Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Güle Güle filmi arabesk mi, dram mı

    Hürriyet Haber
    12 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 12 Şubat 2000 - 00:01

    Tartışma 1 Sinema

    Zeki Ökten'in yönetmenliğini üstlendiği, başrollerini Zeki Alasya, Metin Akpınar, Yıldız Kenter, Şükran Güngör ve Eşref Kolçak'ın paylaştığı ‘‘Güle Güle’’ filmi, yeni bir tartışma başlattı. Bazı gazete yazarları, köşelerinde filmi değerlendirirken iki grubu ayrıldılar.

    Dehşetli bir melodram

    İçinde baldır bacağını, memesini gösteren manken olmayınca, filmler gereken değeri bulmuyor nedense. ‘‘Güle Güle’’ de bunlardan biri. Metin Akpınar, Zeki Alasya, Eşref Kolçak ve Şükran Güngör gibi dev bir kadro. Enfes bir öykü. Ve Türkiye'nin en iyi iki yönetmeninden birinin, Zeki Ökten'in yönetimi. Akıl almaz bir arkadaşlık hikayesi. Artık yaşanmayan bir aşk öyküsü. Eşkıya'dan sonra bir başka sinema şöleni. Usta Zeki Ökten'e de uzun bir aradan sonra ‘‘Neredeydin be abi’’ deme fırsatı.

    Alla turca arabesk

    Nasıl, ama nasıl ağdalı bir film yapmış Ökten. Nasıl, ama nasıl zorlamış sahneleri, insanları hüngür şakır ağlatmak için. Ağlama duyusu böyle verilmez. Siz filmi öyle yaparsınız ki, insan farkında olmadan ağlar. O Love Story filmi ki, şurup gibi akıp gidiyordu, insanın içine. Ağdalı buldu eleştirmenler ve yerden yere vurdular. Güle Güle, tam ama tam alla turca arabesk bir aşk hikayesi olmuş... Yahu öyle öksürmeler, kan kusmaların Hıçkırıklar, Nalanlar devrinde kaldığını sanmıştık...

    Bu bir fantezi filmi

    Hiçbir yazarın fikri hakkında yorum yapmam. O Hıncal Bey'in yorumu. Diğer gazetelerde de eleştiriler yapılmış, ama en şiddetlisi Hıncal Bey'in eleştirisi. Onlarla bunları karşılaştırıp yorum yapmayı okuyucuya, seyirciye bırakıyorum. Yorumlarının bazılarına katılabilirim. Mesela filmin sonlarına doğru duygu sömürüsü olduğuna katılıyorum. Bu bir fantezi filmi. Gerçekle ilgisi yok. ‘‘Olsa ne olurdu?’’yu filmde görüyoruz. Bu senaristin fikri...

    Rol yapmadık, oynadık

    Uzun zamandır hasret duyduğumuz bir film yaptığımızı düşünüyordum. Seyrettiğimizde çok iyi bir film yaptığımıza inandık. Bu filmde ben, Sevda Ferdağ ve yönetmenimiz Zeki Ökten sinemadandık. Diğer oyuncular tiyatrodandı, ama kimse rol yapmadı. Herkes oynadı. Ayrıca filmde rol alan tiyatrocular kendilerini sinamada da kanıtlamış sanatçılar. Bu yüzden alla turca gibi eleştirilere katılmıyorum... Bu filmin hakkını izleyicinin vereceğine inanıyorum.

    Tiyatrocu ve gazeteciler bu oyunu konuşuyor

    Tartışma 2 Medya

    Kandemir Konduk, ilk oyunu

    ‘‘Medya Medya Nereye’’de medyayı

    eleştiriyor. Oyunun ‘‘Z Takımı’’ bölümündeki eleştirisiyle Savaş Ay'ı kızdıran Kandemir Konduk, birçok dizi, program ve gazeteyi de eleştiri yağmuruna tutuyor. Türk mizahının 28 yıllık ustası Kandemir Konduk’un oyunu Akatlar Kültür Merkezi'nde sahneleniyor. Yönetmenliğini Ahmet Gülhan'ın, müziklerini Ali Kocatepe'nin yaptığı 2 perdelik müzikli oyunda tiyatro öğrencilerinden oluşan 30 kişilik bir grup yer alıyor. Konduk'un üzülmesinin nedeni ise oyuna gelen tepkiler.

    Kimsenin ekmeğiyle oynamıyoruz

    Oyunun yazarı Kandemik Konduk ve yönetmeni Ahmet Gülhan, Savaş Ay'ın tepkisine anlam veremediklerini belirttiler. Konduk, ‘‘Savaş Ay'ın bu tarz bir tepki göstermiş olmasına çok üzüldüm. Peşimize kamera takma tehdidiyse, eğer doğruysa, çok ilginç’’ diye konuştu. Yönetmen Ahmet Gülhan ise şunları söyledi: ‘‘Bu oyunda hiciv var. Televizyonları, programlarını, basını, haberleri mizahi yönden irdeliyoruz. Oyunun bir bölümünde ekrandaki Z Takımı programı geçiyor. Bu konu Savaş Ay'ın kulağına gitmiş. Kendisi telefon açmış bir arkadaşımıza ve ‘Benim ekmeğimle kimse oynayamaz. Eğer böyle bir şey yaparlarsa, bütün kameralarımı peşlerine takarım' demiş. Doğrusu Savaş Ay'ın bu tavrına çok üzüldük. Biz kimsenin ekmeğiyle oynamayız.’’

    Ekmeğimle kimse oynayamaz

    Bana telefon açtılar ve şu bilgileri verdiler: Kandemir Konduk bir oyun yapıyor ve senin programınla ilgili çok ağır eleştiri yapacaklar. Seni oyunun galasına çağıracaklar ve orada hakaret edecekler. Ben de Hüseyin Apaydın'la konuştum. ‘‘Nedir bu olay’’ dedim. ‘‘Benim ilgim yok’’ dedi. Ben yazarın çizerin ne yazdığına karışmam, özgürlük var. Ama ben bir takım oyunu oynuyorum. Programımda çalışan emekçileri rencide edecek bir durum varsa üzülürüm. Oraya gelip bağırır çağırır demişler, öyle şey yapmam. Ancak emekçilerimi rencide edici bir tavır olursa, biz de gazetecilik yaparız. Hem kimin peşine, ne diye kamera takacakmışım ki! Bir kameram var, o da benim peşimde. Bu arada Ahmet Gülhan saygı duyduğum bir insandır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı