Gündem Haberleri

    Gül ile Ban bir araya geldi

    A.A
    09.05.2011 - 13:46 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Gül, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile düzenlediği ortak basın toplantısında az gelişmiş ülkelere yönelik uyarılarda bulundu.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün nüfusu 1 milyara ulaşan 48 ülkede insanların bir doların altında geliri olduğunu ifade ederek, “Önümüzdeki 10 yıl içinde bu ülkelerin sayısı azaltılmazsa, buralarda yaşayan insanların hayat standardı yükseltilmezse, dünya siyasi ve güvenlik açılarından ve başka alanlarda çok büyük tehlike ile karşı karşıya kalacak demektir” dedi.

     

    Cumhurbaşkanı Gül, 4. Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı kapsamında BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile ortak basın toplantısı düzenledi.

     

    Gül, konferansın birincisinin 1981 yılında Paris'te, ikincisinin 1990 yılında Paris'te, üçüncüsünün ise 2001 yılında Brüksel'de yapıldığını anımsatarak, konferansın dördüncüsüne İstanbul'da ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

     

    Konferansa sadece hükümetler seviyesinde değil, aynı zamanda özel sektör,sivil toplum kuruluşları, ülkelerin aydınları ve akademisyenlerinin de katıldığını belirten Gül, yaklaşık 10 bin katılımcının yer aldığı toplantı dolayısıyla 200 üzerinde konferans, panel, toplantı yapılacağını kaydetti.

     

    EN AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERİN NÜFUSU ARTIYOR

    Cumhurbaşkanı Gül, konferansın sonunda “İstanbul Eylem Planı” ve“Siyasi Bildiri” kabul edileceğini belirterek, 2011-2020 yılları arasında en az gelişmiş ülkelerin stratejileri ve kalkınmasıyla ilgili önemli görüşlerin paylaşılacağını anlattı.

     

    İstanbul Eylem Planı'nın geleceğe dönük, uygulanabilir ve alınan kararların, tavsiyelerin takip edilebilir olmasına özen gösterdiklerini ifade eden Gül, şöyle konuştu:

     

    “En az gelişmiş ülkelerin nüfusu, 1 milyara yaklaşmaktadır. 1971 yılından bu yana bakıldığında maalesef gelişmeler de iyi değildir. 1971 yılında 25 ülke en az gelişmiş ülke sınıfındayken, bu geçen süre içinde sayıları azalmadı, tam tersine arttı ve 48'e çıktı. Bugün, nüfusu 1 milyara ulaşan 48 ülkede insanların bir doların altında geliri vardır. Bu ülkelerin içinde de sadece 3 tanesi en az gelişmiş ülkeler sınıfı üzerine çıkmıştır. Bu, şunu göstermektedir; dünyada büyük bir tehlike vardır. Bu yapısal bir meseledir.Dünya, bugün birçok siyasi problemle karşı karşıyadır. Bu siyasi problemler gelip geçicidir, halledilebilir ama böyle yapısal bir problem, açlık, hastalık, buyapısal problemdir ve bunlarla ciddi şekilde mücadele edilmezse ve önümüzdeki 10yıl içinde bu ülkelerin sayısı azaltılmazsa, buralarda yaşayan insanların hayatstandardı yükseltilmezse dünya siyasi ve güvenlik açılarından ve başka alanlardaçok büyük tehlike ile karşı karşıya kalacak demektir.”

           

    EN FAKİRLER, EN ZENGİNLERİN HAYAT STANDARTLARINI BİLİYOR

    Cumhurbaşkanı Gül, eski yıllarda dünyanın bir köşesinde olandan, dünyanın başka köşesinden olanın haberinin olmadığını ancak bugünkü haberleşme teknolojisinin dünyayı şeffaf hale getirdiğini belirtti.

     

    Dünyanın en fakirlerinin, dünyanın en zenginlerinin hayat standartlarını yakinen bildiğini ifade eden Gül, “Dolayısıyla bu ahlaki açıdan da çok büyük bir yanlıştır, devam ettirilemeyecek bir konudur. Siyasi ve güvenlik açısından da devam ettirilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan sadece konferanslarda konuşma ve iyi tavsiyeler değil, kararların alınması ve bunların takip edilmesi gerekmektedir” dedi.

