Güldürürken düÅŸündürmek ne demek mesaj vermek gibi bir amacımız yok

Güncelleme Tarihi:

Güldürürken düşündürmek ne demek mesaj vermek gibi bir amacımız yok
OluÅŸturulma Tarihi: Mart 05, 2005 00:00

Zoka ile ÅŸaka programları arasından sıyrılıp keÅŸfedilen Åžahan Gökbakar ÅŸimdi de Dikkat Åžahan Çıkabilir adlı doÄŸaçlama ÅŸovu ile beÄŸeni topluyor. 24 yaşındaki genç komedyen, program bittikten sonra Friends tarzı bir dizi hazırlığı içine gireceÄŸini söylüyor. Küfürle güldürenlerden de, mesaj kaygısı güdenlerden de sıkıldığını söyleyen Åžahan Gökbakar, sadece Cem Yılmaz’a gülüyor, Türkiye’de komik metin yazarı olduÄŸuna inanmıyor. n Zoka öncesi neler yapıyordunuz?- Önce Zıbın diye bir projede bulundum, on ay uÄŸraÅŸmıştık üzerinde ama istediÄŸimiz gibi yapamadık. TRT kökenliyim ben, 7. Gün’ü sundum. Tabii, ben biraz dangıl dungul kaldım orada ve beÅŸ bölüm sonra bana ‘TeÅŸekkür’ ettiler. Daha sonra Zoka çıktı karşıma. 13 bölümü zaten çekilmiÅŸti. O programın ya üstüne çıkacaktım ya da düşecektim. Alper Mestçi ile Zoka’yı yarışma, bilgi formatından çıkartıp daha eÄŸlenceli ve komik bir hale getirmeye çalıştık. Tadından yenmez durumda bitti Zoka. Åžimdi deÄŸiÅŸik varyasyonlarını deneyeceklermiÅŸ. Onlarda ben yokum, devam etmeyi istiyordum fakat zamanım yok artık. n Dikkat Åžahan Çıkabilir projesi nasıl baÅŸladı? - Artık insanlar Türkiye’de cinnet geçirme noktasına geldiler komedi konusunda. Çünkü, Cem Yılmaz diye bir fenomen var, ama televizyonda deÄŸil. Televizyondakilere bakıyorsun, yıllardır ekmek kaç para esprileri, mesaj veren skeçler, üç yıl boyunca osurarak uçan bir kahraman var. Ciddi bir komedyen eksiÄŸi var Türkiye’de. Halk bunu istiyor diye verilen standardı düşük espriler yerine içinde sürekli mesaj barındırmayan bir iÅŸ yapmaya karar verdik. Ä°lk üç bölüm sonunda halk bunu istiyor diye bir ÅŸey olmadığını fark ettim. Halk biziz bu arada, halk diye yaÅŸayan ayrı bir form yok. Ä°nsanlar artık biraz daha zekice espriler istiyor. Türkiye’de mesaj vermeyen espriyi Cem Yılmaz yaptı, yırtındı adam bunun için. Güldürürken düşündürmek ne demek? Biz de televizyonda ilk defa bu misyonu üstlenen bir ekibiz. Mesaj vermek gibi bir amacımız yok. n DoÄŸaçlama program yapmak biraz riskli deÄŸil mi? - Ben daha rahat ediyorum. Biz de biliriz önceden oturup, yedi metin yazarı koyup, espri çıkartmaya çalışmayı. Türkiye’de gerçekten çok ciddi komik metin yazarı grubu yok. 20 tane metin yazarı düşünse bulamaz burada doÄŸaçlama olarak ortaya çıkanları. n Cem Yılmaz, ‘Her ÅŸeyin esprisinin yapılmayacağını’ söyler. Sizin tabu konularınız var mı? - Tabii var. Cem’in söylediÄŸi ÅŸey aslında şöyle bir ÅŸey; arkadaÅŸ arasında her ÅŸeyin esprisi yapılır ama kitlelere her ÅŸeyin esprisi yapılmaz. Benim tabularım, inanç meseleleri, politika mesela. Küfürden de hoÅŸlanmıyorum. n En çok da küfre güldüğümüz söylenir. - Evet, var böyle bir ÅŸey ama bu iÅŸin kolayına kaçmak iÅŸte. Cem Yılmaz sahnesinde küfür de eder, çünkü oradaki kitle daha sınırlı. Bir de küfür üzerine espri yapmak farklı bir ÅŸey. Küfür edip güldürmeye çalışmakla, bir ÅŸey anlatırken araya amiyane argo sözler koymak arasında fark var. Kolayına kaçmak kötü bir ÅŸey. Her ülkenin kendine ait bir tarzı var. Friends gibi bir dizi yapacağım ben de, kimsenin tanımadığı oyuncularla. Amerikalılar Friends’e gülüyorsa, biz osurarak uçan bir kahramana mı gülmek zorundayız? n Siz kimlere gülüyorsunuz?