Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gümrük Birliği fatihi, hoş geldin

YIRTINIYOR o sırada tüm partililer. ‘Artık ülkeye dön ve seçim kampanyasının başına geç’ diye davul çalıyorlar, ama Deniz Baykal dışarda turları sürdürüyor. Bulunduğu yerden demeçler veriyor:

‘Gümrük Birliği’ne kabul edilmesiyle birlikte, Türkiye’nin dünyadaki yeri tescil edilmiştir.’

Ankara’da genel merkez haykırıyor, ‘seçim kampanyası aksıyor, önce seçim’ diye tutturuyor, ama Baykal kararlı:

‘Gümrük Birliği’nde varılan olumlu gelişmeler, hükümet dışı kuruluşların olduğu kadar, siyasi partilerin de başarısıdır’.

Genel merkez bir türlü kampanya programı yapamıyor, oysa diğer partiler almış başını gidiyor. Baykal ödün vermeden yoluna devam ediyor:

‘Türkiye’de hiçbir siyasal kriz, bizim Gümrük Birliği’ne girişimizi engelleyemez’.

AB ülkelerinde arka arkaya yaptığı görüşmeler olumlu sonuç veriyor ve Deniz Baykal yurda döndüğünde, hava alanında büyük tezahüratla karşılanıyor:

‘Hoş geldin, Gümrük Birliği fatihi.’

ÇELİŞEN TAVIR

Türkiye’nin Gümrük Birliğine girişiyle ilgili protokolü 6 Mart 1995’te dönemin Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın imzalıyor. O sırada Başbakan Çiller.

Gümrük Birliği’nin Aralık 1995’te Avrupa Parlamentosu’nda onaylanması sırasında ise, CHP kadroları değişiyor. CHP Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Deniz Baykal. Başbakan yine Çiller.

24 Aralık 95’te genel seçimler var. Türkiye ve Baykal açısından sıkışık bir takvim. Ama, Baykal inatla, neredeyse seçimi ikinci plana iterek, GümrükBirliğine öncelik tanıyor.

95 Aralık gazetelerini şöyle bir karıştırmak yetiyor. Her gün, her gazete Baykal’ın Gümrük Birliği’ni öven demeçleriyle dolu.

Bugün AB yönünde atılan adımlara karşı sırtını dönmesiyle birebir çelişen bir tavır. Hele de, TBMM’de mahalle çocukları gibi, ‘AB belgesi bize geldi, gelmedi’ türünde itişip kakışmalara, başka partilerin Gümrük Birliğini küçümseyen eleştirilerine hiç yüz vermiyor. Cevabını anında yapıştırıyor.

Kendini öyle kaptırıyor ki, seçimin CHP için ana malzemelerinden biri de Gümrük Birliği’nde kazandığı zafer!..

CHP Genel Merkezi ‘seçiiiim’ diye uyardıkça, Baykal, ‘Türkiye’nin çıkarları Gümrük Birliği’ndedir’ sözleriyle, genel merkezi yatıştırmaya çalışıyor.

SOLUN ÇABALARI

Bugün kadersiz ve kısmetsiz biçimde, AB karşısında MHP ile aynı çizgide buluşan CHP, aslında kendi yakın geçmişiyle birkaç defa ters düşüyor.

AB yolunda Gümrük Birliği önemli bir dönemeç. Gümrük Birliğinin çeşitli aşamalarında Başbakanlık DYP’de. Ama, SHP veya CHP ile DYP’nin yaptığı koalisyonlarda, Dışişleri Bakanlığı SHP veya CHP’de. Yani, Gümrük Birliği’ne giden yolda, pratik işlemler, güncel çabalar, hatta olayın özü SHP veya CHP’nin çabasıyla gerçekleşiyor.

AB ile bu yönde yapılan toplantılarda büyük emek sahibi, dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin. Bir süredir AB’ye karşı salvolarıyla, solu ulusalcı çembere hapsedenler arasında yer alan Mümtaz Soysal, yine Dışişleri Bakanı sıfatıyla Gümrük Birliği için çalışanlar arasında.

Paradoksa bakın siz!.. Bugün AB’ye karşı göğsünü siper edenler, AB ile görüşmelerin başlamasını küçümseyenler, bir zamanlar Gümrük Birliği şampiyonu.

Sırf muhalefet olsun diye mi, muhalefetin nerede, nasıl yapılacağını bilmezlikten mi, kör bir uçuştan mı, belli değil, bugün CHP yönetiminin AB’ye karşı çıkması, CHP içindeki tepkileri artırıyor. Tabandaki rahatsızlık yavaş yavaş tavana doğru yol alıyor.

Parti içinde ipler gevşiyor. Türkiye’nin ipleri CHP’nin elinden zaten çoktan çıkmış durumda.


Demirel, sol, virgül


TÜRKİYE’nin gördüğü en dinamik parlamento 1965 Meclisi. Çünkü, orada 15 TİP milletvekili var.

15 TİP’li yeni düşünceler ve yeni söylemle TBMM’yi hallaç pamuğu gibi atıyor.

Dönemin Başbakanı Demirel, partisini uyarıyor:

‘Kürsüye çıkınca, TİP’lileri mutlaka dinleyin, akıllı şeyler söylüyorlar.’

Yaklaşık otuz yıl sonra, 1990’ların sonunda, Demirel Cumhurbaşkanı. TBMM Dışişleri Komisyonu’na Çankaya’da yemek veriyor. Yanında komisyon başkanı Murat Karayalçın oturuyor. Sol, proje, solun ülkeye katkısı gibi konular açılınca, Demirel:

‘Sol akıllı şeyler söyler de, yalnız virgülü nereye koyacağını bilemez. 1,2,0,0,0,0,0 yan yana yazsak, bir trenin saatteki hızını sorsak, virgülü 1’den sonra mı, 2’den sonra mı, yani hangi 0’dan sonraya koyacağını bilmez. Trenin hızını hesaplayamaz.’

Türkiye’de sağ iktidarlar projeleri kilometre, kilogram olarak görüyor. Ama, yapıyor da. Sol ise, iddiasını projeye dayandırmıyor. Soyut nutuklar toplamında kalıyor. Solun amansız sorunu burada.
X