için çalıştığını zannediyor. Bana göre tam tersi, bu mini zirveler şunun için gerçekleşiyor:
1- Kapsamlı bir rapor hazırlayarak bu yasanın Anayasa'ya aykırı olmadığını vurgulamak.
2- Askerin endişelerinin yersiz olduğunu ispatlamak.
BAĞIMSIZLIK RESEPSİYONUNDAN İLGİNÇ KARELER |