Gündem Haberleri

    Gül: PKK ile müdahalede işbirliği önemli

    A.A.
    12.08.2006 - 15:02 | Son Güncelleme:

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, terör örgütü PKK ile mücadelede diğer ülkelerle işbirliğinin çok önemli olduğunu, ancak böyle bir işbirliği olmasa bile Türkiye'nin üstüne düşeni uluslararası hukuk çerçevesinde yapma azmi ve kudretinde olduğunu söyledi.

    THY'nin tarifeli uçağı ile İstanbul'dan Kayseri'ye gelen Bakan Gül, Erkilet Havaalanında TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Kayseri Valisi Osman Güneş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, milletvekilleri ve diğer yetkililerce karşılandı.

    Fuar Kültür Merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, Irak'ın kuzeyindeki gelişmelerle ilgili olarak, yeni bir dönemin başladığını, Irak Devlet Başkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri görüşürken, PKK terör örgütü ile ilgili de görüşmeler yaptıklarını belirtti.

    Türkiye'nin terör konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Gül, şöyle konuştu:  “İnanıyorum ki yeni süreç netice verecektir. Çünkü Türkiye bu konuda çok kararlıdır. Siyasi irade çok sağlamdır. PKK terör örgütü ile mücadelede gerekli her türlü talimat ilgili kurumlarımıza zaten verilmiştir. İlgili kurumlarımızın her türlü ihtiyacı karşılanmıştır. Bu konu bizim birinci önceliğimizdir. Eninde sonunda bu iş bitecektir. Bu konuda başta Irak ve ABD olmak üzere Avrupa ülkelerinin işbirliği çok önemlidir. Böyle bir işbirliği olmasa bile Türkiye, üstüne düşen her şeyi, uluslararası hukuk çerçevesinde yapma azmi ve kudretindedir. Şüphesiz, hamasete gidip heyecanlı konuşmalar yapıp, işi sadece belli bir noktaya çekmek de yanlıştır. Bu konuda ne kadar soğukkanlı, hamasetten uzak, dikkatli ve kararlı olursak o kadar çok netice alırız. Terörle mücadelede başarılı olmak için en önemli ilkeler, kesin kararlılık, gereken her şeyin yapılabileceğini göstermek, ama bunları akıl ve mantıkla yapmaktır. Hamaset nutuklarıyla değil. İşbirliğiyle ilgili olumlu gelişmeler de vardır. Ama Türkiye kendi başına da bu işlerin üstesinden gelebilecek güce sahiptir ve kendi meselesini başkalarına havale etmek durumunda değildir.”

    Geçen günlerde Irak'tan Türkmen milletvekillerini davet ettiklerini hatırlatan Gül, Irak Türkmenlerinin bir kısmının Sünni, bir kısmının Şii mezhebine bağlı olduğunu ve bunların ilk kez bir araya geldiklerini, bu birlikteliğin Irak'a örnek olmasını istediklerini ifade etti.

    ORTADOĞU VE LÜBNAN

    İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ile de Ortadoğu ve Lübnan'daki gelişmeleri değerlendirmek üzere görüştüklerini anımsatan Gül, bu tür görüşmelerin her zaman faydalı olduğunu bildirdi.

    Bakan Gül, gazetecilerin, BM Güvenlik Konseyinde Lübnan kararının kabul edilmesi ve Lübnan'a Türk askeri gönderilmesi konusundaki soruları üzerine de şunları kaydetti:  “Her şeyden önce fiili ateşkesin sağlanması çok önemli. Bu kadar insanın ölmesi, bunların çoğunluğunun çocuk olması, ayrıca bu kadar altyapının tahrip edilmesi düşmanlıkları çok daha fazla beslemektedir. Ölen Lübnanlı da olsa İsrailli de olsa insandır. Ateşkesin kalıcı olması için siyasi bir çerçevenin oturtulması çok önemlidir ki tekrar savaş ortamına girilmesin. Bu sağlandıktan sonra orada barışı koruma şeklinde asker söz konusu olabilir. Lübnan'da zaten BM şapkası altında yabancı askerler var, ama onlar da yetersiz. Türkiye her zaman barışa katkı sağlayan bir ülke olmuştur. Avrupa'dan Afrika'ya, Afganistan'dan bölgemize kadar çok yere gerektiğinde asker göndermiştir. Türkiye, başından kategorik olarak (evet) veya (hayır) dememiştir. Şartlar yerine gelirse konuya sıcak bakacağımızı söyledik.”

    Bu konuların hassas konular olduğunu ve öncelikle bütün tarafların bu konuyu memnuniyetle karşılaması gerektiğini belirten Gül, oradaki askeri gücün misyonunun iyi şekilde tarif edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
    Hiç kimsenin askerini riske atmak istemeyeceğini belirten Gül, ”Biz kendi çocuklarımızın geleceğini en ince şekilde düşünürüz. Dünya barışını korumak için aktif olan bir ülkeyiz. Yapabileceğimiz olumlu şeyler söz konusu olursa ve bunun da şartları oluşursa bu konuda yakın olduğumuzu daha önce de ilan ettik. Şu anda bir şey söylemek için erken” diye konuştu.

    Gül, Kayseri'de gazetecilere yaptığı açıklamada, İngiltere'de yaşanan terör girişimleri sonrası terörün Müslümanlıkla birlikte anılmaması gerektiğini belirtti.

    Terörün çeşitli isimlerle ortaya çıktığını ifade eden Gül, şöyle konuştu:  "Terör, şüphesiz hepimizin mücadele ettiği bir konudur. Terör çeşitli isimler ve çeşitli sahiplerle ortaya çıkmaktadır. El Kaide gibi kendilerini dini motiflerle öne çıkararak terör yapanlar vardır. Bunun yanında siyasi ve ideolojik amaçlı terör grupları vardır. Bunun için bütün terör örgütleriyle mücadele etmek için uluslararası işbirliği gerekmektedir. Terör olayları dünyada giderek artmaktadır ve bu küresel bir mesele haline gelmiştir. Bölgesel mesele olmaktan çıkmıştır. Türkiye terörle çok daha erken tanıştığı için bunu çok daha iyi bilmektedir ve uluslararası platformda bu konuyla ilgili uluslararası dayanışma çağrısında bulunmuştur. ABD terörle tanıştıktan sonra, dünya terörün ne olduğunu daha farklı biçimde anlamaya başladı.”

    Dinlerin evrensel ve zamanlar üstü olduğunu, Müslümanlık, Hristiyanlık ve Museviliğin barış ve insanlığın huzuru için var olduğunu belirten Gül, “Din ile terörü beraber göstermek doğru değildir. Terörist her yerden çıkabilir. İnsanlar, (bir dine mensubum) dedikten sonra kötülüklerden noksan olmuyor” dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı