Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gül'e yardımcı bakan

<B>TÜRKİYE'</B>nin Avrupa Birliği hedefinin en kritik sürecinde Dışişleri Bakanlığı koltuğunda, Başbakan Yardımcısı sıfatını da taşıyan ve iktidarın en güçlü ikinci ismi <B>Abdullah Gül'</B>ün oturuyor olması ciddi bir avantaj.

AB inancı, konuya hákimiyeti de Gül'ün bu makamda bulunmasına ayrı bir önem katıyor.

Bu gerçeğin yanı sıra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Ekim'deki Brüksel ziyaretinde de gözlendiği gibi bazı sıkıntılar çıkmıyor değil.

Dışişleri bakanlarının ajandalarının başbakanlardan dahi yoğun olduğu bir gerçek ve bu gerçek Abdullah Gül için de aynen geçerli.

Bu nedenle de Brüksel'de Erdoğan'ın yanında Gül değil, Gül'e vekaleten Devlet Bakanı Mehmet Aydın yer alıyor.

Gül ise aynı tarihte Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile birlikte Malezya'da İslam Konferansı Örgütü toplantısında temsil ediyor.

TEMSİL DÜZEYİ SORUNU

Türkiye'nin AB perspektifi ortada; bu nedenle temsil düzeyi de her aşamada özel ilgi gerektiriyor.

Vekalet düzeyinde bazı olumsuzluklara neden olabiliyor.

Örneğin Türk bakan, muhatapları ile eşit düzeyde olamıyor, güvenlik kartı uygulamasında bile farklı mumamele görüyor.

Konu Türk bürokratlarla diplomatların da dikkatini çekmiş durumda.

Sanıyoruz Başbakan Erdoğan da aynı konuya vakıf.

Önümüzdeki bir yılın yoğun gündemine ve Türkiye açısından taşıdığı öneme işaret edenler konuyla ilgili düşünce üretme çabasındalar.

Çünkü, müzakere tarihinin alınması halinde gündemin çok daha yüklü olacağına dikkat çekiliyor. Çözümü ise eskiye dönüşte, yani AB'den sorumlu Devlet Bakanı uygulamasında arayan da, bunu öneren de yok.

Üzerinde daha çok düşünülen çözüm şu:

Dışişleri bakanlığı başbakan yardımcılığı da olduğuna göre, bir devlet bakanı, özel bir konumla sadece AB konusunda Gül'e bağlı görev yapabilir.

Diğer görevleri aynen devam edecek bu bakan, Brüksel'de iyi bir performans gösteren
Mehmet Aydın olabilir.

İspanya, Fransa ve Yunanistan'da bu uygulama yapıldı.

Yorgo Papandreu, Pangalos döneminin AB Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Dışişleri bakanı olunca da bu görevi Yannis Kranidiotis sürdürdü. İkisi de dışişleri bakanlarına bağlı çalıştılar ve AB ile Yunanistan arasındaki pek çok önemli sorunu da başarıyla çözüme kavuşturdular.

GÜL'ÜN İSTEMESİ ŞART

Türkiye için düşünülen modelde de AB konusunda ana sorumluluk yine Gül'e bırakılıyor; ama kendisine yardımcı bir bakan da irtibatlandırılıyor.

Devletin Yeniden Yapılandırılması Kanun Tasarısı'nın gündemde bulunması modelin hayata geçirilmesi için uygun zemin olarak görülüyor.

Başbakan Erdoğan, bu düzenlemeye ‘iki başlılık oluşması’ veya ‘yanlış anlaşılması’ kaygıları ile destek vermiyor.

Yanlış anlaşılmanın, Gül'ün gücünü zedeleme kaygısından kaynaklandığı belirtiliyor.

Bu noktada da konuya Gül'ün yaklaşımı önem kazanıyor.

Gül, böyle bir yapılanmayı yararlı görürse, sorun daha sağlıklı bir zeminde değerlendirilebilecek.

X