Gündem Haberleri

    Gül: Türk halkı tarihiyle barışıktır

    İstanbul
    24.09.2005 - 12:19 | Son Güncelleme:

    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ermeni Konferansı’na gönderdiği mesajda, Türk halkının kendisi ve tarihiyle barışık olduğunu, "Dikkat çekmek istediğim bir husus, konferansın teması üzerinde bugüne kadar özellikle Türkiye dışında yapılan birçok çalışmanın bilimsel ahlak ve dürüstlükle bağdaşmayacak ölçüde politik niyetlerle yürütüldüğüdür" dedi.

    Bakan Gül, Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması beklenen Ermeni Konferansı için Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal’a 22 Eylül tarihli bir mesaj gönderdi.

    Gül’ün mesajı, Bilgi Üniversitesi’nde bugün başlayan ve adı "İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" olarak değiştirilen konferansın açılışında Rektör Soysal tarafından okundu.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminin, özellikle akademik çevrelerde giderek artan bir ilgiyle tartışıldığını ve araştırıldığını kaydeden Gül, mesajında, "Hemen her gün bu döneme ait yeni belgeler ortaya çıkmakta, kitaplar, makaleler, araştırma sonuçları yayınlanmaktadır. Ancak bu döneme ilişkin verilerin, belgelerin tam olarak incelendiğini söylemek mümkün değildir" dedi. Gül, arşivlerin iyileştirilmesi için atılım yaptıklarını bildirdi. 2003 yılından bu yana arşivlerin bilim adamlarına dijital ortama aktarılan belgeler üzerinden hizmet vermeye başladığını, bu çerçevede 75 ülkeye mensup çok sayıda araştırmacının Osmanlı Arşivleri’nde araştırma yaptığını belirten Gül, bu çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

    ARŞİVLER İNCELENSİN ÖNERİSİ

    Bakan Gül, aynı dönemin tarihine ışık tutacak tüm arşivlerin araştırmacıların hizmetine açılacak şekilde düzenlenmesini istediklerini belirterek, bu dönemin daha derinlemesine incelenmesinin tarihi gerçekleri aydınlatarak, ülkeler ve halklar arasında ilişkilerin iyileşmesine hizmet edeceğine inandığını dile getirdi. "Nitekim Ermenistan hükümetine bu amaçla, Türk-Ermeni ortak tarihinin iki ülke arasında oluşturulacak bir Tarih Komisyonu’nda incelenmesini ve komisyonun bulgularını açıklamasını önermiş bulunuyoruz" hatırlatması yapan Gül, bu konuda bir sonuca varılacağı ümidini taşıdıklarını vurguladı.

    Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi bin yıla yakın bir birlikte var olmanın ve ortak bir hayatın tarihi olduğuna dikkat çeken Gül, "Bu süre içinde iki halk, birbirlerinin kültürüne, refahına ve güvenliğine katkılarda bulunmuşlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş yıllarına rastlayan imparatorluğun vatandaşları olan bütün unsurlar gibi Türk ve Ermeni halklarının da derin acılar çektiği trajik dönem incelenirken, bu noktanın gözden kaçırılmaması gerekir" dedi.

    Abdullah Gül, tarihin çeşitli dönemlerinde ve günümüzde bazı toplumların birbirlerinin diline, dinine, kimliğine ve varlığına tahammül edemediğini, bu tahammülsüzlüğün de köklü, derin, yıkıcı ideoloji ve önyargılara dönüştüğü toplumların bilinçaltına kazındığı bir vaka olduğunu kaydetti. Bugün çağdaş uygarlığın en yüksek düzeyini temsil eden toplumlarda dahi, yabancı düşmanlığından ırkçılığa, anti-semitizmden Müslüman aleyhtarlığına kadar çok ciddi ve tehlikeli akımlar mevcut ve yükselişte olduğunu belirten Gül, "Türkler ve Ermenilerin arasında ise bu tür bir psikolojinin yerinin bulunmaması memnuniyet vericidir. Bu, iki halk arasındaki ilişkilerin geleceği bakımından da büyük bir avantajdır. Dikkat çekmek istediğim diğer bir husus, konferansın teması üzerinde bugüne kadar özellikle Türkiye dışında yapılan birçok çalışmanın bilimsel ahlak ve dürüstlükle bağdaşmayacak ölçüde politik niyetlerle yürütüldüğüdür" değerlendirmesi yaptı.

    ÇALIŞMALAR POLİTİK HESAPLARA ALET EDİLDİ

    Gül, "Ne yazık ki bu tür çalışmalarda insani konular politik hesaplara alet edilmiş, insani acıların tespit ve takdiminde çifte standart kullanılmıştır. Subjektif, gayri hukuki ve yapay iddialar, Türkiye’ye ve Türk halkına siyasi maksatlarla empoze edilmeye çalışılmıştır" dedi. Hatta bazı dış çevrelerin bilimsel kuşkuculuğa dahi tahammül edemediği durumlar olduğuna işaret eden Gül, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde emperyalist güçlerin, halkların dini-etnik hassasiyetlerini kendi çıkarları için nasıl acımasızca istismar ederek kışkırtmalarda bulundukları, bazı unsurların ise bilerek veya bilmeyerek bu hesaplara alet oldukları, bütün halklardan genç kuşakların bilmeleri ve ders almaları gereken bir vakadır. Konferansın bu açıdan da bir katkı teşkil etmesini dilerim. Türk halkı kendisiyle ve tarihiyle barışıktır. Hükümetimizin ve toplumumuzun Türk-Ermeni ilişkileri dahil geçmişimizle ilgili yaklaşımları, kendimize ve geleceğe olan güvenimizin de bir göstergesidir."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı