Gündem Haberleri

    Güler Zere'nin avukatı cezanın ertelenmesi için başvuru yaptı

    ADANA, (DHA)
    05.11.2009 - 10:25 | Son Güncelleme:

    CEZAEVİNDE kansere yakalanan 34 yıl hapis cezasına hükümlü DHKP-C üyesi 37 yaşındaki Güler Zere'nin serbest bırakılmasıyla ilgili uzun süreden bu yana Adli Tıp 3'üncü İhtisas Kurulu'ndan beklenen rapor çıkarken, avukatları dosyanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ulaşması beklenmeden, ilgili savcılığın yetkisini kullanıp, Zere'yi bırakması için Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.

    Adli Tıp 3'üncü İhtisas Kurulu, daha önce verdiği raporu dün değiştirerek Güler Zere'nin af kapsamında olduğuna dair kararını içeren raporu Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'na dün gece faksla iletti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Zere'nin babası Haydar Zere’yi arayarak, raporun çıktığını bildirdi. Prosedüre göre, başsavcılığa fakslanan rapor, Zere’nin suçunun affıyla ilgili hazırlanan dosyaya konulup, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilecek. Dosyayı inceleyecek olan Genel Müdürlük de evrakların tam olması halinde Cumhurbaşkanlığı'na sunacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, uygun gördüğü takdirde Zere’yi affedecek.

    Zere'nin avukatlarından Taylan Tanay, af ile ilgili prosedürün işlemesini beklemeden, hükümlünün Elbistan Cezaevi'nde kalması nedeniyle Elbistan Adliyesi'ne giderek, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisini kullanarak, cezasını erteleyerek müvekkilini bırakmasını isteyeceklerini söyledi. İstanbul'dan uçakla Adana'ya gelip, buradan karayoluyla Elbistan'a hareket eden Avukat Tanay, şöyle dedi:

    “Cumhurbaşkanı bugün Tunceli'de. Dosya, Adalet Bakanlığı'nda. Dosya Cumhurbaşkanı'na sunulacak, Cumhurbaşkanı takdir ederse infazı tamamen ortadan kaldırıp, af yetkisini kullanacak. İsterse kaldırmayabilir. Ancak, Elbistan Cumhuriyet Savcısı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki kanunun verdiği yetkiyi kullanıp, Güler Zere'nin cezasını tecil edebilir. Raporun Elbistan'a fakslanmasının nedeni de bu. Savcının yapması gereken Güler Zere'yi derhal bırakması. Bu konuda başvuruda bulunup, Güler Zere'yi bırakmasını talep edeceğiz. Savcılığın yetkisini kullanmasıyla müvekkilimiz serbest kalacak, Cumhurbaşkanının af süreci de zaten devam eden bir süreç.”

    SAVCILAR ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI

    Güler Zere’nin cezasının ertelenmesi için Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Avukat Taylan Tanay, bu başvuru karşısında savcıların farklı görüşte olduklarını belirterek, “Başsavcı, ‘Cumhurbaşkanı’nın affını bekleyeceklerini söylerken, İnfaz Savcısı bırakılması görüşünde” dedi.

    Beklenen raporun çıkmasının ardından bugün Elbistan’a giden Zere’nin avukatı, Elbistan Cumhuriyet Başsavcısı Özden Doğan’a dilekçe verdi. Müvekkilinin bırakılacağını beklerken, Doğan’dan “Cumhurbaşkanı’nın affını bekleyeceğiz” cevabı aldıklarını belirten Avukat Tanay, şunları söyledi:

