Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gülçin yazıyor

Gülçin TELCİ

Benim bir kedim bile var

Geçenlerde Ertuğrul ve Tansu Özkök beni ve Murat Bardakçı'yı evine yemeğe çağırdı... Ertuğrul'un evine gitmeyeli çok olmuştu. Meğerse Gülümsün annesine ve babasına bir İran kedisi hediye almış... Damat Ercan Saatçi kediyi helvaya benzettiği için ona ‘‘Koska'' ismini takmış... Bütün yemek boyunca gözlerimi kediden ayıramadım ve o gece içime bir kurt düştü. Mutlaka benim de bir kedim olacak... Ben de Hürriyet Ailesi'ndeki kedi severler grubuna dahil olacağım diye kendimi şartlandırdım.

Eve döner dönmez kedisi olan dostlarımı aradım, bana acele bir İran kedisi bulmalarını rica ettim... Yeğenim Ayşe Telci hayvanlara çok düşkündür, bunu iş edindi. Fikir değiştirmemden korktuğu için hemen buldu...

Carrefour'daki ‘pet shop'ta bir tane İran, bir tane de Himalaya dağ kedisi varmış... Yola düştüm... Ben gidene kadar İran kedisi satılmış... Himalaya bana kalmış... Kafesin içinden o kadar mutsuz bakıyordu ki, ilk başta istemedim. Kafesi açtık, dışarı çıktı... İki güzel yeşil göz gözlerime bakıyor... Hemen o saniye kararımı verdim... Parasını ödedim... Kediyi alıverdim...

Şimdi 1.5 aylık kedim ve ben birlikte çok mutluyuz... Hatta bir adet dişi Himalaya veya İran ona arkadaşlık etsin diye arıyorum... Kedimi geceleri salona kilitliyorum, ben yatak odasına geçiyorum. Salonda uzun zaman sessizlik olunca ‘‘Kedim iyi mi?'' diye merak ediyorum. Gece yarısı kendimi salona atıyorum... Kedim salonun en özel kanepesinde keyif yapıyor, onu yana kaydırıp yanına gidip uyuyorum... Uyanınca odama gidiyorum... Bazen de kedi içeride çok miyavlıyor... Acaba aç mı, bir sorunu mu var diye dayanamayıp salona gidiyorum... Geceleri çok iyi uyku aldığımı söylersem yalan söylemiş olurum... Bu tabii 50'sinden sonra kedi sahibi olmanın görgüsüzlüğü!...

Belki artık maaşıma kedi zammı alırım... Malum kedim asil ve bir tek ithal mama yiyebiliyor...

KEDİMİN ADI I.MURAT

İsmini merak edenleri de merakta bırakmayayım: I.MURAT

Yaşlanınca da kedimi ‘‘Üstad'' diye çağıracağım.

Kedi aldığım zaman ilk müjdeyi Tansu Özkök'e verdim... Tabii ikinci müjdeyi Murat Bardakçı'ya verdim... Murat'ın Recep adında bir Siyam kedisi var... Murat her telefonla konuştuğumuzda mutlaka Recep'e telefonu uzatır ve bana miyav dedirtir...

KEDİMLE İLK TANIŞAN

Kedimi aldığımı Ayşe Sözeri Cemal'e de bildirdim ve kızı Defne'yi bizim eve kedimle tanıştırmak üzere davet ettim... Defne ile kedi çok iyi anlaştı... Kedim Defne'nin kucağından inmedi...

Sedat Ergin Ankara'dan telefon edip kedimi telefona istedi ve konuştular. Sedat'ın iki kedisi var: Miço (Van kedisi) ve Misti (Ankara - İran kırması). Sedat kedimle tanışmak için Ankara’dan İstanbul'a gelmeye karar verdi... Haftaya bizim evde kedimin daveti var...

Nurcan Akad'ın kedisi de benimkiyle aynı cinsten. Himalaya. Nüfus kağıdındaki adı Cash ama Nurcan ona Tostos diye sesleniyor. Kedime nasıl bakacağımı Nurcan'dan öğreniyorum...

