Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gülçin yazıyor

Gülçin TELCİ

Abdi Bey, beni duyuyor musunuz

Bu yazıya karşı uzun süre direndim. Bir gazetecinin kendi yazısına direnmesinin ne kadar güç olduğunu en iyi siz takdir edersiniz, biliyorum...

Ama artık kendimi tutamıyorum.

Şimdi kullanacağım ifade için de ne olur beni bağışlayın.

Abdi Bey, bunlar sizin kemiklerinizi sızlatıyorlar.

Sizi öldüren bir adam var, Mehmet Ali Ağca adında. Hatırlayın o gün siz arabanızın direksiyonu başındayken yanınıza kadar sokulup üzerinize tam dokuz kurşun sıkmıştı.

Ve siz ölmüştünüz.

O katil yakalandıktan sonra hapishaneden kaçmıştı.

Onu Abdullah Çatlı adındaki biri evinde saklamıştı uzun bir süre.

Belki bilmiyorsunuz, sonradan bu Çatlı'yı muhtelif devlet işlerinde kullanmışlardı.

O da bir katildi. Bunu hatırlayacaksınız:

Sizin ölümünüzden bir yıl önce Ankara'da Bahçelievler'de yedi gencin ölümünü organize etmişti.

Hani şu gençlerin elleri bağlandıktan sonra rahat öldürülebilmeleri için eteri getirip Haluk Kırcı'ya veren adam.

Sonra biliyorsunuz, Milli İstihbarat Teşkilatımız utanmadan o Çatlı'yı bir süre kullanmıştı.

Avrupa'da uyuşturucu suçundan yakalanıp hapse girmiş, kaçıp Türkiye'ye geldiğinde de bu kez Emniyet teşkilatımız tarafından istihdam edilmişti.

Onlar da utanmamışlardı.

Utanma kalmadı ki Abdi Bey...

Belki bilmiyorsunuz, bir kazada öldü. Yanında bir emniyet müdürü ve DYP'li bir milletvekili vardı.

Yeri gelmişken söyliyeyim, o DYP'li milletvekili bu seçimde yine aday.

Çatlı'ya sahte kimlik belgesi veren o eski emniyet genel müdürü de aday.

Gerçi dokunulmazlıkları kaldırıldı, ama artık Türkiye'de böyle şeyler pek önemsenmiyor sevgili Abdi Bey...

Konuyu biraz dağıttığımı biliyorum. Ama siz öldükten sonra öyle garip şeyler oldu ki bu ülkede, size anlatmaya çalışırken ister istemez konu dağılıyor.

Neyse toparlamaya çalışayım. Sizin katilinizden söz ediyordum, daha doğrusu ona yardımcı olanlardan...

Benim için bir ayırım yok. Öldüren de, ona yardımcı olan da bir...

Sizin katiliniz İstanbul'dan kaçtıktan sonra Ağrı'ya gitmişti. Oral Çelik adındaki şahıs onu Ağrı'ya götürmüştü.

‘‘Çelik kim mi?’’ diye soruyorsunuz.

Canım, katiliniz sizi öldürürken yanı başında duran organizatör. O Türkiye'ye döndü ve ‘‘Türkiye seninle gurur duyuyor’’ diye karşılandı.

Evet, böyle şeyler de oluyor Türkiye'de Abdi Bey...

TİMUR SELÇUK

Neyse, Çelik Ağca'yı İran'a kaçıracaktı. Bunun için Timur Selçuk adındaki bir arkadaşından yardım istedi.

O müzisyen olan değil... Bu bir ülkücü. Sizin katilinizi İran'a kaçırdı.

Üstelik 12 Eylül'den sonra yakalandı ve katilinize yataklık etmek suçundan hapis cezasına çarptırıldı, mahkum oldu, hapis yattı.

Sizin katilinizin işbirlikçisini bu seçimde milletvekili adayı yaptılar Abdi Bey...

Üstelik aday olduğunda adam öldürdüğü iddiasıyla hakkında gıyabi tutukluluk kararı vardı bu şahsın.

‘‘Nasıl olur?’’ demeyin. Avukatları hakime gidip gıyabi tutukluluk kararının kaldırılmasını istemişler. Hakim de kabul etmiş. Herhalde hakimin bir bildiği vardır Abdi Bey...

Neyse, işte sizin o katilinizin işbirlikçisi Iğdır'da milletvekili adayı olarak seçim kampanyası yürütüyor Abdi Bey...

Gerçi listede ikinci sırada, ama hiç belli olmaz, bakarsınız Meclis'e giriverir ve Anayasaya bağlı kalacağına dair o yemini eder.

O yemin mi? Sizin zamanınızdaki gibi değil Abdi Bey. O yeminin cikletlerin içinden çıkan maniler kadar değeri kalmadı ki...

‘‘Bunlar nasıl oluyor?’’ demeyin, bal gibi oluyor Abdi Bey...

O adamı bile bile aday yaptılar size diyorum, niye bana inanmıyorsunuz... O beyaz elbisesinin üzerine kırmızı atkısını atan kadın yaptı bunu...

SAYGILARI YOK

Abdi Bey, bilmiyorsunuz. Bunların artık ölülere de saygısı yok...

Biliyorum, eşiniz Sibel Hanım ve kızınız Nükhet çok üzülüyorlar bu duruma...

Bütün bunlar onları sizin ölümünüz kadar yaralıyor...

Abdi Bey, bu ülkede artık acınızı bile size yaşatmıyorlar.

Biz artık kendimizi acılarımızdan arındırdık.

‘‘Benim meslekdaşlarım buna sessiz kalmaz...’’ mı diyorsunuz?

Abdi Bey, bana inanmıyorsunuz, onlar da bunu pek mesele etmiyorlar...

Abdi Bey, beni duyuyor musunuz?

Ne olur sesime bir cevap verin...

Abdi Bey...

Mendilimdeki kan seslerini duyuyor musunuz, Abdi Bey...

Yaşamaya dair

Diyelim ki hastayız

Hem de ağır, hem de ameliyatlı

Yani hiç kalkmamak ihtimali de var mermer masadan

Mümkün değilse de duymamak biraz erken gitmenin kederini

Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına

Diyelim ki döğüşülmeye değer bir şeyler için

Diyelim ki cephedeyiz

O gün, daha ilk hücumda vurulup ölmek ihtimali de var

Acı bir hınçla bileceğiz bunu

Ama yine de çıldırasıya merak edeceğiz

Belki de yıllarca sürecek olan savaşın sonunu

Diyelim ki hapisteyiz

Yaşınız da elliye yakın

Daha da onsekiz sene olsun açılmasına demir kapının

Ama biz yine de yaşayacağız

Savaşı, suyu ve rüzgarıyla

Yani duvarın ardındaki dışarıyla

Yani nerede ve nasıl olursak olalım

Hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak

NAZIM HİKMET

Polat, 4 milyon dolar harcayacak

SEÇİMLERDE oyumu Ecevit'e kullanacağımı geçenlerde yazmıştım. Bu fikrimde en ufak bir değişiklik bile olmadı. DSP'ye destek olacakların sayısı gün geçtikçe arttı. DSP oyunu artırdıkça, Faziletliler seçimlerin ertelenmesi için ellerinden geleni yapmaya başladı.

Adnan Polat, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde işadamı kimliğinden çok Alevi olmasına güveniyor. ‘‘Aleviler arkamda’’ diye ayin yapıyor. Aleviler'in bir kısmı, ‘‘Biz de aleviyiz, ama Adnan Polat'a oy vermeyiz’’ diyorlar.

Polat, giyimine çok önem veriyor. Hergün yeni bir takım elbise alıyor. Çok zengin olmalıki, etrafa seçimler için 4 milyon dolar harcadığını yayıyor. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezmiş. Bizimki de tavuğu esirgemiyor.

ÖZDEMİR'E NAZAR

Polat, bundan kısa süre öncesine kadar Mesut Yılmaz'ın gözdesiydi. Daha sonra Deniz Baykal, Polat'ı kendi saflarına çekmeyi başardı. Mesut Bey de buna çok bozuldu.

ANAP'ın Belediye Başkan adaylarından Ali Talip Özdemir'e de nazar değdi. Özdemir'in makam arabası kaza geçirdi. Özdemir, akşam evine gidince komşularına çaktırmadan kurşun dökdürdü, tütsü yaktırdı ve içini rahatlattı. Ben de ona sormadan bir fal kapattım ve baktım. Evet falına göre yakında Başkanlık görülüyor. Anlaşılan Fazilet kavgaya girince, Ali Talip'in yolu açılıyor.

DSP'nin belediye başkanı adayı Zekeriya Temizel de ‘‘temiz’’ bir şekilde güçleniyor.



X