Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gül: Rum tarafı iyi niyetten uzak

    Ankara
    13.04.2004 - 14:36 | Son Güncelleme:

    Başbakan Vekili Abdullah Gül, Kıbrıs Rum tarafının referandum sürecini erteleyerek 1 Mayıs'ı atlatmak istediğini belirterek, bunun iyi niyetten uzak bir teşebbüs olduğunu söyledi. Gül, Türkiye olarak mutabakata sadık kalacaklarını ifade ederek, BM Genel Sekreteri ve AB'yi de göreve çağırdı.

    Gül, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusundaki gelişmelere değindi. Bugüne kadar herkesin, ''milli dava'' olarak gördüğü Kıbrıs'ta sorunun Kıbrıs Türkleri ve Türkiye'nin lehine çözmek için çalıştığını belirten Gül,hükümetlerin bu politikayı çözümsüzlüğü çözüm gibi göstererek sürdürdüklerini anlattı.

      

    Bugüne kadar giden bu politikanın bundan sonra böyle gitmeyeceğini gören Hükümet'in çözümsüzlüğü çözüm olarak görmediğini dile getiren Gül, Rum kesimini tek başına Ada'yı temsilen AB'ye girişinin bunda etkili olduğunu ve Hükümet'in harekete geçtiğini vurguladı.

      

    Gül, 24 Nisan'da Ada'da referanduma gidileceğini, halkın kararını vereceğini kaydederek, Kıbrıs halkının vereceği kararı büyük saygıyla karşılayacaklarını belirtti. Gül, bu sürecin dikkatli şekilde takip edilmesi, hamasetten ve duygusallıktan uzak olarak değerlendirilerek karar verilmesinin önemine işaret etti.

      

    Son günlerde Rum tarafının referandumu en az 2 ay erteleyerek 24 Nisan'dan sonra yapılmasını istediğine işaret eden Gül, ''Bu iyi niyetten uzak bir teşebbüstür. Referandumun ertelenmesi demek, Rum kesiminin 1 Mayıs'tan itibaren Ada'yı temsilen AB'ye üye olması demektir. Bu durum, Rum kesiminin pozisyonunu güçlendirecek, ayrıca Türkiye'nin AB üyeliğini de ipotek altına almış olacaktır'' dedi.

       

    ''MUTABAKATA TERS DÜŞÜYOR''

       

    Bu gelişmenin varılan mutabakata ters düştüğünü belirten Gül, şöyle konuştu:

      

    ''Rum tarafının referandumu engelleme niyeti, tamamen iyi niyetten uzaktır. Biz Türkiye olarak mutabakatlara sadık kalacağız. BM Genel Sekreteri ve AB'yi de bu açıdan göreve çağırıyoruz.

      

    Şunu biliyoruz ki, AB Komisyonu'nun hazırlamış olduğu ve Rum tarafının içeriğini gayet iyi bildiği, 1 Mayıs 2004 tarihinde çözüm olmadığı taktirde Ada'ya uygulanacak rejimi düzenleyen tüzük de Rumları cesaretlendirmektedir. Çünkü, Rumların lehine olan bir düzenlemedir. Bu tüzüğün içeriğini, unsurlarını kabul etmemiz kesinlikle mümkün değildir.

      

    Türk tarafından evet, Rum tarafından hayır çıkarsa ve bütün bunlara rağmen Rum tarafı AB'ye tam üye olacaksa, o zaman uygulanacak AB tüzüğüne şiddetle muhalefet ederiz. Eğer böyle bir şey sözkonusu olursa, Rum tarafı bunun bedelini ödemek zorundadır. Türkiye olarak biz bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. Ama burada, tüm tarafların dikkatini çekmek istediğim husus; bu teşebbüsler iyi niyetli değildir ve bunlar 1 Mayıs'ı atlatmaya yönelik teşebbüslerdir. Çünkü, 1 Mayıs atlattıktan sonra herkesin pozisyonu, gücü değişecektir. Türkiye'nin de KKTC'nin de Rum tarafının da herkesin pozisyonu değişecektir. Bu noktaya getirdiğimiz mutabakat, devam etmelidir. Bunun doğru olduğuna inanıyoruz.''

      

    Gül, Rum tarafının müzakerelere devam edip, plan üzerinde iyileştirme yapma isteğinde olduğunu, ancak bunun mümkün olmadığının açık olduğunu söyledi. Gül, ''İsviçre'de biz kalıcı, adil bir barışı gerçekleştirmek için gayret gösterirken, Rum tarafı bunu yapmamış, tam tersine 'nasıl olur da masadan çekilinir' bunun gayreti içinde olmuştur. Bu nedenle, bizim değişiklik isteklerimiz plana yansımıştır. Ama diğer taraf bunu bozmak için sonuna kadar gayret sarf etmiş ve neticede başarılı olmamıştır. Bu başarısızlıklarını bu süreci engelleyerek gerçekleştirmek istemektedirler. Bu noktada BM Genel Sekreteri'ne de görev düşmektedir'' diye konuştu.

       

    ''PLAN'IN ARTILARI ÇOK DAHA FAZLA''

       

    Gül, Annan Planı'nın artıları ve eksileri olduğuna işaret ederek, ''Plan'ın artılarının çok olduğu kanaatindeyim'' görüşünü savundu.

      

    Her iki tarafta evet çıkması halinde bunun bazı ekonomik sonuçları olacağını kaydeden Gül, özellikle konut ve işyerini değiştirmek isteyenler için yeni konut ve işyerlerinin yapılacağını söyledi.

      

    Gül, ''Alınan karar ne olursa olsun, Türkiye, Kıbrıs'ın arkasında olmaya devam edecektir. Gerek ekonomik olarak gerek siyasi olarak, her türlü desteğimizi vermeye devam edeceğiz. Ayrıca, yeni bir durum ortaya çıkacağı için uluslararası camianın da sorumluluklarını yerine getirmesi gerekecektir. Herkes elini taşın altına koyacaktır. Şüphesiz ki, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi desteği herkesten daha fazla Kıbrıslı Türklerin arkasında olacaktır. Sadece devlet değil, özel sektörün de desteği olacaktır. Nitekim, şimdiden bu yönde çalışmalar başlamıştır'' dedi.

    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı