Gümüldür’ün yaşlı bilgesi

Otuz yıl kadar önce, İzmir Gümüldür’de yaşlı bir adama rastladım.

Uzun ömründe imbikten süzülerek kazandığı deneyimlerinden gelen bilgeliği hemen belli oluyordu.

O gün, yaptığımız uzun, lezzetli sohbette bana unutamayacağım hayat dersleri vermişti.

O yıllarda Gümüldür şimdiki gibi tarumar edilmemişti.

Sekiz kilometre uzunluğunda, dünyanın en güzel kum plajlarından birine sahip olan Gümüldür, uçsuz bucaksız yemyeşil satsuma bahçeleri ile denizi kucaklıyordu.

Sonra beldeye yazlıkçılar üşüştü.

O güzelim kumsalı işgal edip çirkin, eğri büğrü beton yapılarla doldurdular.

Uzun zamandır gitmiyorum Gümüldür’e... O güzelim satsuma bahçeleri ne haldedir bilemiyorum.

Gümüldür satsuması o yıllarda çok ünlüydü.

Çekirdeksiz, tatlı olan bu küçük sulu mandalinaların tamamı yurtdışına gönderiliyordu.

Gümüldür’e satsumayı getiren ise işte o yaşlı adamdı.

Gençliğinde memleketi Rize’den gurbete çıkmış, Gümüldür’e yerleşmişti.

Bu güzel yörede Rize mandalinasını yetiştirebileceğini düşünmüştü.

Sonra fide getirip bir bahçe yapmıştı.

Yaşlı adamın tahmini doğru çıkmış, Rize mandalinası Ege iklimini daha çok sevmiş ve dünyaca ünlü satsumalar yetişmeye başlamıştı.

Kısa süre içinde bütün köylüler satsuma bahçesi sahibi olmuşlardı.

* * *

Fakir Gümüldür köylüleri satsuma sayesinde çok para kazanıyorlardı.

Hepsi ihtiyar adama medyundu. Ona büyük saygı duyuyorlardı.

Bir gün aralarında toplanıp ihtiyar adamın heykelini dikmeye karar vermişler.

Bunu ihtiyar adama açmışlar ama o kesinlikle kabul etmeyince heykel işi kalmış.

İhtiyar adam bana bu öyküyü anlatınca "Neden kabul etmedin amca" diye sordum.

Bilgece gülüp sakalını sıvazladı, sonra şöyle dedi:

"Bak evlat, dediğimi iyi dinle. Bugün satsuma iyi para ediyor. Herkes memnun ve bana dua ediyor. Hatta heykelimi dikmek istiyorlar. Dikerler de... Ama yarın satsuma para etmezse kızarlar, diktikleri heykelimi kırıp parçalarlar. Onun için heykel meykel istemem."

* * *

Başbakan’ın adının Esenboğa yoluna verildiğini gazetelerden okuyunca o ihtiyar bilge geldi aklıma.

Teklifi Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek yapmış, Büyükşehir Belediye Meclisi de kabul etmiş.

Melih Bey’in teklifi ne amaçla yaptığını bilmiyorum. Çünkü kendisi bunun yağcılık olmadığını söylüyor.

"O yola adının verilmesi Başbakan’ın hakkıdır" diyor.

Başbakan’ın daha önce bu tip girişimlere karşı çıktığını biliyoruz.

Buna da karşı çıkar da adını o yola koydurmazsa akıllılık eder.

Çünkü yarın iktidar değişir bir başka parti Ankara belediyesine egemen olursa ilk yapacağı iş o yolun adını değiştirmek olur.

O nedenle Başbakan ayağının altına kırmızı halı serenlere, önünde yerlere kadar eğilenlere ve adını oraya buraya verenlere pek kanmasın.

Kendisine ve bütün politikacılara Gümüldür’de rastladığım yaşlı bilgenin verdiği dersi unutmamalarını öneririm.
Yazarın Tüm Yazıları