    “Rapor çok açık. Buna göre tedbiren derhal salıvermesi gerekiyor. Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduk. Başsavcı Özden Doğan, Cumhurbaşkanı’nın affını bekleyeceklerini söyledi. Adalet Bakanlığı ile Cumhurbaşkanı arasında geçecek süreç müvekkilin yaşamına mal olabilir. Halbuki süreç çok açık. Başsavcı’nın ilgili maddeye istinaden derhal salıvermesi gerekir. Kendilerine dilekçe verdik. Artık yeni bir bürokrasiye tahammülümüz yok. Zaten 108 günlük bürokrasi müvekkilin sağlığını bugüne getirdi. Sonuçta Cumhurbaşkanı takdir yetkisini kullanacak. Başsavcıya Cumhurbaşkanı’nın isterse af yetkisini kullanmayabileceğini bildirdik. Ama Savcı açısından, bir tedbirin uygulanması sağlık raporu varsa zorunluluk. Cumhurbaşkanı affetmeyebilir, ama, cezanın ertelenmesi konusunda rapor varsa Savcının takdir yetkisi yok. Başsavcılığın açıklaması üzerine İnfaz Savcısı’yla görüştük. İnfaz Savcısı Süleyman Özar olumlu yaklaşıyor. Akıl, mantık ve hukuki yol budur. Ne yazık ki Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı yaşama hakkının korunması konusunda yeterince duyarlı değil. Kendilerine sorumluluklarını hatırlattık. Bekliyoruz. Artık çok sayılı ve önemli vakitler bizim için. Umarız hemen bırakılır. Bunun için uğraşıyoruz.
    Müvekkilimin salıverilmesi için dilekçe verdik. Şu anda Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı arasında yürüyen bürokrasi var. Bu bürokrasi uzun sürebilir ve bu süre zarfı içerisinde Güler Zere’yi kaybedebiliriz. Bugün öğleden sonra değerlendireceklerini, net bir karar vereceklerini Sayın İnfaz Savcısı bize iletti. Bekliyoruz.”

    KARARI NASIL ÖĞRENDİ

    Adli Tıp Kurumu’nun hakkında af kapsamına girebileceğine ilişkin kararı dün gece öğrenen Güler Zere’ye bu bilgi refakatçisi Sevil Arıcı tarafından verildi. Arıcı, o dakikaları şöyle anlattı:

    “Kendisi haberi benden aldı. Birbirimize sarıldık. Kendisi ‘Geç kalınmış bir karar diye üzüntülüyüm. Keşke daha önce verilseydi. Bu hastalık benim herşeyimi aldı’ dedi. Bu saatten sonra çıkarsa ailesi ve arkadaşlarını görebileceğini söyledi. Yine de çok sevinçli olduğunu belirtti. Kendisi bu kararın alınmasında geç alındığı için sıkıntısını belli etti. Kanserin akciğerine aktığını da dün gece televizyondan öğrendi. Biz herşeyi söylemiyoruz. Bazı şeyleri kendisinden gizliyoruz. Hastalığının ilerlediğini duymak da onu çok üzdü. Kendisi mutlu ama belirsizlik var. Kendisi, ’bu kadar süre bekletildiğine göre süreç yine uzayabilir’ diyor.”

    Baba Haydar Zere de şunları söyledi: “Akşam beni bakan aradı. Anlattı. ‘Adli Tıp Raporu olumlu çıktı’ dedi. Elbistan Cumhuriyet Savcısı’na haber verdiklerini söylediler. Cumhurbaşkanı’nın da 1-2 güne kadar bırakabileceğini söyledi. ‘Herşey tamamlandı’ dedi. Kızım çıkarsa İstanbul’a Çapa Tıp Fakültesi’ne götürmeyi düşünüyoruz. Avukatlarımız bu hastaneyle iletişime geçtiler. Kararın açıklanması sevindirici, ancak, çok uzun sürdü. 3-4 ay önce bıraksalar kurtulabilirdi. Belki şansı olabilirdi. Şimdi akciğerine sıçramış. Ama yine de bıraktıklarına seviniyorum. Annesinin de dün gece haberi oldu. Bu iş Adli Tıp’a takıldı gibi görünüyor. Dün gece bir rapor göndermişler. Bu rapor doğrultusunda Adli Tıp onay vermiş. Daha önce defalarca rapor gönderildi. Demek ki isteselermiş bu rapor daha önce çıkabilirmiş. Yoksa dün gece gönderdikleri raporla çıktığına göre 3-4 ay önce de bu rapor çıkabilirdi. Tahliye olursa kendi imkanlarımızla götürmeyi planlıyoruz.”

    Kanun ne diyor ?

    YÜRÜRLÜKTE bulunan 5 bin 275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'daki ‘Hapis Cezasının İnfazının Hastalık Nedeni ile Ertelenmesi'ni öngören 16’ncı Maddesi şöyle:

    (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57'nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
    (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak, bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
    (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumu'nca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilir. Geri bırakma kararı, mahkumun tabi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkumun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkumun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde üçer aylık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığı'nın istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hakimliğine başvurulabilir.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı