Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gül döktüm yollarına yine de yaranamadım

    Hürriyet Haber
    04.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İlyas ÖZGÜVENBÜYÜK kentlerde park yapacak boş alan bulunamadığından, kamulaştırma bedelleri de aşırı yükseldiğinden belediyeler çareyi sevgi yollarını çoğaltmakta buldu. Adı güzel ama sevgi yolu bazen kent sakinleri ile yerel yönetimlerin arasını açıp, ‘‘Kavga yolu’’ da oluyor. BU ismi ilk kez Süha Baykal'ın ağzından duydum. O zamanki adıyla Merkez İlçe'nin ilk belediye başkanı Süha Baykal çok renkli bir insandı. Görevden alınmalar, iadeler arasında Efes Oteli ile Çocuk Hastanesi arasındaki sokağı trafiğe kapatıp, güzel bir düzenleme yaptırdı, ‘‘Sevgi yolu’’ diye tabela astırdı. Bildiğim kadarıyla ‘‘Sevgi Yolu’’nun da isim babası oldu. DAHA sonra İzmir'in dışında birçok belediye de, yayalara nefes aldıran, sosyal kültürel faliyetlere mekan olan, binalar arasında yeşil adalar yaratan sevgi yolları yaptı. Ancak kavgasız, tartışmasız bir sevgi yolu yapıldığını bugüne kadar görmedim. İzmir'de Kıbrıs Şehitleri, Gül Sokak, Karşıyaka Çarşısı, Dominik Caddesi, Kemeraltı gibi sayısız cadde ve sokak sevgi yolu olarak düzenlenirken sokak sakinleri ile belediyeciler deyim yerindeyse ‘‘Gırtlak gırtlağa’’ geldi. Yukarıda saydığım projelerin tamamına yakınının altında Yüksel Çakmur'un imzası vardır. Çalışmalar sürerken eylem üstüne eylem yapanlar, düzenleme bittiğinde Çakmur'u çiçeklerle, çelenklerle karşıladı. BURALARDA sosyal yaşam değişti. Otomobiller parkedilemedi, paketler, eşyalar taşınırken sıkıntı çekildi ama, ortaya çıkan yeni hayat tarzı, sosyal canlılık, evlerin, dükkanların değerlerini katladı. Bazı yerlerde ‘‘Bize de sevgi yolu yapın’’ diye imzalar toplandı. TABİİ iyi örneklerin yanısıra kötü örnekler de var. Trafik düzeni çok fazla düşünülmeden, bölgede yaşayanların kültürel altyapısı ölçülmeden yapılanlar birsüre sonra, ‘‘Serseri, sarhoş yatağı’’ oldu. GEÇENLERDE böyle bir yolda sonbaharın tadını çıkararak yürürken bunları düşündüm. Bu arada aklıma birkaç ay önce Karşıyaka'da yaşanan bir olay geldi. UKOME'nin de onayıyla Cemal Gürsel Caddesi'nin Bostanlı Camii ile Kağıtçı Durağı arasındaki bölümü trafiğe kapandı, belediye işçileri sevgi yolu çalışması için kazıya bile başladı. Ancak burada oturanlar şikayetçi olunca ikna amacıyla parkta toplantı yapan Karşıyaka’nın ‘‘Güleryüzlü’’ Belediye Başkanı Şebnem Tabak yarım saatte pes etti. ‘‘Vazgeçtim’’ deyip yolu yeniden açtırdı. Hatta, ‘‘Kararı UKOME verdi, benim ilgim yok’’ bile dedi. Oysa aynı gün UKOME isteğin Karşıyaka Belediyesi'nden geldiğini açıklıyordu. NE güzel yönetim anlayışı değil mi? Bu olay önüme geldiğinde duyduklarıma inanamadım. Yazmak için de üzerinden zaman geçmesini özellikle bekledim. Nereden tutsan elde kalıyor. Tepkiyle karşılaşınca ‘‘Proje benim değilki’’ diye sıyrılmak mümkün mü? Ya planını yaptığınız, ödeneğini ayırdığınız projeyi deyim yerindeyse ‘‘Sıkıyı görünce’’ yüzüstü bırakıp gitmek yönetim ciddiyetiyle ne derece bağdaşıyor? Geçmiş yıllardan verdiğim örneklere bakın, son yaşanana bakın. Aradaki ‘‘Yönetici’’ farkını da siz değerlendirin. BENİM derdim, orasının kapatılıp kapatılmaması değil. Tarz önemli. Eğer halkın görüşlerine değer veriyorsanız, onlarla toplantıyı proje başladıktan sonra değil, önceden yapacaksınız. Vatandaşı dinleyip kendinize yol çizeceksiniz, yanlışsa döneceksiniz. Yok eğer yaptığınız işin doğru olduğuna inanıyorsanız, o zaman da yönetici olarak projenizin arkasında kale gibi duracaksınız. Haa bu arada ‘‘ricat’’ ederken projenin tabelasını sökmeyi unutmuşsunuz. Aylar geçti, parkın kenarında duruyor. Çok da komik oluyor. Sevginin yolu hep açık olsun.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı