Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Günahkar pako...

Annemin annesi Bayan Nelli, yani evdeki adıyla Mamo beni görünce kim sandıysa yine ‘Oooo Mösyö...’ dedi.

Ben ilgilenmedim.

Çünkü yazı günüm, yazı yazmalıyım.

Zaten ben ‘Mösyö’ değilim, Pako’yum.

Pako, günahkár Pako.

*

Bir okuyucum (Sema Geygel Abla) e-mail ile bilgi verdi, şöyle diyor mesajında:

‘Kadıköy İlçesi’nin nezih semtlerinden Kazasker’de oturuyorum. 22 yıldır buradayız. Burası gurur duyulacak bir semttir. Ne yazık ki geçen gün camimize şöyle bir pankart asılıydı:

Kim av köpeği, çoban ve arazi köpeğinden başka bir köpek edinirse, kendisinin sevabından her gün 2 kırat (2 Umud Dağı misali) eksiltir.

Kaynak: Mislim müsahat 2940 Ravi Ebu Füreyya....’

İşte buna canım sıkılmıştı.

*

Çünkü ben av köpeği değilim, çoban köpeği de değilim.

Bu durumda evimizin bereketini mi kaçırıyorum, annem ile babamın günah işlemelerine mi neden oluyorum.

Belki ‘bekçi köpeği’ kısmı beni kurtarabilir diye düşündüm.

Çünkü ne de olsa bekliyorum sayılır.

Ama artık kulaklarım duymuyor.

Bekçi köpeği umudum da söndü mü?

İyice baktım; belki bir yerinde ‘yazar köpekler’ vardır da kurtarırız diye.

O da yok zaten.

*

Niçin köpekler işlerine yaramıyorsa sevmiyorlar anlamıyorum.

İnsanlara o yüreği, o sevgi duygusunu kim verdi?

Ebu Füreyya vermedi herhalde.

Allah verdi.

Merhameti, vicdanı, şefkati, insan olmanın yüceliğini ve gereklerini veren ‘Tüm canlıları koruyun’ derken, Ebu Füreyya’ya ne düşüyor ki köpekleri birer şeytan gibi gösterip, onları düşman sayıyor.

Hadi o eski yıllarda bunu dedi diyelim.

Biz onlardan sevgi beklerken, hangi din adamı böyle doğru olmayan bir şeyi sevgi ve merhamet yeri olan caminin kapısına asar bilmiyorum.

Yani şimdi ben günahkarım ve evimizin, annemin-babamın sevaplarını azaltıyorum.

Öyle mi?

*

Canım sıkkın okudum okuyalı.

Keşke çoban köpeği olsaydım, ya da arazi köpeği...

(Arazi köpeği nasıl olunuyor, onu anlamış değilim. Arazi arabası olur da, arazi köpeğini ilk kez duyuyorum)

Mamo bunları bilmiyor, laf atıyor bize...

‘Oooo Mösyö’müş.

Ben Pako’yum, Pako...

Günáhkar Pako...



SİZ PAKO’YA SORUN PAKO DA UZMANA

Veteriner Hekim Talat GÜLBAY

Kediniz kabız olursa

Dört buçuk yaşındaki erkek kedimiz altı ay önce kabız oldu. Yapılan tedavilerden sonra düzeldi ancak bir ay önce aynı problem tekrar başladı. Son seferinde 4 gün boyunca hiç tuvalete çıkmadı. Yemek olarak konserve ve kuru mamayı birlikte kullanıyoruz. Kabız olmasının sebebi ne olabilir?

Kabızlık kedilerde sık olarak karşılaştığımız bir hastalıktır. Genellikle dışkı yapma sayısının ve miktarının azalması, dışkının sert ve kuru olarak çıkması en belirgin kabızlık işaretleridir. Kabızlık uzun süreli olduğunda ve dışkının hiç yapılmadığı durumlarda opstipasyon dediğimiz durum şekillenir ve dışkılama tamamen durur. Bu durumda bağırsaklardaki dışkı taş gibi sert parçacıklara dönüşür. Bu durum kabızlığın devamı olabileceği gibi bazı hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bunların yanı sıra megakolon dediğimiz bağırsak genişlemesi sonucu da kabızlık ortaya çıkabilir veya tam tersi olarak kabızlık durumuna bağlı olarak da megakolon oluşabilir. Kabızlığın en belirgin sebepleri beslenme (sürekli mama değişikliği, kemik yemesi, tüy topakları) ve çevre koşullarıdır (tuvalet kumunun yetersiz, kirli ya da kedinin tercihi dışında olması, stres). Ayrıca anüs ve rektum bölgesindeki hastalıklara bağlı ağrılı dışkı yapma; tümör, yutulmuş yabancı cisimler veya eski kalça kırıklarına bağlı bağırsak üzerindeki baskılar; sinir sistemi ile ilgili problemler, metabolik ve hormonal problemler ve bazı ilaçlar sebebiyet verebilir. Bu belirtiler içinde en sık karşılaşılan sebep tüy topakları ve bağırsakları çalıştıran sinirlerin hastalıklarıdır. Kabızlık sorununun çözülebilmesi için öncelikle kedinizi muayene ettirmeli ve problemi tespit etmelisiniz.

PAKO PANO

Yorkshire Terrier cinsi köpeğimiz 15 Mart’ta Kuşadası Turgut Özal Bulvarı’nda Akdemir Sitesi çevresinde kayboldu. 8,5 yaşındaki köpeğimizin sarı bir elbisesi vardı. Görenlerin (0256) 618 26 81 ya da (0532) 799 56 04 numaralı telefonları aramasını rica ediyoruz.

Köpeğimiz Hop Hop 20 Mart’ta İstanbul Moda sahilinde kayboldu. Sarı renkli kırma ve büyük erkek köpeğimizin boynu bant şeklinde beyaz. Kısırlaştırılmış Hop Hop’un kulağında küpesi ve boynunda kırmızı renkli tasması var. (0544) 807 88 49; (0533) 773 39 75.

İstanbul’da ailesi tarafından terk edilen 3 yaşında erkek İspanyol Cocker bulduk. Ona kucak açacak yeni bir aile arıyoruz. (0535) 418 76 76.

Kocamustafapaşa’da 3 numara bal rengi Terrier cinsi bir erkek köpek bulduk. Onun yeni ailesi olmak ister misiniz? (0536) 618 78 70.

Alman Kurt çoban köpeğimiz Sarıyer civarında kayboldu. Köpeğimizin en belirgin özelliği dilinde büyük bir ben olması. 2 yaşındaki köpeğimizi gördüyseniz bizi arar mısınız? (0532) 295 83 12; (0212) 323 20 73.

1.5 yaşında bir Doberman’ım ve baba olmak istiyorum. Yavrularımın kendi cinsimden olmasına özen gösteriyorum. İlgilenenler (0212) 236 26 30 numaralı telefonu arayabilir.

Köpeklerden sahiplerine sitem

Sahiplerinin kendilerini anlamadığından şikayet eden köpekler sonunda isyan bayrağını çekti. Davranışlarının kısıtlanmasından ve sahiplerinin kendilerine söz hakkı tanımamasından bunalan dört ayaklı dostlarımız, sahiplerinden biraz daha hoşgörülü olmalarını talep ediyor. İşte köpeklerin sahiplerinden duymak istediği cümleler.

Çamur banyosu yaptıktan sonra onu yıkamayacağım.

Topu 50 kere fırlattıktan sonra yoruldum diye şikayet etmeyeceğim.

Tuvaletini yaparken onu seyretmeyeceğim.

Asla onu beslemeden önce kedime mama vermeyeceğim.

Kedimden en kısa zamanda kurtulmaya çalışacağım.

Eve başka kediler getirmeyi aklımdan bile geçirmeyeceğim.

O, yemeklerimi benim için test edip onaylamadan asla yemek yemeyeceğim.

Yediğim herşeyi onunla paylaşacağım.

Koltukta keyif yapmasına izin vereceğim.

Evden çıktığım zaman mutlaka onu da yanıma alacağım.

Tırnaklarını kesmeyeceğim.

İşe gitmek gibi bahanelerle onu evde yalnız bırakmayacağım.

Onu dışarı çıkarmamak için kötü havayı bahane etmeyeceğim.

Ona asla komik elbiseler giydirmeyeceğim.

Onun lisanını anlamak için daha çok çaba harcayacağım.

Orasına burasına kurdeleler takmayı aklımdan bile geçirmeyeceğim.

Yemeğini yedikten sonra ağzını halılarda temizlemesine izin vereceğim

Biz yemek yerken sofranın köşesinde dikilip ağlamaklı gözlerle bize bakmasını tolere edeceğim; arada sırada ekmek veya peçete çalarsa kızmayacağım.

Van’da evinde kedi besleyene ayda 50 milyon lira ödenecek

Van Valisi Hikmet Tan, nesli giderek tükenen Van kedisini koruma altına alıp çoğalmalarını sağlamak için bir proje hazırladıklarını söyledi. Vali Tan, evinde kedi besleyen her aileye, kedi başına ayda 50 milyon lira ödeyeceklerini belirtti. Van Kedisini Koruma ve Neslini Yaşatma Projesi ile Van kedilerinin nesillerinin devam etmesi ve sayılarının artması planlanıyor. Proje kapsamında evde beslenen Van kedileri düzenli olarak veterinerler tarafından kontrol edilecek. Vali Tan ayrıca bu kedilerin kayıt altına alınacağını ve başka illere satılmasına izin verilmeyeceğini belirtti.

Sebahattin YILMAZFahrettin GÖK/VAN, (DHA)
X