Gülçin yazıyor

Gülçin TELCİ
Haberin Devamı

Hayırlı cuma

Grip beni de vurdu. Cuma günü gazeteye sürüklenerek geldim. Yarım saat arayla peş peşe iki önemli kararın açıklanması enerjimi artırdı, içimde bir ümit doğurdu. Selçuk Parsadan davası sonunda Tansu Çiller için Yüce Divan yolunu açtı. Arkasından da Refah Partisi'nin kapatılma kararı bomba gibi patladı.

1997'de yılın adamı seçimlerinde etkili bir konumda olsaydım, Susurluk'ta kaza yapan kamyonun şoförü Hüseyin Yıldız ile Selçuk Parsadan'a oyumu verir, tüm çabamla onların kazanması için kulis yapardım. ‘‘Yılın Savcısı’’ için de oyumu Vural Savaş'a verirdim. Yanına da, ‘‘Hukukun üstünlüğünü hatırlatığı için’’ diye bir not düşerdim.

ESERE BAK ESERE

‘‘Yılın yüzsüzleri’’ kategorisinde ise Emlak Konut Genel Müdürü Cihan Sakarya ve ihaleyi verdiği şirketleri seçerdim. Mustafa Kalemli de bu iki grubun arasında kendine bir yer bulurdu.

Beni en çok sinirlendiren olay Nurol-Mesa'nın basına verdikleri ilanlardaki bir kelime oldu: ‘‘ESERİMİZ''.

İlandaki bazı sözleri tekrar hatırlayalım:

‘‘Mimarlık, mühendislik ve teknoloji ürünü olacak bir eserin yaratılmasını amaçlamış ve doğal olarak , bu çok özel ‘eser'in gerçekleştirilebilmesi için, en üstün kalite teklif fiyatları bu anlayışla hazırlanmış, çalışmalar, sınırlı ve çok zor şartlar altında geceli gündüzlü sürürülmüş.’’

20 milyon dolar kazık attıkları bir işte kendilerini ne güzel savunuyorlar. İmza: Nurol-Mesa Ortak Girişimi.

ÇOCUĞU 9 YIL

Fıstık çalan çoçuğa 9 yıl hapis cezası verilen ülkemizde milyon dolarlık kazık atanlar göğüslerini gere gere dolaşıyorlar.

Yılbaşı arifesinde Gaziantep'te Güllüoğlu Baklavacısı'ndan dört çocuk ikibuçuk kilo baklava, bir miktar fıstık çalınca 9 yıl cezaya uğramış. Patron Güllüoğlu da ‘‘Adalet yerini buldu’’ diyebilmiş. kimbilir o çoçukların canı o baklavalardan ne çok çekmiştir... Keşke bir iki tane sen onlara ikram etseydinde çocukların hayatı kararmasaydı... Ramazanda sevabada girerdin... Zenginlerin zenginlere verdiği iftar yemekleri iyice sinirime dokunuyor...

Nurol'un patronu barajdan sabıkalı

YILMAZ'ın Susurluk skandalı için hazırlanan dosyayı bir türlü kamuoyu gündemine getirmemesine bir anlam veremiyorum. Devletin yüce menfaatlerini koruya koruya bu hale geldiğimizi en iyi kendisinin bilmesi gerekmiyor mu?

Ünlü Locheed skandalını bile (askeri uçak alımındaki yolsuzluk) örtbas etmeyi başaran tek ülke biz olmadık mı? 1980 ihtilalinden sonra Anayasa'ya ihtilali yapanların koydukları en önemli madde ise bu devirde yapılanlar sorgulanamaz maddesi değil mi.

Bugün Nurol'un başındakiler 12 Eylül'de Locheed'in Türkiye temsilcisi rahmetli Nezih Dural'la aynı dönemde hapise girmemiş miydi? (Biri bir baraj ihalesindeki yolsuzluk, diğeri sattığı uçakların parasını yurda getirmediğinden).

12 Eylül sonrası askerlerin iktidarda olduğu günlerde ünlü paşalardan Necdet Üruğ, Gaziosmanpaşa'daki bir eve (yakın arkadaşı) sünnet düğününe davet edilir. Hoş, çoçuğun sünetti yapılalı çok olmuştur, ama Paşa'nın davet edilmesi için bir sünnet düğünü daha yapmak ve zor durumdaki arkadaşlara koltuk çıkmak gerekmektedir. Gaziosmanpaşa'daki evde o gün diğer günlerden çok daha fazla bir telaş vardır. Sünnet düğününde Üruğ, Atatürk rozetleri takmakta. Hapisten düğün için izinli olarak davete gelen Nurettin Çarmıklı da Paşa'ya ‘‘Ben Atatürk'ün doğduğu evin aynısını Atatürk Orman Çiftliği'nde yapayım’’ der... İşte bu sihirli sözcük Üruğ'u mest eder. Atatürk Orman Çiftliği'ne evine Atatürk'ün doğduğu ev inşa edilir, üstüne de bir ‘‘Nurol’’ plakası çakılır. Necdet Üruğ ile Çarmıklı'nın artık yedikleri içtikleri ayrı gitmez.

Üruğ'un yakasına taktığı rozetten sonra, Demirel de Çarmıklı'ya devlete üstün hizmet madalyası takıverdi. Ankara Ticaret Odası Çarmıklı'ya siper olur ve işler tıkırında yürür...

İyi konutta alternatif

MESA, 1969 yılında genç mühendisler tarafından ‘‘İyi konutta alternatif’’ sloganı ile kuruldu. Açık yazılışı Mesken Sanayii A.Ş. idi. Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin 68 mezunu olan bu gençlerle aynı yıllarda mezun olan sınıf arkadaşları da yavaş yavaş devlet bürokrasisisinde yükselmeye başlar. İşte işler bu şekilde ‘‘al gülüm, ver gülüm’’ misali iyi gitmeye başlar. 1977'de ‘‘Çelik Tünel Kalıp Teknolojisi’’ni yurda getirince isimleri iyice duyulur. Sonra tanrı ‘‘Yürü ya kulum’’ der. Bahçeşehir evleri, derken Sarıkonaklar ve Ataköy'ün önemli bölümü Mesa'nın imzası ile satışa sunulur.

Sarıkonaklar bildiğiniz gibi Engin Civan döneminde Alarko'ya yüzde altmışla ihalede kalmıştı. Civan'ın yerine gelen Şükrü Karahasanoğlu ihaleyi iptal edip yeni ihale açtı. Bu kez yüzde altmış Emlakbank, yüzde kırk Mesa'nın oldu. Mesa, Sarıkonaklar'da yönetimi de almıştı. Ama fahiş fiyatlarla herkesi bezdirince oturanlar ayaklandı, yönetim değişti. Üstelik fiyatlar bir anda üçte bire indi. Mesa, anlaşılan fiyat şişirmekte usta. Maliye'den iki hesap uzmanı bir fırsat bulup bu şirketleri incelese de biz de rahatlasak.

GÖZDAĞI

Mesa ayrıca etrafa gözdağı vermekte de usta.‘‘Benden ev alanları bir bir açıklarım haa!’’ diye sağda solda çalım atıyormuş. Belki aşka gelir açıklar diye ben de bu konuyu kurcalayayım dedim. Eteğindeki taşları döküversinler. Onlara kolaylık olsun diye eteklerindeki taşlardan bir tane önce ben ortaya atayım ortalık hareketlensin. Kolay mı, koskoca Türk-İş Başkanı Bayram Meral bile Mesa'dan iki daire, iki de villa almış. Oğlu borsada kaybetse de o geleceğini gayrimenkule bağlamış, keyfi tıkırında. Meral, Türk-İş'in genel merkezini Kızılay'a taşır. Mesa da inşaatı üstlenir. Meral de villalanır...

CEZA KANUNU

Ceza Kanunu'nun 205'nci maddesini hâlâ öğrenmeyenler için yazayım: ‘‘TCK'nın 205'nci maddesine göre, devlet hesabına bir mal almak ya da satmakla görevlendirilen bir kişi, alım satıma fesat karıştırırsa 10 yıldan başlamak üzere ağır hapse mahkum edilir.’’

Şimdi bizde işler hep ‘‘ağabey-kardeş’’ ilişkisi içinde temizlendiği için bu duruma geldik. Yapanın yanında kâr kala kala, kârlı olanlar piramitin üstünden ülkemizi yönetmekteler. Ama ‘‘temiz siyaset’’ diyerek başbakanlık makamına oturan sayın Yılmaz, Susurluk raporunu kamuoyundan devletin ‘‘ali’’ menfaatlerine halel gelmesin diye saklarsa çoluğumuz çocuğumuz temiz topluma hasret içinde yaşamlarını tüketir. Elinize geçen bu fırsatı iyi değerlendirin sayın Yılmaz. Locheed'i aklayan tek ülke konumundan bizi çıkarın. Size yakışan Susurluk raporunun açıklanması... Açıklarsanız alnınız dik dolaşırsınız... Benden nacizane bir tavsiye, daha fazlası maalesef elimden gelmiyor... İSKİ skandalının patlak vermesi kıskançlık, Civangat'te müteahhitle genel müdür arasındaki rüşvet anlaşmazlığı, Susurlukta bir kamyon hadiseleri başlattı... Sonra üstleri örtüldü... Bu güne geldik...














Yazarın Tüm Yazıları