- Sadece Cem Yılmaz’a gülüyorum aslında. Bazen Okan Bayülgen ve Beyaz’a da. Talkshow iÅŸinde çok baÅŸarılılar. Yabancılardan Peter Sellers ve Jay Leno’ya gülüyorum. n Cem Yılmaz’dan çok bahsediyorsunuz, onu mu örnek alıyorsunuz? - Åžimdi herkes benden şöyle ÅŸeyler bekliyor: Cem Yılmaz kim ki! Ben onun tahtını elinden alacağım gibi, yani Berkut gibi tepkiler bekliyorlar benden. Ben iddialıyım. Çünkü yaptığım iÅŸe, kendi beynime, kendi yeteneÄŸime çok güveniyorum. Çok zor bir iÅŸ yapıyoruz, gerçekten bir emek veriliyor buna gibi söylemleri de hiç anlamıyorum. Ne gerek var bu edebiyatlara? Senin iÅŸin bu kardeÅŸim. Doktor, dört buçuk saat neÅŸter sallıyorum, o kanlı bağırsakları görmenizi isterim o kadar zor ki, diyor mu? Bakıldığı zaman herkesin yapamayacağı bir iÅŸ yapıyorum ama bir yerde de izlenip bittikten sonra uyduya sinyal olarak gidip uzay boÅŸluÄŸunda kaybolan bir iÅŸ yapıyorum yani. Bir bant olarak televizyonun arÅŸivine gidiyorsun. Betacam’ları da belli bir süreden sonra oturup siliyorlar, senin üzerine belki de Esra Ceyhan çekiyorlar...n Komedyenlerden daha sade bir hayat bekleniyor. Tanınıp popülerleÅŸtikçe çok baÅŸarılı bulanlar bile burun kıvırmaya baÅŸlıyor. - Bu çok doÄŸal. Sadece on kiÅŸinin kullandığı güzel bir bardak olsa, diÄŸer insanların o bardağı kullanmıyor olması size bir özellik katıyor. O dönem bardak da size ilgi gösteriyor. Sonuçta üzerindeki etiket sürekli deÄŸiÅŸiyor, kazanılan para ve sorumluluk artıyor. Oysa, bardak hep aynı bardak. O zaman insanlar diyor ki; 10 liraydı bu bardak, biz buna destek verdik ÅŸimdi 100 lira oldu, bozuldu. Aidiyet hissini kaybetmek yüzünden oluyor bu tepki. Åžimdiden mesela bana büyük kanala geçme, kendinden ödün vermek zorunda kalırsın biz seni sevemeyiz, diyenler oluyor. Bu korkuyu anlayabiliyorum, ama ne yapabilirim 55 yaşıma kadar TV8’de program mı yapayım?YENÄ° ATA DEMÄ°RER DE DÄ°YORLAR AMA BENÄ°M TARZIM FARKLIn Dikkat Åžahan Çıkabilir, Ata Demirer’in Korsan Tv’deki çıkışı gibi görülüyor. - Biliyorum, yeni Ata Demirer de diyorlar ama bunu demek için biraz düşünmek gerekiyor önce. Herkes televizyonda Olacak O Kadar ve Rating Hamdi’yi gördü skeç, ÅŸov olarak. Bunların dışında bunu yapan tek Ata Demirer vardı. Levent Kırca ve Hamdi Alkan da daha çok, bugün Bush olalım, Saddam olalım, sarhoÅŸ taklidi, uçan adam yapalım üzerine olduÄŸu için geriye bir tek Korsan Tv kalıyor. Ama onda da tamamen özgün tipler yoktu. Benim böyle bir tarzım yok. Sadece televizyonda yapılan saçmalıkların eleÅŸtirisi var bende. Engin Jurnal’e baktığın zaman Reha Muhtar gibi olduÄŸunu anlıyorsun ama birebir Reha Muhtar demiyorsun. Korsan Tv metinli bir programdı sonuçta, bu doÄŸaçlama bir program. Ata Demirer de çok yetenekli, konservatuar mezunu, iyi bir göze ve kalbe sahip bir insan fakat tarzlarımız kesinlikle farklı. Bir ünlüyü taklit etmek bana komik gelmiyor. Beni Bülent Ersoy taklidi güldürmüyor. Ama Ata bundan zevk alıyor, o öyle yapıyor, ben böyle yapıyorum. BENÄ° DE KATTILAR KAVUK TARTIÅžMASINABeni de kattılar o tartışmanın içine. Kavuk Åžahan’a demeye baÅŸladılar. Kavuk olayı en son Cem Yılmaz’a patladı ama daha da gider bu. Ferhan Åžensoy’un kavuÄŸu devretmek gibi bir düşüncesi yok. Ben yaşıyorum niye devredeyim diyor. Cem Yılmaz, kuru temizleyiciye göndersinler diyor, niye bana verilmiyor diye soranlar oluyor. Kim ne yapmak istiyorsa yapsın bence o kavuÄŸu, bana vermek istiyorlarsa bana versinler, vermek istemiyorlarsa benim zaten bana kavuk verin diye bir isteÄŸim yok. Fazla üzerinde düşündüğüm bir ÅŸey deÄŸil. Cem Yılmaz’ınki de deÄŸiÅŸik bir bakış açısı. KavuÄŸun içindeki önemli aslında. Elvis Presley’in gitarı gibi Ä°smail Dümbüllü’nün kavuÄŸu. Bana verilse geberircesine sevinip ‘Kavuk bende çatlayın iÅŸte’ diye bir durumum olmaz, onurla kabul ederim. BERKUT VE ENGÄ°N JURNALÅžahan Gökbakar’ın ÅŸovunda en çok beÄŸenilen tiplemelerin başında çılgın ‘Pazar-ı Keyif’ sunucusu ÅŸarkıcı Berkut ve asabi anchorman Engin Jurnal geliyor. Berkut tiplemesi ‘Benim ilen poliniÄŸe girmeyin’ sloganıyla, hayatımızdaki medya karakterlerinin bir karikatürü. Engin Jurnal ise káh telefon baÄŸlantılarında azarladığı muhabirler, káh kendisini tanımadığı için kavga ettiÄŸi ünlülerle Dikkat Åžahan Çıkabilir izleyicilerini güldürüyor. Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!