Hürriyet'te kedi düşkünü çok arkadaşım var. Ferai Tınç'ın tam üç kedisi var. Pamuk, Pofuduk, Gri Gri (Ferai isim bulmakta pek yaratıcı değil) . Uğur Cebeci'nin kedisinin adı da Pamuk. Mümtaz Soysal'ın ünlü Mırnık'ını tanımayan yok.

Ayşe Arman'ın ise yazılarında sık sık sözettiği kedisi ise isimsiz. Duygu Asena'nın ‘‘Kadının adı yok'' kitabını çağrıştırıyor. ‘‘Kedinin adı yok''... Ayşe'ye göre kedi kimlik bunalımı geçiriyor.

Kedili yaşam bizim evde de başlamış oldu. Artık hayat tamamen onun ekseninde dönüyor...

Kedilenince hemen Rahşan Ecevit'in kedileri aklıma geldi... Belki kedi sayesinde Bayan Ecevit'le tanışır ve iyi dost olurdum... Oysa Kurthan Fişek'ten öğrendiğime göre Rahşan Hanım'ın kedileri ile arası açılmış ve onları özgür bırakmış... Şimdi kedileri eski komşuları merhum Alparslan Türkeş'in bahçesinde oynuyorlarmış... Rahşan Hanım'la tanışmamız bir başka bahara kaldı...

Kedimin benden ricaları

KEDİMİN benden bazı ricaları varmış. Elime satın alırken onu da tutuşturdular... İşte ‘‘Murat Bey''in benden ricaları:

1- Ben 10, 15 yıl yaşarım. Senden her ayrılışım bana ıstırap verir. Bunu iyi bil...

2- Bana, senin benden isteyeceklerini anlayacağım kadar zaman ver.

3- Benim için güven duygusu uyandır. Sana inanayım. Ben ancak bununla mutlu olur yaşarım.

4- Bana hiçbir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda bir tek sen varsın. Sevgini ve ilgini eksik etme. BENİ SEV.

5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım. Bana ara sıra ödül ver, memnun olurum.

6- Bana daima nasıl davranması gerektiğini bil. Ben bunu hiçbir zaman unutmam. Sevgi ve bağlılığım sonsuzdur.. Riyakar ve vefasız değilim.

7- Beni dövme, rulo yapılmış gazete kağıdı veya hep aynı çubukla yere vur. Bundan korkarım, ne istersen yaparım.

8- Beni isteksiz, tembel ve inatçı diye azarlamadan önce düşün. Belki yediğim yemek dokunmuştur. Belki güneş altında uzun süre kalmışımdır veya belki de bir sorunum vardır.

9- Yeni doğan bebek gibi, ben de hastalıklara karşı çok hassas olduğumdan lütfen sağlığıma ilgi göster. Sağlık kontrolümü ihmal etme, aşılarımı yaptır...

Erez'in hayalleri

MUĞLA Milletvekili Yalım Erez şimdi de birtakım popüler isimlere takmış, onları politikaya sokmaya karar vermiş... Kendisini şimdiden DTP Genel Başkanı olarak görüyor. Yine dereyi görmeden paçaları sıvıyor...

Yetmiyor, İnan Kıraç gibi saygın bir işadamı ile Ali Şen gibi saygınlığı tartışmalı bir iş adamını aynı kefeye koyuyor... Ben İnan Kıraç'ın yerinde olsam irrite olurum... Yalım Erez yine yüksekten uçuyor.

Aslında DTP'de sular kıpırdıyor... Zira kasada yaklaşık 2 trilyon lira, seçim yardımı parası... Kimse bu paradan bahsetmiyor, ama herkesin aklı bu parada... Bakalım Erez kimleri yeni partisine üye yapabilecek... Dışarıdan gelip paradan nasibini alacak... Erez'e destek olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) de ‘‘Partine 2 trilyon koyacağız'' diyerek Erez'in sırtını sıvazlıyor...



X