Gündem Haberleri

    Gül'den referandum yorumu

    Ömür AVCI- Osman ŞİŞKO- Adem GÜNGÖR/ ARTVİN,(DHA)-
    13.06.2013 - 13:16 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Artvin’de Gezi Parkı protestolarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Şiddete başvurmadan itirazlar yapılabilir, farklı düşünceler, protestolar her zaman yapılabilir. Bunlar demokrasinin doğası gereğidir. Ama diğer insanları rahatsız edecek şekilde çarşıları, caddeleri ana meydanları kapatıp, şehrin hayatını felç edecek şekilde şiddete başvurarak yapılan gösterileri kimse tasvip etmez" dedi.

    Geceyi Rize’de geçiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Artvin’e gitmek için otelden ayrılırken kendisini bekleyen bir grup Alman turist ile sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte Rize’den ayrılan Gül, Çayeli ilçesinde Doğal Yaşam Müzesi’ni gezdi, vatandaşları selamladı. Pazar ilçesinde de vatandaşları selamlayan Gül’ü, Artvin’in Arhavi ilçesinde yaklaşık 2 bin kişi karşıladı.

    Cumhurbaşkanı’nın geçeceği yollara gül yaprakları döken Arhavililer Gül’e gül hediye etti. Çocukları seven Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kısa bir konuşma yaptıktan sonra kendisine hediye edilen gülleri halka dağıttı ve Artvin’e hareket etti.

    "DİYALOG DEDİĞİNİ BÖYLE OLUR"

    Artvin’de Vali Necmettin Kalkan tarafından valilik önünde karşılanan Gül, vatandaşlara kısa bir selamlama konuşması yaptıktan sonra Valilik makamında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Siyasi hayatında daha önce Artvin’e hiç gelmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı, bunun sevincini yaşadığını söyledi. Bir basın mensubunun, "Başbakan’ın dün yaptığı görüşmeden referanduma gidilebileceği sonucu çıkmıştı, ancak bugün kamuoyunun görüşünün alınabileceğini söyledi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül şunları söyledi:

    DEMOKRASİNİN YÜKSEK STANDARTI

    "Aslında bu görüşmeler Türkiye’de demokratik standartların nasıl çalıştığını, nasıl yüksek olduğunu, Türkiye’nin nasıl bir hukuk devleti olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir. Belli bir projeyle ilgili itirazları olan ve bunu direnerek de gösteren kişilerle hükümetin başı, Sayın Başbakan’ın bir araya gelerek görüşmeleri güzel bir şey. Diyalog dediğin şey böyle olur. Herkesin birbirini, itirazlarını anlaması böyle olur. Neticede muhakkak ki bir nihayete ulaşacaktır. Hiçbir şey askıda kalmayacaktır. Referandum, demokratik toplumların başvurduğu araçlardan biridir, olabilir. Hukuk yolu hepimizi bağlayıcı bir yoldur. Hukuk yolu nihayetinde itirazları da olan ve nihai kararların çıktığı bir yoldur. Bunlarla meselenin yürütülüyor olması ve böyle tartışmalı konunun böyle bir istikamete girmiş olması sevindiricidir. Bütün dünyaya da örnektir. Demek ki problemlerimizi konuşarak, tartışarak, diyalog ve hukuk çerçevesi içinde çözebilme olgunluğunu gösteriyoruz. Bu birkaç gün içindeki gelişmeleri bu bakımdan memnuniyetle karşılıyorum."

    ŞİDDETİ BAŞVURMADAN İTİRAZLAR YAPILABİLİR

    Cumhurbaşkanı Gül, "Başbakan’ın 24 saat içinde Gezi Parkı’nın boşaltılması için İçişleri Bakanı’na talimat verdiği söylendi. Ayrıca olaylarda yaralanan bir gencin beyin ölümü gerçekleşti. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlarken de şu ifadeleri kullandı:

    "Geçen 10 gün içinde hayatını kaybeden birkaç vatandaşımız oldu. Bunların hepsine çok üzüldük. Bir tanesi de polis memurumuz. Hepsine rahmet diliyorum, ailelerinin acısını paylaşıyorum. Umut edelim ki bir daha bu tip acılar olmasın. Kamu düzeninin sağlanması ayrı bir konudur. Barışçı bir şekilde itirazların ve protestoların yapılması ayrı bir konudur. Muhakkak şiddete baş vurmadan itirazlar yapılabilir, farklı düşünceler, protestolar her zaman yapılabilir. Bunlar demokrasinin doğası gereğidir. Ama diğer insanları rahatsız edecek şekilde çarşıları, caddeleri, ana meydanları kapatıp, şehrin hayatını felç edecek şekilde şiddete başvurarak yapılan gösterileri kimse tasvip etmez. Nitekim bunlar kanunlara aykırıdır. Onların nihayete erdirilmesini sağlamak da hem devlet görevlilerinin, hem vatandaşların görevidir. Haftalarca bu tip kuralsız gösterilerin yapıldığı yerde işyeri olan insanların borçları, harçları, kiraları var. Trafiğin kavşak noktası olan meydanlar var. Oraların sürekli olarak devamlı işgali kabul edilemez. Dünyanın hiçbir yerinde buna müsaade etmezler. Şiddete başvurmadan ve başkalarını rahatsız etmeden yapılacak protestolar ve itirazlar tabii ki toleransla karşılanması gerekir."

    BASINA HABER VERMEDEN GEZİ PARKI’YLA İLGİLİ GÖRÜŞME DE YAPTI

    Gül, "24 saat içinde müdahale olabilir mi?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Bunlar doğrusu benim karar vereceğim konular değil şüphesiz ki. Bu tip konularla ilgilenen belediyeler vardır. Türkiye’nin yönetiminden sorumlu hükümet ve bakanlar vardır. Herkesin birbirini dinlemesi çok önemli. Niçin itiraz edildiğinin anlaşılması çok önemli. O bakımdan dünkü buluşma ve görüşme önemli. Ben de biliyorsunuz bu itirazları yapanların bazılarını davet ettim ve görüştüm. Hatta basına haber vermeden de görüştüklerim oldu, bazı önem verdiğim ve bu itirazların içinde bulunan kişilerle. Dinlemek çok önemli. Dinledikten sonra sağduyuyla ortak bir yol bulunacaktır."

    "ATTIĞINIZ TAŞ ÜKÜTTÜĞÜNÜZ KURBAĞAYA DEĞMEZ"

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir basın mensubunun Artvin’in Cerattepe mevkiindeki altın arama ve çıkarma çalışmalarının doğaya zarar verdiğini dile getirmesini değerlendirirken de şöyle konuştu:

    "Bu tip şeylere tabii ki dikkat edilmesi ve dinlenmesi gerekir. Bir taraftan şehirlerimizin yaşanır olmasını bozmamamız lazım. Allah’ın verdiği güzellikleri insan eliyle bozmamamız lazım. Bir taraftan da yaşayacağız tabii ki. Nüfus büyüyor, evler, yollar yapılıyor. Değerli başka kaynaklar varsa çevreye zarar vermeyecek şekilde onların işletilmesi önemli. Bunlara tek cevap vermemek, siyah ya da beyaz gibi bakmamak gerekiyor. Ama dikkatli bir şekilde bunları incelemek. Halkın tabii ki görüşlerini almak, tedbirleri alarak bu şekilde değerlendirmek gerekir. Başka yerlerde de görüyoruz. Gerek madenlerle, gerek HES’lerle ilgili oluyor. Bunlara dikkatli şekilde bakmak lazım. Bazen öyle oluyor ki, mesela çok küçük bir HES, bazen değmiyor. Hani bir söz vardır. ‘Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez’ derler. Bu tip durumlar da oluyor. Bunları iyice değerlendirmek gerekiyor. Dünyanın en büyük barajı Deriner’i yapmakla da ne kadar büyük gurur duyuyoruz. Bunları siyah – beyaz gibi görmemek lazım. Bakmak incelemek tartmak artılarını eksilerini yan yana koyarak karar vermek gerekiyor."

    BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

    Gül son olarak görev süresi ve başkanlık sistemiyle ilgili soruları yanıtlarken, "Daha bu konular erken. Konuşuruz bunları. Başkanlık sistemiyle ilgili de zaman zaman açıklamalarımı yaptım. Demokratik sistem dediğimiz sistem, bu parlamenter olabilir, başkanlık şeklinde olabilir. En nihayetinde tercih konusudur. Ama önemli olan şey bizim check - balans dediğimiz dengeler vardır. Onların çok iyi olması ve o sistemin demokratik olma niteliğini, hukukun üstünlüğünü korumasıyla ilgili prensipler yerinde olursa o artık yeter. Onun ötesinde hangi sistem olacağın nihayetinde çoğunluğun karar vereceği bir şeydir" ifadesini kullandı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı