Dünya Haberleri

    6 soruda Türkiye-AB krizi ve Gümrük Birliği

    Güven ÖZALP / BRÜKSEL
    25.08.2017 - 09:49 | Son Güncelleme:

    TÜRKİYE ile Avrupa Birliği arasındaki çok sıkıntılı bir dönemden geçen ilişkileri canlandırma unsuru olarak görülen Gümrük Birliği’nin güncellenmesi özellikle Almanya ile yaşanan siyasi gerginlik nedeniyle kriz başlığı haline geldi.

    Karşılıklı yapılan açıklamalar güncelleme konusunda kısa vadede olumlu adım atılma ihtimalinin her geçen gün daha da azaldığına işaret ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ürdün dönüşünde uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Biz yolumuza aynı şekilde devam ederiz” dediği Gümrük Birliği’nde güncellemenin yapılmamasının Türkiye açısından dezavantajları artıran bir etki yaratma riski yüksek. Olası bir güncellemenin kazan-kazan durumu yaratacağı konusunda ise Ankara ve Brüksel hemfikir.

    6 soruda Türkiye-AB krizi ve Gümrük Birliği

    Süreç neden kriz konusu oldu?

    Bunun en önemli nedeni Türkiye’nin bazı AB ülkeleriyle ikili alanda yaşadığı gerginlikler. İlgili ülkeler bu gerginlikleri AB platformuna taşıyarak Türkiye üzerindeki baskıyı artırma yoluna gitti. Türkiye’de hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları alanında yaşanan olumsuz gelişmeler de bazı üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu tarafından ‘engelleme unsuru’ olarak kullanıldı.

    Tıkanıklığın tek sebebi Almanya mı?

    AB Komisyonu, güncelleme müzakereleri için 2016 sonunda üye ülkelerden yetkilendirme istedi. Normal şartlarda tamamlanmış olması gereken AB Konseyi’ndeki değerlendirme süreci tamamen durma noktasına geldi. Bunun nedeni çekincesi olan ülkeler kervanına katılan üye ülkelerde ‘istikrarlı’ bir artış olması. İtiraz perdesini Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açmıştı sonrasında Avusturya net şekilde güncellemeye karşı çıktı. Çekincesi olanlar bu iki ülkeyle de sınırlı değil. Sürecin yönünü belirleyen hamle ise Almanya’dan geldi. Berlin, geçtiğimiz günlerde, mevcut ortamda güncellemeden yana olmadığı açıklamasını yaptı. AB’de kararları tek başına Almanya almasa da bu ülkenin onay vermediği kararların alınması ihtimalinin sıfıra yakın olması sürece yönelik kısa vadeli beklentileri iyiden iyiye düşürmüş durumda.

    Tıkanıklığın aşılması mümkün mü?

    Gümrük Birliği gibi teknik nitelikli bir konuda yaşanan mevcut tıkanıklığın aşılması siyasi alanda atılacak adımlara bağlı. AB kanadındaki en önemli beklenti, Türkiye’nin üye ülkelerle yaşadığı gerginliği düşürmesi. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi alanındaki olumsuzlukların giderilerek aday ülke ve Avrupa Konseyi üyeliğinin gerektirdiği standartların tekrar devreye sokulması da üye ülkelerin altını net şekilde çizdiği unsurlar arasında yer alıyor.

    Güncelleme neden gerekli?

    Gümrük Birliği, 1995’te alınan bir karar doğrultusunda 1996’da devreye girdi. AB ile Türkiye arasındaki, türünün tek örneği konumundaki, Gümrük Birliği tüm sanayi ürünlerini kapsasa da işlenmiş tarım ürünleri hariç tarım, hizmetler ve kamu ihalelerini kapsamıyor. Dolayısıyla kapasitenin yüzde 100’ü devrede değil. Anlaşma, Türkiye’nin üretim kalitesini yükseltmesini ve özel sektörünün uluslararası alanda rekabet edebilirliğinin belirgin şekilde artmasını sağladı. Gelinen aşamada ise ticaret ve ekonominin 21 yıl öncekinden çok farklı olması nedeniyle beklentileri karşılayamaz durumda. Türkiye’nin karar mekanizmalarında yer almaması ve AB tarafından alınan kararları izlemek durumunda olmasından kaynaklanan asimetrik yapı da güncellemeyi olmazsa olmaz kılıyor.

    Güncelleme kimin yararına?

    AB ile Türkiye arasındaki ticaret 140 milyar Euro düzeyinde. Bu da Türkiye’nin global ticaretinin yüzde 42’sine denk düşüyor. Türkiye, yüzde 4.2’lik payla AB’nin en önemli beşinci ticaret ortağı. Türkiye, 2016’da ihracatının yüzde 48’ini AB’ye yaptı. 2008-2016’da AB’den yapılan doğrudan yabancı yatırımların oranı da ortalama yüzde 66.3 seviyesinde. Olası bir güncellemenin bu rakamları daha da yukarı çekeceği hesaplanıyor. AB kanadının hesaplamalarına göre güncelleme halinde Türkiye’nin gayri safi yurtiçi hasılası en az yüzde 1.44 artacak. AB’den Türkiye’ye yapılan ihracatın 27 milyar, Türkiye’den AB’ye yönelik ihracatın da 5 milyar dolar düzeyinde artması Brüksel’in hesaplarının dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor. Gümrük Birliği’nin Türkiye’nin ekonomik refahına yapacağı katkı 12.5 milyar Euro olarak hesaplanırken AB’ye katkının 5.4 milyar Euro düzeyinde kalması öngörülüyor.

    Türkiye’de yapılan etki çalışmaları da tüketici fiyatlarının yüzde 1.2 oranında azalacağına, buna karşılık hane halkı tüketiminin yüzde 0.7 oranında artacağına işaret ediyor. Güncellemenin giyim, deri, tekstil gibi alanlarda yüzde 8’lere varan üretim artışı sağlaması beklenirken üretim kaybı öngörülen bir sektör bulunmuyor. Güncellemenin, Türkiye’nin üçüncü ülkeler ile serbest ticaret anlaşması yapabilme kapasitesini artırması da beklenen sonuçlar arasında.

    Süreç için nasıl bir takvim söz konusu?

    Üye ülkelerden oluşan AB Konseyi’nin, AB Komisyonu’nu müzakereler için yetkilendirmesi genelde 3-4 ay alıyor. Türkiye için bu süre çoktan aşılmış durumda. Üye ülkelerin AB Komisyonu’nu yetkilendirmesinin ardından müzakerelerin tamamlanması iki yılı bulabiliyor. Müzakerelerin tamamlanması aşamasında oybirliği değil nitelikli çoğunluk aranıyor. Son karar için Avrupa Parlamentosu’nun da onayı gerekiyor.

     

    Etiketler: Avrupa Birliği
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı