Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Güle güle kullan Türkiye

İNSANIN ağzında silah varken konuşması zordur...

Bunu yaşamamışsanız da az çok tahmin edebilirsiniz.
Şimdi ben de bu halde konuşamıyorum ama düşünüyorum, zorlanıyorum ama beni az çok anlayabilirsiniz, nasıl bu noktaya geldiğimi.
Anlayabilirsiniz.
Her şey insan için değil mi ne de olsa?
Sıkıntılar, üzüntüler, hayal kırıklıkları...
Ama şerefsizim bir cinnet her şeyi halleder.
Bakın bunu ben demiyorum çünkü cinnet geçiren insan sağlıklı insan değildir öyle değil mi?
Oysa ben çok sağlıklıyım.
Nereden mi biliyorum, çünkü “silah kullananlar bu ülkedeki en zeki, en kendini bilen insanlardır, çünkü ruhsat almadan önce kontrolden geçiyorlar.” (*)
Kendi halimde araba kullanıyordum 10 dakika önce. Sonra o adam bana çarptı arkadan. Arkadan çarpan suçludur değil mi?
Özür dilemesi gerekir değil mi?
Ama ne yaptı? “İn ulan arabadan” dedi. “İn, nerden aldın ehliyetini sen, nerden?”
Elini beline götürdü.
Benim iki silahım vardır, evet evet tam iki. Hazırlıklıyım tabii.
İkisine birden davrandım.
Ve şerefsizim bir cinnet her şeyi halleder aslında ama sadece korkutmak istedim onu.
Eksik olan tek şey, kemerim, çizmem, şapkam ve atım.
Ama geç davrandım.
Bunun eğitimini verselerdi mesela ilkokulda alnından vurmaz mıydım?
Vururdum.
Tek mermi sektirmeden.
Ama bakın ben kendimi korumak için aldım bunu sadece... İlk başta fanteziydi belki.
Elimde bir uzi, yanımda üç seksi kadın... Nasıl bir karizma tahmin edersiniz, masum bir fantezi.
Kabul, balistiğe ilgim vardır itiraf edeyim. Ufacık mermi çekirdeğinin ulaştığı hız, ürettiği güç bu karmaşık yapı beni heyecanlandırıyor.
Hem bu ülkede kimse güvende değildir.
Kimse emniyette değildir.
Polis beni koruyamıyorsa ben korunmalıyım değil mi?
Yoksa böyle bir izin çıkar mıydı?
Ya alırım, ya almadığım silahlarla öldürülürüm değil mi?
Hem şerefsizim bir cinnet her şeyi halleder.
Fakat kilitlendim, kıpırdamıyorum.
Karanlıkta gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi sıkıştırıldım şimdi.
Hem her an bir iç savaş çıkamaz mı sizce de? Çıkar değil mi hiç belli olmaz. Önce birbirine düşürülür sonra eline silah verilir.
Komplo teorilerine düşkünümdür ben. Olmaz olmaz demeyin.
Bunu ben demiyorum.
“İç savaş çıkarsa silah gerekir, Boşnaklar silahlanmış olsaydı Sırplar bu kadar kolay katliam yapabilir miydi?”(*)
Ben hiç olmazsa ruhsatlı silahımla vurmuş olurum komşularımı her şey yasal değil mi?
Hem el bombası limiti kaldırılsa belki bu durumda olmayacaktım şu anda. Çek pimi fırlat, oldu bitti.
Yanlış anlamayın terorist de değilim...
Yumurta ya da kartopu mu attım da terorist denilsin bana?
18’imde silah aldım sadece.
Hem benden bir sniper (tetikçi) çıkmaz mı dersiniz?
Evet belki acemiydim ilk sabıkamda, sadece yaraladım ama şimdi alnının tam ortasından vurabilirdim, ama bu kez hazırlıksız yakalandım ben.
Benden önce dayadı silahı ağzıma, dizlerimin üzerinde çömelmiş düşünüyorum.
Yanımda üç seksi kız elimde uzi.
Yine de...
Şerefsizim bir cinnet her şeyi çözer!
Saygı duyuyorum abi!
Özür dilerim abi!
Ne desen haklısın abi!
Arkadan çarptın ama suç bendeydi abi.
Bir nişanlım var yakında evleneceğim bari ona acı abi...
(*) Silah Üreticileri Satıcıları ve Sevenleri Derneği (SÜSASD) Başkanı Cuma İçten
X
YAZARIN DİĞER YAZILARI