     

    Türkiye olarak dünyanın böyle bir sorunu ile ilgili konuda ev sahipliği yapmaktan, organizasyonu üstlenmekten ve dünyanın birçok ülkesini Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını dile getiren Gül, şöyle konuştu:

     

    “Türkiye son yıllarda kendi üzerine düşeni yapma açısından da önemli bir faaliyet içindedir. Türk sivil toplum örgütleriyle Türkiye'nin insanı yardımı,yıllık 2 milyar dolara ulaşmıştır, bununla açıkça gurur duyuyoruz. Yardım eden ülkeler sınıfında olmak, hep gurur vericidir. Türkiye'nin bu konuda göstereceği hassasiyeti, devam edecektir. Asya ve Afrika'nın bazı ülkelerindeki açılımlarımızın bir boyutu da budur. En az gelişmiş ülkelerin kalkınması sadece onlara yardım yapmakla, bağışçı ülkelerin yapacağı sadece kalkınma yardımları ile olmaz, onlarla ticaret yapmak, yatırım yapmak, teknoloji transfer etmek ve o ülkelerde meslek eğitimi ile ilgili okullar açmak da önemlidir. Türkiye olarak bunlara da önem veriyoruz.”

     

    KÜRESELLEŞME OLUMSUZ ETKİ YAPIYOR

    Gül, küreselleşmenin en az gelişmiş ülkelerin sayısının çoğalmasına yol açtığını belirterek, “O açıdan bu sayıyı azaltmak için herkesin tekrar düşünmesi gerekiyor” dedi.

     

    Cumhurbaşkanı Gül, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda başlayan 4. BM En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı (BM-EAGÜ) çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

     

    Gül, bir gazetecinin, “Eylem planı kabul etmekten başka, hesap verebilirlik planı da kurmayı düşünüyor musunuz” şeklindeki sorusu üzerine bunun iki ayağı bulunduğunu, birinci ayağın kalkınma ortakları dedikleri ülkelerin yardım yapacak olan ülkelere taahhütlerini yerine getirmesi ve sözlerin ortada kalmaması, ikinci ayağın ise bu yardımları alan en az gelişmiş ülkelerin kendilerine çeki düzen vermesi ve gerekli kuralları, gerekli siyasi gelişmeleri,gerekli düzenlemeleri yapması olduğunu söyledi.

     

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dolayısıyla bunun iki taraflı takip edilecek bir mekanizma olduğunu, sadece burada “şu kadar yardım yapacağız” diyen ülkelere, “sen bu yardımı yaptın mı yapmadın mı”yı takip değil, verilen sözlerine yerine getirilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Gül, “Dünya böyle bir problem yaşıyor. Bunu takip ederken, bunların etkili bir şekilde değerlendirildiğini takip etmek gerekiyor. Bunların yapılabilmesi ve yardımın yapılabilmesi de yardımı yapan ülkenin de bazı şeyleri yapması gerekiyor.Dolayısıyla iki taraflı bir takibe ihtiyaç var” dedi.

     

    DÜNYA GELİRİNİN SADECE YÜZDE 1’İ

    Gül, “En fakir ülkelerin kalkınmasını desteklemek için bundan sonraki politikalarda krizin sonuçları ne kadar ele alınıyor?” sorusuna da en fakir ve en az gelişmiş ülkelerin sayısının 48 olduğunu, bunun dünya nüfusunun yüzde 13'ünü oluşturduğunu ve bunların dünya gelirinin sadece yüzde 1'ini elde ettiklerini kaydetti.

     

    Dolayısıyla büyük bir dengesizlik bulunduğunu ve bu toplantıların en büyük maksadının da dünyanın bu konuda dikkatini çekmek olduğunu ifade eden Gül,şunları söyledi:

     

     “Bu yapısal bir sorun, büyük bir sorun. Korkuyoruz ki bu sorun giderek daha da büyüyor. Çünkü geçen 10 yıllar içinde sayıları azalmamış, sayıları çoğalmış. Demek ki küreselleşme müspet etki yapmamış, küreselleşme en az gelişmiş ülkelerin sayısının çoğalmasına yol açmış. O açıdan bu sayıyı azaltmak için herkesin tekrar düşünmesi gerekiyor. Bu sayıyı azaltmazsak, bugün haberleşmenin bu kadar geliştiği bir çağda, ileride çok büyük tehlikelerle bu dünya karşı karşıya kalacaktır. Onun için önce yapılan yardımların çoğalması, harcamalarda öncelikleri tekrar gözden geçirmek.

     

    Çok büyük savunma harcamaları, çok büyük silah harcamaları, tüm bunlara giden paralar düşünüldüğünde aslında en az gelişmiş ülkelere yapılan yardımlar bunun çok çok küçük bir kısmı oluyor. O bakımdan bütün bunu tekrar dünyanın düşünmesi ve o ülkelere balık tutmayı öğretme açısından da bu ülkelere yatırımların yapılması... Yatırımlar 'know how' taşır, yatırımlar orada istihdam oluşturur, yatırımlar yeni müteşebbisleri ortaya çıkarır. Çok geniş bir konu. Ümit ediyoruz bu konferanslar sayesinde bütün dünyada böyle bir bilinçlenme söz konusu olur ve en az gelişmiş ülkelere ilgi, yatırım ve yardımlar artar.”

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı