Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gül: Referandumun 1 Mayıs'tan önce olması önemli

    Hürriyet Haber
    11 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 11 Nisan 2004 - 00:01

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta referandumun 1 Mayıs'tan önce yapılmasının önemli olduğunu belirterek, Kıbrıs Rum kesiminin adayı temsilen AB'ye tek başına girmesinin her şeyi tıkayacağını söyledi. Gül, Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Jean Obeid ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Rum Komünist AKEL partisinin, 24 Nisan'daki referandumun ''birkaç ay ertelenmesi'' için BM'ye yaptığı çağrıyla ilgili soruyu yanıtladı.  BM'nin önderliğinde varılan anlaşmaya göre referandumun 1 Mayıs'tan önce yapılmasının önemli olduğunu kaydeden Gül, ''Çünkü Kıbrıs Rum kesiminin tek başına adayı temsilen AB'ye girmesi her şeyi tıkayacak bir olaydır'' dedi.  Türkiye'nin taahhütlerine bağlı olduğunu ifade eden Gül, ''Referandumun 1 Mayıs'tan sonra yapılması KKTC için birçok şeyi değiştirecektir'' diye konuştu.  Gül, konuya ilişkin görüşünün referandumun 1 Mayıs'tan önce yapılması olduğunu ve kararın Kıbrıs halkı tarafından verilmesi olduğunu kaydetti.  Gül, 1 Mayıs'tan sonra düzenlenecek referandumun hangi şartlar altında yapılacağının, KKTC'nin gücünün ne olacağının çok iyi bilinmesi gerektiğini belirtti ve bunun farkında olduklarını söyledi.  İLK ZİYARETDışişleri Bakanlığı'nda yapılan basın toplantısında Gül, ziyaretin, Lübnan'dan dışişleri bakanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret olması açısından önemli olduğunu belirterek, bunun Türkiye ve Lübnan açısından yeni bir dönemi başlattığına olan inancını dile getirdi.  Gül, köklü geçmişe sahip iki ülke olarak görüşmelerde ikili ve bölgesel pek çok konuyu kapsamlı olarak ele aldıklarını söyledi.  İkili ilişkileri her düzeyde geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Gül, bunun için hukuki altyapıyı tamamlamayı kararlaştırdıklarını kaydetti.  Yatırımların hızlandırılması, vergi muafiyeti, turizm ve ulaşım alanında ortak çalışmalar, Türkiye, Suriye ve Lübnan arasındaki birçokanlaşmanın yeniden değerlendirilmesi gibi konularda işbirliğinin hızlandırılması gerektiğini belirten Gül, Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin Türkiye ziyaretine kadar bu çalışmaları bitirmeyi planladıklarını söyledi.       İSRAİL-FİLİSTİN ANLAŞMAZLIĞI     Görüşmelerinde İsrail-Filistin anlaşmazlığının geniş şekilde yer aldığını ifade eden Gül, barışın sağlanması için yapılması gerekenleri görüştüklerini belirtti.  Hamas'ın kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin'in öldürülmesinin yanlış ve tehlikeli olduğunu kaydeden Gül, kalıcı bir barış için Türkiye ve Lübnan'ın sürekli istişare içinde bulunması yönünde görüşbirliğine vardıklarını söyledi.  Gül, bir soru üzerine, sorunun çözümü için bütün bölge, Arap ve dünya ülkeleriyle ABD'nin elinden gelen her şeyi yapmaları gerektiğinibelirterek, ''Sonuna kadar kalıcı, adil ve yaşayabilir bir barış için uğraşılması gerektiğini'' ifade etti.  Türkiye'nin İsrail-Suriye ve İsrail-Lübnan arasında uzlaşı sağlanmasına yönelik girişimlerde bulunup bulunmadığına ilişkin bir soru üzerine Gül, taraflarla konuşulduğunu bildirdi ve ''Bu konuda bizim bazı gayretlerimiz olacak'' dedi.       BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ     Büyük Ortadoğu Projesi'yle ilgili bir soru üzerine de Gül, ''Türkiye'nin herhangi bir ülkenin projesini almak ya da uygulamak gibi bir görevi ve niyetinin bulunmadığını'' söyledi.  Projenin Türkiye'ye ihale edilmesinin söz konusu olmadığını ifade eden Gül, Türkiye'nin bu projeden bağımsız olarak çok daha önceden, bölgenin içinden bir ülke olarak bölge sorunlarıyla ilgilendiğini hatırlattı.  Gül, bölgede demokrasinin kurulması, insan haklarının evrensel standarda getirilmesi, yolsuzluğun sona erdirilmesi için yönetimlerin şeffaflaştırılması gibi önemli reformların yapılması gerektiğini savunduklarını söyledi.  Bakan Gül, ''Bu tip konuların dışarıdan empoze ettirilmesi yerine,bölgenin lider, entelektüel ve bilim adamları tarafından ele alınması ve gerekli reformların yapılmasını doğru bulduklarını'' kaydetti.       IRAK     Görüşmelerinde Irak konusunu da ele aldıklarını anlatan Gül, Irak'ın bir an önce istikrara kavuşması ve demokratik bir ülke olarak bölgede yerini almasının önemine değindi.  Gül, bu konuda da Türkiye ile Lübnan'ın yakın istişare içinde olmayı kararlaştırdıklarını söyledi.  Gül, bir soru üzerine, Irak'taki son gelişmeleri çok tehlikeli bulduklarını belirtti ve ''Bu olayların Irak için ortaya konan takvimi engellememesi ve bozmaması gerektiğine'' işaret etti.  Çatışmaların sona ermesinin Irak için yararlı olacağını kaydeden Gül, bunun sadece Irak için değil bütün bölge için önemli olduğunu, Türkiye dahil tüm bölge ülkelerinin gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini bildirdi.  OBEİD'İN AÇIKLAMASI     Obeid de, ''Aziz dostum Gül'' diye başladığı konuşmasında, Türkiye'nin İslam ve Arap dünyasıyla köklü ilişkileri bulunduğunu kaydetti.  İkili ilişkileri her yönüyle geliştirmeyi istediklerini belirten Obeid, görüşmesinde siyasi, güvenlik, ekonomik, ticari, turizm, kültür, ulaştırma alanlarındaki ilişkileri artırma konusunda görüşbirliğine vardıklarını söyledi.  Temaslarında bölgesel konuları da ele aldıklarını kaydeden konuk bakan, Irak konusunda iki ülkenin görüşlerinin ''paralel olduğunu ve örtüştüğünü'' belirtti.  Irak'ın toprak ve siyasi birliğinin korunmasının, Irak halkının özgür iradesiyle geleceğini tayin etmesinin önemine değinen Obeid, parçalanma ve bölünmeyi reddettiklerini kaydetti.  BM'nin Irak'taki gelişmelere yönelik rolünün artırılması gerektiğini ifade eden Obeid, BM'nin kontrol ve denetleme görevlerini yerine getirmesini, ayrıca BM'nin yanı sıra komşu ülkeler, Arap Birliği ve AB ülkelerine de sorumluluklar düştüğünü belirtti.  Obeid, bunun pastadan pay alınması olarak değil, Irak'ın birliğinekavuşturulmasında Irak halkının yanında yer alınması olarak algılanması gerektiğini vurguladı.  Irak'ın yeniden yapılandırılmasına harcanan paraların bir kısmınınIrak'ı anlamak için harcanmasının bölge için daha iyi olacağını ifade eden Obeid, ''Özgürlüğe kavuşmuş, kendisiyle ve komşularıyla barışık bir Irak'ı özlüyoruz'' diye konuştu.  Filistin-İsrail anlaşmazlığıyla ilgili olarak da Obeid, ''Gerçekten barış isteniyorsa barış dili kullanılmalı'' dedi.  Tarafların terör ve şiddetten kaçınması gerektiğini belirten Obeid, başta Madrid kararları olmak üzere Arap ülkelerinin başlattığı barış planının uygulanmasının en etkin yol olacağını söyledi.  Obeid, Lübnan, Filistin ve Suriye'nin haklı davalarına verdiği destekten ötürü Türkiye'ye teşekkür etti.  Basın toplantısı öncesinde, iki bakan, iki ülke arasında, ''Dışişleri Bakanlıkları Arasında İstişarelere İlişkin Protokol'' ve ''Konsolosluklar Alanında İşbirliği Anlaşması''nı imzaladı. 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı