Türkiye, Ergenekon’u tartışa dursun, dünya, Türkiye’yi de ilgilendiren çok önemli iki krizle boğuşuyor.
Siyasi kriz, İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonu.
Ekonomik kriz ise, Rusya’nın Ukrayna ile doğalgaz fiyatında anlaşamaması nedeniyle, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya giden boru hattına gaz sevkiyatını kesmesi.
İşin ilginci, biri Gazze’deki sivilleri, diğeri ise Avrupa’daki işletmeleri vuran bu birbirinden tamamen iki farklı krize, aynı çözümün bulunması;
Uluslar arası gözlemci gücü…
İsrail’in operasyonlarını sona erdirmesi için, Gazze sınırına uluslar arası gözlemciler gönderilmesi zaten birkaç gündür tartışılıyordu.
Yeni olan, benzer bir uluslar arası gücün Ukrayna’ya da gönderilmesi konusu.
 |
|
Zeynep Gürcanlı YAZIYOR |
Bu konuda devreye giren Avrupa Birliği oldu.
Avrupa komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso hem Rus, hem de Ukraynalı liderlerle görüştü.
Rusya, transit boru hattından Ukrayna’nın doğalgaz “çaldığını” iddia ediyor, Ukrayna ise “çalmıyoruz, Rusya gazı az gönderiyor” diyordu.
AB de, işte bu sorunu çözüp, Rusya’nın yeniden gaz sevkiyatına başlaması için ortaya “uluslar arası gözlemci” fikrini attı.
Buna göre, hem Rusya’ya, hem de Ukrayna’ya yerleştirilecek uluslar arası tarafsız gözlemciler, boru hattına ne kadar gaz pompalandığını, Ukrayna’nın bunu “çalıp çalmadığını” denetleyecek.
Son haberler, hem Moskova, hem de Kiev’in bu öneriye sıcak yaklaştığı yönünde.
Eğer son ayrıntılar da halledilirse, Ukrayna ve Rusya’ya “gaz gözlemcileri”, Gazze için uzun süredir konuşulan “sınır gözlemcilerinden” çok daha hızlı gidecek gibi görünüyorlar…
|