Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Günde 100 bin kişinin gittiği alışveriş merkezine bir de ben bakayım dedim

İstanbul Kurtköy’deki Viaport alışveriş merkezi 15 Ağustos’ta açıldı. İstanbul’da yaşamayanlar için Kurtköy’de olması bir şey ifade etmeyecektir.

O zaman şöyle izah edeyim; benim evle veya işyerimle Kurtköy’ün arasına 3 küçük şehir yerleştirebilirsiniz. Öyle uzak, tüm outlet merkezleri gibi...

Bu mesafe yüzünden Viaport’u görmezden gelmeye karar vermiştim ama Şeker Bayramı’nda, 4 günde 420 bin 652 kişi ziyaret edince, Eylül ayı ziyaretçi sayısı 1 milyon 262 bin 711’i bulunca bu pek mümkün olmadı.

Gidenler iğne atacak yer olmadığını, 2 bin 500 araçlık otoparkın ağzına kadar dolduğunu anlatınca korktum, bir pazartesi günü, herkes işinde gücündeyken kapısına dayanmaya karar verdim.

Viaport, mimari bakımdan bir outlete hiç benzemiyor. Outletler genelde ihtiyacı karşılamaya yönelik inşa edilmiş, yalın binalar olur. Bu ise gayet eklektik: Anadolu, Osmanlı ve Akdeniz mimarisinden ilham almış.

Büyük bölümünün üstü açık. Tek kapalı alan Bedesten. Bedesten’de kuyumcular ve bir iki tatlıcı bulunuyor. Gerçekten büyük bir mekan, yüksek ve etkileyici bir kubbesi var.

Restoranların sıralandığı food court bölümü yapay gölet ve otoban manzaralı. Ama sokak aralarında da bir iki kafe var. Sürekli müzik yayını yapılıyor. Küçük bir Ege kasabasının çarşısında dolaştığınızı sanabilirsiniz. Huzurlu bir yer, ama tekrar hatırlatırım ben pazartesi günü iş saatinde gittim. Ortalıkta sadece çevrede oturan ev kadınları vardı.

Sabiha Gökçen Havaalanı yanıbaşında. Uçak beklerken uğrayıp, zaman geçirilebilir. İniş ve kalkış saatlerini gösteren panolar yerleştirilmiş.

Geçen sezon yüklü alışveriş yaptınızsa, fiyatlar sinir krizi geçirtecek türden. Bundan taş çatlasın 4 ay evvel Twist’ten 80’e aldığım elbiseyi 29 liraya satıyorlardı. Gel de delirme. Bir önceki kış Machka’da aklımın kaldığı pantolon 150’den 50 liraya düşmüştü. Silk&Cashmere’in vitrininde orta halli birinin alabileceği fiyatlar yazılıydı. 30’a gömlek vardı, öyle diyeyim. Sonra Tween’de 99 liraya erkek takımı, Derimod ve Divarese’de 199’a deri ceket, Tommy Hilfiger’de 59’a pantolon, İnci’de 50-60’a ayakkabı satılıyordu. Beymen Seri Sonu’nda Boyner markaları da vardı; Moschino, D&G, Armani gibi markaların sezonda 5 bine satılan ceketleri 1.200’e inmişti. 480’e Ralph Lauren palto bulabiliyorsunuz. Barbour’un kabanları 120 civarındaydı.

Fiyatlar iştah kabartıcı ama tüm mağazaların tepeleme seri sonu mallarla dolu olduğunu sanmayın. Çoğunluk, sezon ürünleri de satıyor. Mavi Jeans, İpekyol gibi bazılarında sezon ürünleri, seri sonundan daha fazla. Pek çoğunda henüz beden sıkıntısı yok ama yakında başlayabilir. Neticede seri sonu denen şeyin ne kadar devamı gelebilir ki.

Alışveriş merkezi açıldığında, yetkililer Rusya’dan, Arap ülkelerinden turist getireceğiz demişlerdi. Ben olsam, neredeyse yarı yarıya sezon ürünü satan bir yere kalkıp taa Rusya’dan gelmem. Bence seri sonu ile sezon ürünü dengesini, seri sonundan yana artırmak lazım.

Viaport’a gitmek için otomobil sahibi olmanız şart değil. Bostancı ve Pendik’ten saat başı servis kalkıyor. Saatlerini www.viaport.com.tr’den öğrenebilirsiniz.
X